Kesin İnançlılar / Eric HOFFER

Bir insan mühendisinin kaleminden, kitle hareketlerine katılan kişilerin karakterlerindeki ortak özellikleri keşfetmek ister misiniz?

Günümüzde kitle hareketleri, sosyal dinamikleri yırtarak öngörülemez bir boyut kazanmıştır. İnsan inanışlarını dönüştürme teknikleri, her gün gizlice benliğimize sızdırılmaktadır. Kesin inanç insanları, dünyanın her yerinde yürüyüşe geçmiştir.

Kesin İnançlılar kitabı, toplu insan davranışlarının altında yatan sebepleri keşfetmek için zihne atılan şiddetli bir tokat gibi. Kitap kitle hareketlerinin DNA’sını ortaya koymakla kalmıyor, sosyal yaklaşımlarımızı şekillendiren algılarımızın kaynaklarını da deşifre ediyor.

Modern çağın en büyük filozoflarından biri olan Eric Hoffer, bu kitabında dünyayı kendi görüşüne göre şekle sokmak isteyen kesin inançlı zihniyetin şifrelerini insanlığa sunmuştur.

Kesin inançlı kimdir? Nasıl doğmuştur? Kitleleri nasıl harekete geçirirsiniz? Bir insanın hayatını, kutsal saydığı bir amaç için feda etmeye hazır olması için ne gibi şartlar gerekir?  “Kutsal bir amaca inanç, bir dereceye kadar nefsimize olan inancın kaybolmasından doğan boşluğu doldurmaktır” diyen Hoffer, bu soruların cevabını çarpıcı bir şekilde gözler önüne sermektedir.

Hoffer eserinde, bir insanın kendi mükemmelliğine olan inancı ne kadar zayıf ise, ulusunun, dininin, ırkının veya inandığı kutsal amacın mükemmelliği yönündeki iddiasının o kadar kuvvetli olacağını ifade etmektedir. Aslında eser, insanın kendi davranışlarının kökenlerini duyumsayarak, kendisi üzerinden sosyal davranışları algılamasına da yardımcı olmaktadır.

Kesin İnançlılar, çevremizde olup biten ve bazen anlamakta güçlük çektiğimiz sosyal olayların farklı bir bakış açısıyla anlaşılır hale gelmesini sağlayan etkileyici bir kitap.

İster sosyal devrimler, ister dini hareketler veya milliyetçi davranışlar olsun, bütün kitle hareketlerinin aslında birbirinin aynısı olduğu gerçeğiyle yüzleşmek için kemerlerinizi bağlayın.

Hayatı zorluklarla geçmiş Eric Hoffer’ın okuduğu binlerce kitap ve yaşanmışlıklarının damıtılmış kokteylini zevkle içmek için yudum yudum okuyun.

Yazıyı okuryatar da okumak için tıklayınız.

Bilgi Paylaştıkca Çogalır...

7 Cevaplar Kime:“Kesin İnançlılar / Eric HOFFER”

  1. Ayrıca; “Gelecekten duyulan korku; bizim bugünkü düzene sarılmamıza, geleceğe karşı beslenen umut ise bizim değişime istekli olmamıza neden olur.” Umut ve Korku, Devrim ve Muhafazakarlık karvamlarına karşı bireysel insan davranışlarından hareketle toplumu açıklayan tümevarımcı muhteşem bir eser. Ellerine sağlık.

    *******************************************

    “Bir kişiyi savaşa ve ölmeye hazır vaziyete getirme tekniği, o kişinin kişiliğini bedenden ayırmaktan ibarettir. Diğer bir deyimle; onun kendi gerçek kişiliğine sahip olmasını önlemektir. Bu işlem, o kimsenin kapalı kollektif bir topluluğun içinde eritilerek o topluluğa uydurulmasıyla; ona hayali bir kişilik tanıma suretiyle; şimdiki zamanın küçümsenmesini ona aşılamak ve onun ilgisini henüz var olmayan şeylere kaydırmak suretiyle; onunla gerçek arasına bir perde germek suretiyle; ihtiraslar enjekte ederek o kimse ile nefsi arasındaki dengeyi önlemek suretiyle yapılabilir.”

    Ülkemde yaşananları anlamlandırabilmek için gerçekten okunması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum.

  2. Asitavandas says:

    Buradaki görüşlere şiddetle katılıyorum(ne demekse!)ayrıca bu kitabıda en kısa zamanda mutlaka okuyacağım. Kitapta var mı bilmiyorum? Gençlerin(gençliğin) kategorik olarak nasıl davranması gerektiği konusunda ne diyor? Kuvvetli bir idealizm(her ne olursa) kişinin yetersizliği ile ilişkilendirilebilir doğrudurda ama genç demek zaten toy(acemi) fakat delikanlı(kanı hızlı akan) kişisel çıkarlarını kendi ilkesel doğrularının gerisinde tutan, yüce sandığı amaçlar için yaşamını hiçe sayan bir atılganlık, gözü pekliktir ki; pervasızlıkla harmanlanmış özgeci, serüvenci bir geçiciliktir. Onlara boş ver bunları “kendini mükemmelleştir” diyebilir miyiz? Ya da Camu’nun dediği “yaşamın kendisi bir saçmalıktır” demeli miyiz? Altmışların Hippileri belkide gerçeği çok önceden kavradıkları için, belkide Dünyaya ve insanlara olan güvenlerini kaybettikleri için derin bir vazgeçişe bağlandılar. Ben derimki bir yanlış, bir vazgeçiş, bir başkaldırış eğer yürektense bir su gibi duru ve safsa bırakalım aksın, çağlasın uçurumlarda; biz bilgeliğin ezgisini yakarken gözümüz hep o yanlış nehirde olmalı. Nehir denizi gördüğünde durulacak sakin ve ferah akıp gidecektir. Aşk, sevgi, hoş görü, bilgi hep kendi başınadır kayıtsız ve kendiyle beslenendir. Doğru ve yalnış ise kavgacı ve alt etmek isteyendir ve bu evrende insana dair olması gereken arı ve barışçı bir şey olmalı ama ne???

    ***************************************

    Kitapda genç ve yaşlı ayırımı yapılmaksızın insanoğlunun kesin inanç konusundaki yaklaşımına yer verilmiş. Fakat genç insanlar için değerlendirmene katılmamak mümkün değil. Sanırım gençler kesin inançlı olma konusunda hormonal olarak da enformasyon süzgeci olarak da daha hassaslar.
    Fakat aynı yazarın başka bir kitapdaki cümlesi çoğu şeyi özetlemeye yetiyor: “İnsanlar zorunlu olarak öylesine delidirler ki, adeta, deli olmamak deliliğin bir başka biçimidir.”

  3. yaşasın oyumben geri döndü :)
    kitabı okumak istedim hemen sipariş veriyorum.
    tamda inançlarımı sorguladığım bi dönemde cuk diye oturdu

    *********************************

    Okumalısın. Hiç bir şey eskisi gibi olmayacaktır. :)

  4. Mutlaka alıp okuyacağım bu kitabı. Ne iyi olmuşta uğramışım sitenize…

    ********************************

    Okunmalı. Belki birden fazla…

  5. Her davranisin altinda mutlak surette bir dusunce yatar. Sanirim topluluk davranislarini inceleyen bir kitap bu. Ilgince benziyor. Tesekkur tavsiyene

    ******************************************

    Kesin inançlıları tanımaya yardımcı olan bir kitap.

  6. zontar says:

    kitleler her zaman bir yol ayrımındadır..1)ya değişime boyun eğmek ya da yazılı ve örfi düzene ayak uyduramadığı için dışlanmak.her yerde yalakalık hüküm sürüyor.değişime ayak sağlayamamak, tıpkı kızıl derililerin özgürlüklerini kaybetmemek için hayatlarını feda etmesi fakat buna rağmen yine de hala itelenmeleri ötelenmeleri gibi çok ilginç bir zulumle sonuçlanıyormuş..birileri insanlığı güdüyor.ve dünyada hüküm süren yasalar,birilerinin kendini dinin sahibiymiş gibi görerek empoze ettiği din kuralları ve etnik şövenizmin tüm dünyayı kuşatması, hep insanlığın özgür düşünme sistematiğini engelleyerek paylaşım mücadelesini gölgelemek içinmiş… işe girdiğimde ekonomik özgürlüğümü kazanacak, işimi yaptığım sürece güya artık hiç kimseye bağımlı olmayacaktım…oysa düzen yalakalıkla sürüyormuş bre gardaşlar.hele hele benim gibi savaşcı ruhlu apaçilere hiç kaçıp sığınacak bir liman kalmamış.ikiyüzlü terimi artık yetersiz bazı insanlar için…çok yüzlü lavuk ve eğilmekten lumbago geçirmiş tayyarelere her yerde rastlayabilirsiniz.onlar geldiler!!!!yok yok korkmayın onlar marslılar değil…düzgün çok yüzlüler ve onlar dünyayı ele geçirdiler…onlar arabaları olmadan yaşayamazlar.onlar tek başlarına bir hiçtirler ve de yaşayamazlar.onlar aşağılamadan ve de aynı zamanda aşağılanmadan da yaşayamazlar.şerefsizdirler.şimdi işyerimdeki yalakalara en güçlü sövgülerimi düzerdim… ama bu seferlik böyle olsun. keşke bir sahil kasabasında sabahtan akşama kadar çalışan bir madenci, bir ormancı, bir balıkçı, bir inşaat işcisi olsaydım.ama işimi yaptığım sürece hiç kimsenin lafına sözüne maruz kalmadan.ferhat gibi dağları bile delerdim ama yalakalık bana göre değil.ve işe başladığım günden bu yana şunu gördüm.karl marks hep haklıydı ve hep haklı olacak.üst yapı alt yapı tarafından belirlenir.paranın hükümranlığı sürerken nasıl oluyor da birileri birilerini “maddeci” diye suçlayabiliyor? oysa ki bu suçlayan güruh…bütün maddeye=paraya kavuştular.adalet=para,sağlık=para,eğitim=para,yalakalık yapmadan şerefli bir yaşam =maddi varlık seviyesine bağlı. evet gerçekten de maddiyat olmadan, hele ki şu çağda “parasız insan” bir hiç.uluslararası hukuk da yerel hukuklar da örfler ve gelenekler de bir insanın toplumdaki değeri de hep para ve mevkii ile değerlendiriliyor. yıllarca içine tükürdüğümün , toplumun yazısız yalakalık kurallarından kaçmaya çalıştın sen “hasan usta”….NOT:HASAN USTA BENİM BURADA KENDİME HİTAP EDİYORUM.KENDİME SORU: ne kadar kaçabilirsin ki?cevap:kasparov’dan gelsin:”NASIL”ını bilenin bir işi olur FAKAT “NEDEN”ini bilen kendi işinin patronu olur.ben ise benim gibi cengaver bir insanın bunca sıkıntıya “neden” katlandığımı ve ayrıca buna “nasıl” olup da katlanabildiğimi hala anlayamadım.NOT:HERKES BU KİTABI OKUMALI:ZİRVEYE ÇIKAN YOL,GARY KASPAROV…..İŞ HAYATIMIN(MEMURİYETİN) İKİNCİ AYINDAYIM AMA BU İŞ BU GİDİŞLE BENİ, YA VEREM YA DA KANSER EDER.her zaman ilkel canlılar evrime daha açıktır ama karmaşık canlılar uzmanlaştıkları alan dışında bir hiçtirler.kök hücre misali.yalandan gülemiyorum. yalandan üzülemiyorum.yalandan dostane olamıyorum ve…ve…ve…sürü psikolojisine uygun davranamıyorum.yalandan muhabbetler BİR GÜN öldürecek beni.

    **************************************

    İnsan sosyal bir varlık ve bu nedenle hayatı boyunca tatmin edilmeye muhtaç aidiyet duygusunun baskısını yaşamakla cezalandırılmış.
    Ve çevrene baktığında ait olmaya değer bir grup, toplum, kurum, adına ne dersen de bir insan kitlesi göremiyorsan, bu yoksunluğun verdiği acıyı tüm hayatına yaymış oluyorsun. Birdenbire ölmüyorsun. Acı çekerek, idrak ederek, gözlemleyerek, göz göre göre, damla damla yitiyorsun. Ardından bu durum, senin hayatı sorgulamana sebep oluyor ve işler içinden çıkılamaz bir hal aldığında ise hayat anlamını yitiriveriyor.
    Malesef hala neden olduğunu merakla araştırdığım durum; iş yaşantısında yalakaların, yalancıların, sahtekarların, aşağılık, korkak ve az gelişmiş primitif yaratıkların (bu liste alabildiğince uzatılabilir…;) önlenemez yükselişlerinin bireysel ve toplumsal sebeplerinin neler olduğu. Aslında Kesin İnançlılar kitabını bu yüzden sevmiştim. Zira bu durumu şu ana kadar sosyolojik açıdan tutarlı bir şekilde ele alan fazla sayıda kitap yok.
    Diğer yandan coğrafyanın, kültürün, eğitimin ve sosyal algıların toplumdan topluma fark gösterdiği net bir gerçek. Bence bir toplumda kendini geliştirmiş, bilgili, kültürlü ve medeni insanlar bu acıyı derinden hissediyorlarsa toplumsal bir akıl tutulması yaşadığımız da düşünülebilir .
    Aslında bu konu hakkında çokca kafa yorduğumu söyleyebilirim.
    Sonra “benin olduğu yerde biz olmaz, fakat biz olabilmek için de önce ben olabilmeli” paradoksuyla karşılaştım.
    Evet! Bizler, birey olamadan toplum olmaya çalışan zavallılar sürüsü!.. Bizler sadece kuluz. Küçük yaştan beri kul olarak yetiştirildik. O minik körpe beyinlerimiz, çocuk yaşta anne babanın otoritesi altında, birey olmaktan uzak, sadece otoritenin söylediklerini yapmak için programlandı.Biraz büyüdük ve okullara gönderildik. Öğretmenlere eti senin kemiği benim diye verildi benliklerimiz. Otorite öğretmen oldu. Otoritenin söylediği şeyin doğru olduğu ve kayıtsız şartsız kabul edilmesi gerektiği öğretisiyle pişti beyinlerimiz. Biraz daha büyüdük ve iş hayatına girdik. Artık otorite patron, iş yeri sahibiydi. Ne söylendiği değil, kimin tarafından söylendiğine odaklanmayı öğrenmiş sünger beyinlerimiz köle sadakatiyle biyat etmeye programlandı senelerce. Toplumsal hayatın içinde ise; asker, polis, vali, siyasetci vs. otorite oldu. Sadece otorite söylediği için ne söylendiğini dinlemeden ve anlamadan kabul etmeyi öğrendik. Şimdi de kendi körelttiğimiz insanlığımızın gazabını yaşıyoruz sanırım.
    Malesef ne söylendiğine bakan kimse yok, herkes kimin söylediğine bakıyor artık.
    Bir gün gelip ne söylendiğini anlamaya başladığımızda; şu an sadece gelişmiş beyinlerin çektiği bu yoğun ızdırabın herkes tarafından derinden hissedileceği inancındayım. Hissedilecek ama zamanın acımasızlığını göz ardı etmek nafile olur. Asla zamanda geriye gidemeyeceğiz.
    Aslında yorumda bahsettiğin şeylerle başa çıkmakta zorlandığım bir gün bloguma “Hayat Bir Tiyatrodur” yazısını eklemiştim. ( http://www.benoyum.com/?p=2261 ) Tüm seyircilere tek cümlelik repliğimi haykırarak bir miktar huzur bulmuştum. :)) Replik çok başarılı ve işe yarıyor. Bence çok sıkışınca sen de kullanabilirsin. :)

  7. zontar says:

    her yerdeler… şerefsiz lumbagolar her yerdeler……allahım şu dünyaya kıyameti koparacak kadar büyük bir göktaşı gönder de insanların bir kısmı ağlarken bu sefer de ben karşılarına geçip güleyim…namussuz lumbagolar sizi….birkaç çalışan insanın sırtında dönüyor şu kahpe dünya.sözde değil özde çalışan bir avuç insan…bütün yük onların sırtında onlar bir gün gelip de yeter artık bir daha çalışmıyoruz dedikleri gün ki o gün hiç gelmeyecek sanırım… o zaman vay halinize şerefsiz lumbagolar…vay ki ne vayyy…yandınız ozaman sizi aşalık adi pislikler….

    ***********************************

    Kızgınlık zehri kendin içip başkasının ölmesini beklemek gibidir. :)
    Sakin olmalı bünye. Gevşe lütfen. ( Hunisini takar, kikirder. ) Al bak bu da sana. Tak hemen. Takınca her şey daha güzel görünecek inan bana. :))

Cevap Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[+] kaskus emoticons nartzco

İfade eklemek için tıklayınız.

SmileBig SmileGrinLaughFrownBig FrownCryNeutralWinkKissRazzChicCoolAngryReally AngryConfusedQuestionThinkingPainShockYesNoLOLSillyBeautyLashesCuteShyBlushKissedIn LoveDroolGiggleSnickerHeh!SmirkWiltWeepIDKStruggleSide FrownDazedHypnotizedSweatEek!Roll EyesSarcasmDisdainSmugMoney MouthFoot in MouthShut MouthQuietShameBeat UpMeanEvil GrinGrit TeethShoutPissed OffReally PissedMad RazzDrunken RazzSickYawnSleepyDanceClapJumpHandshakeHigh FiveHug LeftHug RightKiss BlowKissingByeGo AwayCall MeOn the PhoneSecretMeetingWavingStopTime OutTalk to the HandLoserLyingDOH!Fingers CrossedWaitingSuspenseTremblePrayWorshipStarvingEatVictoryCurseAlienAngelClownCowboyCyclopsDevilDoctorFemale FighterMale FighterMohawkMusicNerdPartyPirateSkywalkerSnowmanSoldierVampireZombie KillerGhostSkeletonBunnyCatCat 2ChickChickenChicken 2CowCow 2DogDog 2DuckGoatHippoKoalaLionMonkeyMonkey 2MousePandaPigPig 2SheepSheep 2ReindeerSnailTigerTurtleBeerDrinkLiquorCoffeeCakePizzaWatermelonBowlPlateCanFemaleMaleHeartBroken HeartRoseDead RosePeaceYin YangUS FlagMoonStarSunCloudyRainThunderUmbrellaRainbowMusic NoteAirplaneCarIslandAnnouncebrbMailCellPhoneCameraFilmTVClockLampSearchCoinsComputerConsolePresentSoccerCloverPumpkinBombHammerKnifeHandcuffsPillPoopCigarette