content top

Theodicee ya da Tanrının Haklı Kılınması (1710) / Leibniz

Theodicee ya da Tanrının Haklı Kılınması (1710) / Leibniz

Leibniz üst düzey bürokrat ve politik danışman olarak oynadığı role ek olarak, matematik (Newton’dan ayrı olarak sonsuz küçükler hesabını keşfetti ve ilk mekanik hesap cetvellerinden birini geliştirdi.), hukuk, optik ve felsefeye çok önemli katkılarda bulunan büyük zihinlerden biriydi. Bununla birlikte Leibniz, içinde yaşadığı dönemin laik düşüncesinin en uç noktasında yer almasına rağmen, Tanrı’nın...

Devamı...

İnsanın Anlam Yetisi Üzerine Bir Deneme (1689) / John Locke

İnsanın Anlam Yetisi Üzerine Bir Deneme (1689) / John Locke

John Locke dilin kendisindeki kesinlik ile çok ilgilenmiştir: “Muğlak ve manasız konuşma biçimleri ve dilin istismarı öyle uzun bir süre bilimin gizemleri olarak kabul edildi ve neredeyse hiçbir anlam taşımayan zor ve yanlış kullanılmış kelimelere, adeta reçeteli olarak, derin öğrenme ve spekülasyonun zirvesiyle karıştırma hakkı verildi ki bunların cehaletin kılıfı ve gerçek bilginin ayak bağı olduklarına...

Devamı...

Ethica (1677) / Baruch Spinoza

Ethica (1677) / Baruch Spinoza

Spinoza’nın Ethica’sı Batı felsefesinde çığır açan bir eserdi çünkü teolojinin her şey olduğu bir dönemde evrene doğalcı ya da bilimsel bir bakış açısı sundu. Kitap aklın sesi olma arzusuyla tutarlı bir biçimde neredeyse matematiksel bir tarzı benimseyerek, geometriyi konu alan bilimsel incelemelerin yöntemlerini aynen kullanır ve her bir terimi net bir şekilde tanımlayarak öne sürülen her ifade için...

Devamı...

19 Mayıs…

19 Mayıs…

“1919 senesi, Mayısın 19’uncu günü Samsun’a çıktım.” cümlesiyle başlar Nutuk. N’olur okuyun!.. Geçmişimizle bağlarımızı koparıp bizleri köle yapmak isteyenlerin önündeki en büyük kalkandır bu belge. Yakın tarihin özeti gibidir. Ve bazen tarih kitaplarından daha çarpıcıdır günlük gazetelerin manşetleri. Kitaplar süreçlerden bahseder. Oysa gazeteler o güne ait anlık haberleri...

Devamı...

Hayatınızdaki Tüm Annelere… / Anonim

Hayatınızdaki Tüm Annelere… / Anonim

21 senelik evlilikten sonra “aşk ışıltısını” canlı tutmanın yeni bir  yolunu buldum. Bir süre önce, başka bir kadınla çıkmaya başladım ve bu aslında eşimin fikriydi. Bir gün eşim, beni çok şaşırtarak:  “Biliyorum ki Onu seviyorsun” dedi . Şiddetle itiraz ettim: “Ama ben seni seviyorum!!!” “Biliyorum ama aynı zamanda onu da seviyorsun. Ona da zaman ayırman gerekiyor” Karımın, ziyaret etmemi...

Devamı...

Düşünceler (1660) / Blaise Pascal

Düşünceler (1660) / Blaise Pascal

Düşünceler, Pascal’ın matematiksel akıl ile sezgisel akıl arasında çizdiği ayırımı içerir. Pascal’ın bilimsel ve tinsel dünya görüşleri arasında kişi düzeyinde kurduğu köprü şudur: Bu dünyadaki yolumuzu çizmede bize büyük zaman kazandırıp bizi şeylerin kalbine götüren sezgilerimizi ya da metafizik duyumuzu beslemeliyiz ama aynı zamanda akıl yoluyla takdir edilmiş soyut ilkeleri kabullenmeye de açık...

Devamı...

1 Mayıs

1 Mayıs

Katlanmak mı daha soylu… Zalim kaderin yumruklarına? Diretip… Dur, yeter demek mi? Ölmek, uyumak. Ama. Rüya görebilirsin uykunda. O fena. İşte bu düşüncedir… Felaketi yaşanır kılan. Yoksa… Kim katlanır zamanın kırbacına? Zorbanın kahrına… Hakaretine… Gururun çiğnenmesine? Adaletin bu kadar yavaş. Yüzsüzlüğün bu kadar hızlı yürümesine? İyi insanın… Kul olmasına kötülere… Kim...

Devamı...

İlk Felsefe Üzerine Meditasyonlar (1641) / Rene Descartes

İlk Felsefe Üzerine Meditasyonlar (1641) / Rene Descartes

Aydınlanma dönemi filozoflarından biri olan Rene Descartes sadece felsefeye değil, bilime ve matematiğe de ciddi katkılar sağlamış, örneğin bize Kartezyen düzlemini ve koordinat geometrisini kazandırmış ve ayrıca astronomi ve optik biliminde ilerlemeler kaydetmiştir. İlk Felsefe Üzerine Meditasyonlar tam olarak neyin bilinebileceğini ortaya çıkarmadaki ilk girişimiydi. “Fakat hemen ardından, her şeyin yanlış...

Devamı...

Denemeler (1580) / Montaigne

Denemeler (1580) / Montaigne

“Montaigne ‘denemek’ anlamına gelen essai kelimesini kullandı, bu kelimeyle kastettiği hem dünya hem de kendisi hakkında doğru görünenin denemesidir. Denemelerden oluşan derlemesi bir tür otobiyografi niteliğinde olsa da bunun kendini yüceltme niteliğinde olmaması için de büyük çaba sarf etti; Denemeler’in içinde barındırdığı duygu yalnızca meraktır. Giriş niteliğindeki bir mektupta şu notu...

Devamı...

Prens (1513) / Niccolo Machiavelli

Prens (1513) / Niccolo Machiavelli

Prens’in Napolyon, Hitler ve Stalin’in uykudan önce okuduğu eser olduğu söylenir ve Shakespeare “Makyavel” ismini kötü amaçları için insanları kurban etmekten mutlu olan bir düzenbazı anlatmak için kullanmıştır. Politik hayatı bazı manevi ve ahlaki ideallerle aynı hizaya getirmeye çalışmak yerine, olaylardan oldukları gibi bahsetme girişimi nedeniyle dehşete düşürücü bir eserdir. Machiavelli, “bütün...

Devamı...

Yükümlülükler Üzerine (MÖ 44) / Cicero

Yükümlülükler Üzerine (MÖ 44) / Cicero

Yükümlükükler Üzerine (De Officiis), Cicero’nun en etkileyici eseridir, oğlu Marcus’a yazılmış uzun ve üç kısımdan oluşan bir mektuptur. Metin bir nevi felsefenin savunusudur ve amacı, felsefenin ahlaki ve toplumsal zorunluluklar konusundaki en gerçekçi sorularına nasıl uygun bir altyapı sağladığını göstermektir. Cicero evrenin ilahi bir plana göre işlediğine ve her bir insanın Tanrı’nın bir...

Devamı...

Bir Zamanlar Amerika

Bir Zamanlar Amerika

Bu konuşma, 1854’te Kızılderili şef Seattle tarafından, kendisine halkının topraklarını satması teklif edilince yapılmış, Dr. Henry Smith tarafından kaydedilmiştir ve 29 Ekim 1887’de Seattle Sunday Star’da yayımlanmıştır. Yüzyıllardır ecdadımıza gözyaşı dökmüş olan ve bize ezeli görünen gökyüzü, değişebilir. Bugün açıksa yarın bulutlarla dolabilir. Benim sözlerimse hiç batmayan yıldızlar...

Devamı...

Mektuplar ve Maksimler (MÖ 3. Yüzyıl) / Epikür

Mektuplar ve Maksimler (MÖ 3. Yüzyıl) / Epikür

“Epikür’ün gerçek felsefesi basit ve mantıklı yaşamaktı, bir insanın asgari ihtiyaçlarının karşılanması ve dostluklardan ve doğadan zevk almaktı.” “Epikür, evrenin birbirine zıt olan, madde ve hiçlikten yaratıldığını ve gerek cisimlerin sayısı gerek boşluğun büyüklüğü bakımından hiçbir sınırının olmadığını öne sürer: Atomlar sonsuza dek, sürekli olarak hareket eder; bazıları...

Devamı...

TSK’ya Dönüyor.

TSK’ya Dönüyor.

Genelkurmay Başkanlığı’nda kripto uzmanı olarak görev yaparken 2012’de FETÖ kumpası ile TSK’dan atılan Yarbay Tamer Karslıoğlu, 7 yıllık hukuk mücadelesini kazandı. Bölge idare Mahkemesi Yarbay Karslıoğlu’nun TSK’dan atılma kararını iptal etti, göreve iadesini onayladı. Karslıoğlu’nun mesleğe dönüş işlemleri başlatıldı. Yarbay Tamer Karslıoğlu, Genelkurmay Başkanlığı Elektronik Sistemler...

Devamı...

Nikomakhos’a Etik (MÖ 4. Yüzyıl) / Aristoteles

Nikomakhos’a Etik (MÖ 4. Yüzyıl) / Aristoteles

“Aristoteles’in oğlu Nikamokhos’a ithaf ettiği yapıtı ahlak felsefesinin en iyi ifadesidir. Nikomakhos’a Etik bugün hala tartışılan ve uygulanan iyi bir yaşam tarifi sunarak etkili olmaya devam etmektedir. Örneğin, eudaimonia (çoğunlukla mutluluk olarak tercüme edilse de, iyi olmak, başarmak ya da gelişmek olarak da yorumlanabilir.) kavramı modern pozitif psikoloji hareketini şekillendirmiştir. Eser,...

Devamı...

Devlet (MÖ 4. Yüzyıl) / Platon

Devlet (MÖ 4. Yüzyıl) / Platon

“Platon insan ruhunu üç bölüme ayırır: akıl, tin ve arzu. Akıl ruhun gözetmenidir ve toplamda en iyi sonuç peşinde koşar; bize karar verme yetisini kazandırır vicdanımızı sağlar. Tin, hırs ve girişim gücü üretir ama aynı zamanda öfke, gurur ve utanç gibi duygulara da neden olur. Arzuysa basit anlamıyla yemek, uyku ve seks gibi temel dürtülerdir. Birey, tin ve arzu başıboş bırakılmayıp akıl tarafından...

Devamı...

Konuşmalar (MÖ 5. Yüzyıl) / Könfüçyüs

Konuşmalar (MÖ 5. Yüzyıl) / Könfüçyüs

“Tsze-chang Konfüçyüs’e mükemmel erdemi sordu. Konfüçyüs de dedi ki ‘Beş şeyi her yerde uygulayabilmek, mükemmel erdemi meydana getirir.’ Bunların ne olduğu sorulunca cevap verdi: ‘Ağırbaşlılık, cömertlik, samimiyet, doğruluk ve nezaket.Eğer ağırbaşlı olursan kimse sana saygısızca davranmaz. Cömert olursan herkesi kazanırsın. Eğer samimi olursan insanlar sana güven duyar. Doğru olursan çok şeyi...

Devamı...

Fragmanlar (MÖ 6. Yüzyıl) / Herakleitos

Fragmanlar (MÖ 6. Yüzyıl) / Herakleitos

Fragmanlar şu ifade ile başlar: “Bu Logos ebedi bir gerçekliğe sahip olsa da, insanlar onu anlamaktan acizdir, sadece onu duymadan önce değil ama onu bir kez duyduktan sonra bile… Her şey bu Logos’a uygun biçimde gelişir ama insanlar onu neredeyse hiç deneyimlememiş gibidir… Benim yöntemim tek tek her şeyi onun doğasına uygun olarak ayrımsamak ve onun davranış şeklini belirlemektir; diğer insanlarsa, tam tersine,...

Devamı...

Yeni yılda yeni umutlar olsun…

Yeni yılda yeni umutlar olsun…

Küçük istavrit, yiyecek bir şey sanıp hızla atıldı çapariye. Önce müthiş bir acı duydu dudağında, gümbür gümbür oldu yüreği. Sonra hızla çekildi yukarıya. Aslında hep merak etmişti denizlerin üstünü, neye benzerdi acep gökyüzü? Bir yandan büyük bir merak, bir yanda ölüm korkusu. Dudağı yarıklar denir, şanslıdır onlar; hani görüpte gökyüzünü ve insanı, oltadan son anda kurtulanlar. Ne çare,...

Devamı...

Karısını Şapka Sanan Adam (1970) / Oliver Sacks

Karısını Şapka Sanan Adam (1970) / Oliver Sacks

“Nöroloji ile psikolojinin başka her şeyden bahsederken ‘muhakeme’den hemen hiç bahsetmemesi gariptir, oysa birçok nöropsikolojik rahatsızlığın temelinde muhakeme yetisindeki bozulmalar yatar. “O halde Süper Touretteli sadece hayatını tek parça halinde sürdürebilmek için ve bir birey olmak için itkileriyle kimsenin olmadığı kadar savaşmak zorundadır. Buradaki mucize, hayatta kalma gücü ve isteği sayesinde...

Devamı...

Var Olmanın Gücü / Eckhart TOLLE

Var Olmanın Gücü / Eckhart TOLLE

Acı beden, çoğu insanın içinde yaşayan yarı otonom bir enerji biçimidir ve duygulardan oluşan bir varlıktır. Acıktığında ve kendini yenileme zamanı geldiğinde, uykusundan uyanır. Buna ek olarak, herhangi bir zamanda herhangi bir olayla tetiklenerek de harekete geçebilir. En önemsiz olayı, birinin söylediği ya da yaptığı bir şeyi ve hatta bir düşünceyi tetik olarak kullanabilir. Eğer yalnız yaşıyorsanız ya...

Devamı...

Karslıoğlu’nun Dramı…

Karslıoğlu’nun Dramı…

Adalette dikiş tutmuyor. Her gün ayrı bir yırtık… Öbür gün farklı sökükler. Lafa gelince “geç gelen adalet; adalet değildir” denir. Yüksek yargının kararları hiçe sayılıyor. Devletin kılcal damarlarına sızma olayını dün FETÖ gerçekleştirirken bu gün farklı cemaat ve gruplar aynı yöntemi kullanıyor. Devlet erkini artık “tek adam rejimi” ile elinde bulunduran AKP hükümeti 15...

Devamı...
content top