Pazartesi, 22. Şubat 2010 9:27

*Cristoph Grosser’e derler ki “Türkiye’de çalışmak ister misin?” Türkiye hakkında bir şey bilmedikleri için eşiyle birlikte önce bir görmek isterler ülkeyi. Bundan otuz yıl öncesi; gelirler, bir araba kiralarlar. Kapadokya civarında araç arıza yapar. Gece zifiri karanlık. Şehirlerarası bir yol, in cin top oynuyor, yabancı bir ülke. Tek bir ev görüyorlar, çalıyorlar kapıyı. Aile yabancı dil bilmemelerine rağmen durumu anlıyor, bir tavuk yemeği yapıyorlar Alman çifte. Yoksulca bir eve, iki de çocukları var. Sabah Cristoph eşini bahçedeki kümesin başında ağlarken buluyor. Gidiyor yanına. Eşi kümesi gösteriyor, kümeste hiç tavuk yok. Fakir aile, o yoksulluğun içinde tanımadığı Alman çifte kümeslerindeki son tavuğu kesip ikram etmiş…
*”Hocam, İsviçre’de bir kapıyı çaldığınızda kapıyı beş cm açıp, büyük bir güvensizlikle aralıktan bakarlar. Türkiye’de hangi kapıyı çalarsanız çalın sonuna kadar açıyorlar. En büyük fark bu…”
*Temel diyormuş ki “Anlamıyorum, bu kadınlar bu parayı nereye harcıyor? İçki desen yok, kumar desen yok, kadın desen kendileri zaten kadın!”
*Üç tür adam vardır.
Birinci tür, hep başkalarının üzerinden geçinir.
İkinci tür, sırf kendisi için çalışır. (Sistemin yetiştirmeye çalıştığı insan grubu bu.)
Üçüncü tür, kendisi ve ülkesi için çalışır.
En rahatı üçüncü gruptur, çünkü orada rekabet çok azdır.
*Vatanını sevmeyen birinin, kendisini sevmesine imkan yoktur.
Kendini sevmeyenin de mutlu olmasına imkan yoktur.
*Tanıdığınız en ünlü Amerikalı generaller kimlerdir?
…
Eskiler General Patton der.
Benim yaş grubu, çöl ayısı, General Schwarzkopf’u hatırlar.
Şimdikiler General Zaid falan diyebilir. Yanlış.
General Electric ve General Motors.
Tüm savaşı ekonomiye kaydırdılar.
*”Bize özelleştirmeyi öven, pompalayan, bunun önüne engel koyanların tepesine binen ABD’de, Amerikan Silahlı Kuvvetleri’ne herhangi bir ürün satmak istediğinizde şirketinizin % 51’inin Amerikan ortaklığına sahip olması ön koşulu var. Bizde böyle bir kural koy, ortalığı ayağa kaldırırlar. Amerikan büyükelçisi bile bütün meclisi ayağına çağırır. Eskiden ziyarete gidiyorlardı, şimdi milletvekillerini ayaklarına çağırıp fırça atarlar.”
*Geçenlerde televizyonda “Memurlar iş yavaşlatma eylemine girecekler” diye bir haber vardı, şimdikinden daha yavaşı da varmış demek ki. Şu uzay istasyonlarında, yerçekimsiz alanlarda yürüme durumu var ya, herhalde öyle çalışacaklar.
*Ayaklarınızın yere bastığından emin olun. Gerçekten uçabilirsiniz.