content top

Düşünceler (1660) / Blaise Pascal

Düşünceler (1660) / Blaise Pascal

Düşünceler, Pascal’ın matematiksel akıl ile sezgisel akıl arasında çizdiği ayırımı içerir. Pascal’ın bilimsel ve tinsel dünya görüşleri arasında kişi düzeyinde kurduğu köprü şudur: Bu dünyadaki yolumuzu çizmede bize büyük zaman kazandırıp bizi şeylerin kalbine götüren sezgilerimizi ya da metafizik duyumuzu beslemeliyiz ama aynı zamanda akıl yoluyla takdir edilmiş soyut ilkeleri kabullenmeye de açık...

Devamı...

İlk Felsefe Üzerine Meditasyonlar (1641) / Rene Descartes

İlk Felsefe Üzerine Meditasyonlar (1641) / Rene Descartes

Aydınlanma dönemi filozoflarından biri olan Rene Descartes sadece felsefeye değil, bilime ve matematiğe de ciddi katkılar sağlamış, örneğin bize Kartezyen düzlemini ve koordinat geometrisini kazandırmış ve ayrıca astronomi ve optik biliminde ilerlemeler kaydetmiştir. İlk Felsefe Üzerine Meditasyonlar tam olarak neyin bilinebileceğini ortaya çıkarmadaki ilk girişimiydi. “Fakat hemen ardından, her şeyin yanlış...

Devamı...

Denemeler (1580) / Montaigne

Denemeler (1580) / Montaigne

“Montaigne ‘denemek’ anlamına gelen essai kelimesini kullandı, bu kelimeyle kastettiği hem dünya hem de kendisi hakkında doğru görünenin denemesidir. Denemelerden oluşan derlemesi bir tür otobiyografi niteliğinde olsa da bunun kendini yüceltme niteliğinde olmaması için de büyük çaba sarf etti; Denemeler’in içinde barındırdığı duygu yalnızca meraktır. Giriş niteliğindeki bir mektupta şu notu...

Devamı...

Prens (1513) / Niccolo Machiavelli

Prens (1513) / Niccolo Machiavelli

Prens’in Napolyon, Hitler ve Stalin’in uykudan önce okuduğu eser olduğu söylenir ve Shakespeare “Makyavel” ismini kötü amaçları için insanları kurban etmekten mutlu olan bir düzenbazı anlatmak için kullanmıştır. Politik hayatı bazı manevi ve ahlaki ideallerle aynı hizaya getirmeye çalışmak yerine, olaylardan oldukları gibi bahsetme girişimi nedeniyle dehşete düşürücü bir eserdir. Machiavelli, “bütün...

Devamı...

Yükümlülükler Üzerine (MÖ 44) / Cicero

Yükümlülükler Üzerine (MÖ 44) / Cicero

Yükümlükükler Üzerine (De Officiis), Cicero’nun en etkileyici eseridir, oğlu Marcus’a yazılmış uzun ve üç kısımdan oluşan bir mektuptur. Metin bir nevi felsefenin savunusudur ve amacı, felsefenin ahlaki ve toplumsal zorunluluklar konusundaki en gerçekçi sorularına nasıl uygun bir altyapı sağladığını göstermektir. Cicero evrenin ilahi bir plana göre işlediğine ve her bir insanın Tanrı’nın bir...

Devamı...

Mektuplar ve Maksimler (MÖ 3. Yüzyıl) / Epikür

Mektuplar ve Maksimler (MÖ 3. Yüzyıl) / Epikür

“Epikür’ün gerçek felsefesi basit ve mantıklı yaşamaktı, bir insanın asgari ihtiyaçlarının karşılanması ve dostluklardan ve doğadan zevk almaktı.” “Epikür, evrenin birbirine zıt olan, madde ve hiçlikten yaratıldığını ve gerek cisimlerin sayısı gerek boşluğun büyüklüğü bakımından hiçbir sınırının olmadığını öne sürer: Atomlar sonsuza dek, sürekli olarak hareket eder; bazıları...

Devamı...

Nikomakhos’a Etik (MÖ 4. Yüzyıl) / Aristoteles

Nikomakhos’a Etik (MÖ 4. Yüzyıl) / Aristoteles

“Aristoteles’in oğlu Nikamokhos’a ithaf ettiği yapıtı ahlak felsefesinin en iyi ifadesidir. Nikomakhos’a Etik bugün hala tartışılan ve uygulanan iyi bir yaşam tarifi sunarak etkili olmaya devam etmektedir. Örneğin, eudaimonia (çoğunlukla mutluluk olarak tercüme edilse de, iyi olmak, başarmak ya da gelişmek olarak da yorumlanabilir.) kavramı modern pozitif psikoloji hareketini şekillendirmiştir. Eser,...

Devamı...

Devlet (MÖ 4. Yüzyıl) / Platon

Devlet (MÖ 4. Yüzyıl) / Platon

“Platon insan ruhunu üç bölüme ayırır: akıl, tin ve arzu. Akıl ruhun gözetmenidir ve toplamda en iyi sonuç peşinde koşar; bize karar verme yetisini kazandırır vicdanımızı sağlar. Tin, hırs ve girişim gücü üretir ama aynı zamanda öfke, gurur ve utanç gibi duygulara da neden olur. Arzuysa basit anlamıyla yemek, uyku ve seks gibi temel dürtülerdir. Birey, tin ve arzu başıboş bırakılmayıp akıl tarafından...

Devamı...

Konuşmalar (MÖ 5. Yüzyıl) / Könfüçyüs

Konuşmalar (MÖ 5. Yüzyıl) / Könfüçyüs

“Tsze-chang Konfüçyüs’e mükemmel erdemi sordu. Konfüçyüs de dedi ki ‘Beş şeyi her yerde uygulayabilmek, mükemmel erdemi meydana getirir.’ Bunların ne olduğu sorulunca cevap verdi: ‘Ağırbaşlılık, cömertlik, samimiyet, doğruluk ve nezaket.Eğer ağırbaşlı olursan kimse sana saygısızca davranmaz. Cömert olursan herkesi kazanırsın. Eğer samimi olursan insanlar sana güven duyar. Doğru olursan çok şeyi...

Devamı...

Fragmanlar (MÖ 6. Yüzyıl) / Herakleitos

Fragmanlar (MÖ 6. Yüzyıl) / Herakleitos

Fragmanlar şu ifade ile başlar: “Bu Logos ebedi bir gerçekliğe sahip olsa da, insanlar onu anlamaktan acizdir, sadece onu duymadan önce değil ama onu bir kez duyduktan sonra bile… Her şey bu Logos’a uygun biçimde gelişir ama insanlar onu neredeyse hiç deneyimlememiş gibidir… Benim yöntemim tek tek her şeyi onun doğasına uygun olarak ayrımsamak ve onun davranış şeklini belirlemektir; diğer insanlarsa, tam tersine,...

Devamı...

Var Olmanın Gücü / Eckhart TOLLE

Var Olmanın Gücü / Eckhart TOLLE

Acı beden, çoğu insanın içinde yaşayan yarı otonom bir enerji biçimidir ve duygulardan oluşan bir varlıktır. Acıktığında ve kendini yenileme zamanı geldiğinde, uykusundan uyanır. Buna ek olarak, herhangi bir zamanda herhangi bir olayla tetiklenerek de harekete geçebilir. En önemsiz olayı, birinin söylediği ya da yaptığı bir şeyi ve hatta bir düşünceyi tetik olarak kullanabilir. Eğer yalnız yaşıyorsanız ya...

Devamı...

Sisifos Söyleni.

Sisifos Söyleni.

Anlamsız bir evren içerisinde anlamı nasıl olumlayabilirsin? Albert Camus Sisifos Söyleni’nde bunu göstermiştir. Sisifos tanrılar tarafından bir kayayı dağın tepesine çıkarmakla cezalandırmıştır. Her çıkarışında kaya geri yuvarlanır ve bu durum sonsuza dek devam eder. Camus kitabına bir soruyla başlar ve devam eder: “Hayatın yaşamaya değer olup olmadığını yargılamak felsefenin temel problemine cevap...

Devamı...

Bengi Döngü.

Bengi Döngü.

Nietzsche, Böyle Buyurdu Zerdüşt adlı başyapıtında, zamanın çembersel bir görüngü olup, bulunduğumuz anın sonsuz ihtimal arasında, en azından bir kere yaşanmış veya yaşanacak olması gerektiğinden bahseder. Eğer bir şeytan gece gündüz seni izlese, en gizli düşüncelerine girip şöyle derse ne olurdu: “Yaşamakta olduğun ve yaşamış olduğun bu yaşamı bir kez daha ve sayısız kez yaşamak zorundasın. Yeni...

Devamı...

Yazım Araçları Düşüncelerimizi Etkiler mi?

Yazım Araçları Düşüncelerimizi Etkiler mi?

Zihin haritaları üzerine yapılan deneylerde; ideoragram (resim yazı) içeren Çince ve Japonca kullananların, diğerlerine göre farklı zihin haritalarına sahip olduğu görülmüş. Benzer şekilde devamlı kitap okuyan beyinlerle, ekran üzerinde yazı okuyan beyinler arasında zihinsel farklılıklar olsa gerek. Sanırım kullanılan yazım araçları da zihinsel süreçlerimizi derinden etkiliyor. Düşüncelerimizi yazıya...

Devamı...

Bağlılık

Bağlılık

Bağlılıktan üzüntü doğar… Hiçbir şeye bağlılığı olmayan için üzüntü yoktur. -Gautama Buda Çocukların neşeli olmasının ve kolayca neşelenebilmelerinin bir sebebi, çok fazla insan ve olaya karşı derin bağlılıklar geliştirmemiş olmalarıdır. Bunun yerine yaşam neşesiyle doludurlar. Beklenti de aslında bir tür bağlılıktır. Hemen her durumda en iyi şekilde yaşamanın yolu; başının çaresine...

Devamı...

Kadın ve erkek bir resmin yarısı…

Kadın ve erkek bir resmin yarısı…

“İnsanlar arasındaki cinsel farklılıklar anatomiden daha fazlasını kapsar. Beyin cinsel olarak farklıdır. Kadın ve erkek gözleri ile aynı olguyu görür ama bu olgu hakkında farklı düşünceler üretir. Erkekler şeyler, şeylerin özellikleri ve parçaları, diğer şeylerle birlikte ya da onlara karşı nasıl işledikleri ve işleyişi yöneten yasalara ilgi duymaya meyillidir. Kadınlar insanlar ve şeyler...

Devamı...

Paradoksal Mantık

Paradoksal Mantık

Mantık yararlıdır ve doğruluğu sağlayan savlar incelenmelidir. Şimdi, “Bu cümle yanlıştır.” tümcesini mantık çerçevesinde inceleyelim: Cümle doğruysa yanlış sayılması, yanlış olması halinde ise doğru sayılması gerekiyor. Her iki durumda da bir çelişkiye yol açıyor. Mantık kendine göndermeli bu paradoks karşısında afallıyor. Soruyorum size: Acaba her durumda mantığımızı kullanmak mantıklı...

Devamı...

Aşka ve Kadınlara Dair (Aşkın Metafiziği) / Schopenhauer

Aşka ve Kadınlara Dair (Aşkın Metafiziği) / Schopenhauer

Ünlü Alman filozofu Arthur Schopenhauer, Aşka ve Kadınlara Dair kitabında, kadınları, aşkı ve Cinsel Aşkın Metafiziği’ni kendine özgü ve sıra dışı bir anlayışla ortaya koymuştur. İki bölümden oluşan kitabın ilk bölümünde kadınları, ikinci bölümde ise Cinsel Aşkın Metafiziği’ni ele almıştır. Kadınları, zihinsel ihtiyacı olmayan varlıklar (Philister) olarak tanımlayan Schopenhauer’a göre...

Devamı...

Frene basmak istiyorum.

Frene basmak istiyorum.

Tanrım Beni yavaşlat. Aklımı sakinleştirerek kalbimi dinlendir… Zamanın sonsuzluğunu göstererek bu telaşlı hızımı dengele… Günün karmaşası içerisinde bana sonsuza kadar yavaşlayacak tepelerin sukunetini ver. Sinirlerim ve kaşlarımdaki gerginliği, belleğimde yaşayan akarsuların melodisiyle yıka, götür. Uykunun o büyüleyici ve iyileştirici gücünü duymama yardımcı ol… Anlık zevkleri...

Devamı...

Kartalın Yeniden Doğuşu / Graciela

Kartalın Yeniden Doğuşu / Graciela

Kartal, kuş türleri içinde en uzun yaşayanıdır. 70 yıla kadar yaşayan kartallar vardır. Ancak bu yaşa ulaşmak için, 40 yaşlarındayken çok ciddi ve zor bir kararı vermek zorundadır. Kartalın yaşı 40’a dayandığında pençeleri sertleşir, esnekliğini yitirir ve bu nedenle de beslenmesini sağladığı kavlarını kavrayıp tutamaz duruma gelir. Gagası uzunlaşır ve göğsüne doğru kıvrılır. Kanatları...

Devamı...

Felsefe Jimnastiği / Stephen Law

Felsefe Jimnastiği / Stephen Law

Yanlışlığı Nasıl Belirleriz? Ahlaki değerin objektif, bizden bağımsız biçimde “orada” olduğu görüşüne daha yakından bakalım. Bu fikir ahlaki realizm olarak bilinir. Görünüşe göre doğru ve yanlışı bilmek imkânsızdır. Bunun nedeni bu ahlaki değerleri nasıl tespit ettiğimizi açıklayamamamızdır. Nedenini görmek için aşağıdaki hikâyeyi okuyabilirsiniz. Bir sabah Erdem bulaşıkları yıkarken bir...

Devamı...
content top