content top

Prens (1513) / Niccolo Machiavelli

Prens (1513) / Niccolo Machiavelli

Prens’in Napolyon, Hitler ve Stalin’in uykudan önce okuduğu eser olduğu söylenir ve Shakespeare “Makyavel” ismini kötü amaçları için insanları kurban etmekten mutlu olan bir düzenbazı anlatmak için kullanmıştır. Politik hayatı bazı manevi ve ahlaki ideallerle aynı hizaya getirmeye çalışmak yerine, olaylardan oldukları gibi bahsetme girişimi nedeniyle dehşete düşürücü bir eserdir. Machiavelli, “bütün...

Devamı...

Yükümlülükler Üzerine (MÖ 44) / Cicero

Yükümlülükler Üzerine (MÖ 44) / Cicero

Yükümlükükler Üzerine (De Officiis), Cicero’nun en etkileyici eseridir, oğlu Marcus’a yazılmış uzun ve üç kısımdan oluşan bir mektuptur. Metin bir nevi felsefenin savunusudur ve amacı, felsefenin ahlaki ve toplumsal zorunluluklar konusundaki en gerçekçi sorularına nasıl uygun bir altyapı sağladığını göstermektir. Cicero evrenin ilahi bir plana göre işlediğine ve her bir insanın Tanrı’nın bir...

Devamı...

Mektuplar ve Maksimler (MÖ 3. Yüzyıl) / Epikür

Mektuplar ve Maksimler (MÖ 3. Yüzyıl) / Epikür

“Epikür’ün gerçek felsefesi basit ve mantıklı yaşamaktı, bir insanın asgari ihtiyaçlarının karşılanması ve dostluklardan ve doğadan zevk almaktı.” “Epikür, evrenin birbirine zıt olan, madde ve hiçlikten yaratıldığını ve gerek cisimlerin sayısı gerek boşluğun büyüklüğü bakımından hiçbir sınırının olmadığını öne sürer: Atomlar sonsuza dek, sürekli olarak hareket eder; bazıları...

Devamı...

Nikomakhos’a Etik (MÖ 4. Yüzyıl) / Aristoteles

Nikomakhos’a Etik (MÖ 4. Yüzyıl) / Aristoteles

“Aristoteles’in oğlu Nikamokhos’a ithaf ettiği yapıtı ahlak felsefesinin en iyi ifadesidir. Nikomakhos’a Etik bugün hala tartışılan ve uygulanan iyi bir yaşam tarifi sunarak etkili olmaya devam etmektedir. Örneğin, eudaimonia (çoğunlukla mutluluk olarak tercüme edilse de, iyi olmak, başarmak ya da gelişmek olarak da yorumlanabilir.) kavramı modern pozitif psikoloji hareketini şekillendirmiştir. Eser,...

Devamı...

Devlet (MÖ 4. Yüzyıl) / Platon

Devlet (MÖ 4. Yüzyıl) / Platon

“Platon insan ruhunu üç bölüme ayırır: akıl, tin ve arzu. Akıl ruhun gözetmenidir ve toplamda en iyi sonuç peşinde koşar; bize karar verme yetisini kazandırır vicdanımızı sağlar. Tin, hırs ve girişim gücü üretir ama aynı zamanda öfke, gurur ve utanç gibi duygulara da neden olur. Arzuysa basit anlamıyla yemek, uyku ve seks gibi temel dürtülerdir. Birey, tin ve arzu başıboş bırakılmayıp akıl tarafından...

Devamı...

Konuşmalar (MÖ 5. Yüzyıl) / Könfüçyüs

Konuşmalar (MÖ 5. Yüzyıl) / Könfüçyüs

“Tsze-chang Konfüçyüs’e mükemmel erdemi sordu. Konfüçyüs de dedi ki ‘Beş şeyi her yerde uygulayabilmek, mükemmel erdemi meydana getirir.’ Bunların ne olduğu sorulunca cevap verdi: ‘Ağırbaşlılık, cömertlik, samimiyet, doğruluk ve nezaket.Eğer ağırbaşlı olursan kimse sana saygısızca davranmaz. Cömert olursan herkesi kazanırsın. Eğer samimi olursan insanlar sana güven duyar. Doğru olursan çok şeyi...

Devamı...

Fragmanlar (MÖ 6. Yüzyıl) / Herakleitos

Fragmanlar (MÖ 6. Yüzyıl) / Herakleitos

Fragmanlar şu ifade ile başlar: “Bu Logos ebedi bir gerçekliğe sahip olsa da, insanlar onu anlamaktan acizdir, sadece onu duymadan önce değil ama onu bir kez duyduktan sonra bile… Her şey bu Logos’a uygun biçimde gelişir ama insanlar onu neredeyse hiç deneyimlememiş gibidir… Benim yöntemim tek tek her şeyi onun doğasına uygun olarak ayrımsamak ve onun davranış şeklini belirlemektir; diğer insanlarsa, tam tersine,...

Devamı...

Var Olmanın Gücü / Eckhart TOLLE

Var Olmanın Gücü / Eckhart TOLLE

Acı beden, çoğu insanın içinde yaşayan yarı otonom bir enerji biçimidir ve duygulardan oluşan bir varlıktır. Acıktığında ve kendini yenileme zamanı geldiğinde, uykusundan uyanır. Buna ek olarak, herhangi bir zamanda herhangi bir olayla tetiklenerek de harekete geçebilir. En önemsiz olayı, birinin söylediği ya da yaptığı bir şeyi ve hatta bir düşünceyi tetik olarak kullanabilir. Eğer yalnız yaşıyorsanız ya...

Devamı...

Bağlılık

Bağlılık

Bağlılıktan üzüntü doğar… Hiçbir şeye bağlılığı olmayan için üzüntü yoktur. -Gautama Buda Çocukların neşeli olmasının ve kolayca neşelenebilmelerinin bir sebebi, çok fazla insan ve olaya karşı derin bağlılıklar geliştirmemiş olmalarıdır. Bunun yerine yaşam neşesiyle doludurlar. Beklenti de aslında bir tür bağlılıktır. Hemen her durumda en iyi şekilde yaşamanın yolu; başının çaresine...

Devamı...

Kadın ve erkek bir resmin yarısı…

Kadın ve erkek bir resmin yarısı…

“İnsanlar arasındaki cinsel farklılıklar anatomiden daha fazlasını kapsar. Beyin cinsel olarak farklıdır. Kadın ve erkek gözleri ile aynı olguyu görür ama bu olgu hakkında farklı düşünceler üretir. Erkekler şeyler, şeylerin özellikleri ve parçaları, diğer şeylerle birlikte ya da onlara karşı nasıl işledikleri ve işleyişi yöneten yasalara ilgi duymaya meyillidir. Kadınlar insanlar ve şeyler...

Devamı...

Aşka ve Kadınlara Dair (Aşkın Metafiziği) / Schopenhauer

Aşka ve Kadınlara Dair (Aşkın Metafiziği) / Schopenhauer

Ünlü Alman filozofu Arthur Schopenhauer, Aşka ve Kadınlara Dair kitabında, kadınları, aşkı ve Cinsel Aşkın Metafiziği’ni kendine özgü ve sıra dışı bir anlayışla ortaya koymuştur. İki bölümden oluşan kitabın ilk bölümünde kadınları, ikinci bölümde ise Cinsel Aşkın Metafiziği’ni ele almıştır. Kadınları, zihinsel ihtiyacı olmayan varlıklar (Philister) olarak tanımlayan Schopenhauer’a göre...

Devamı...

Felsefe Jimnastiği / Stephen Law

Felsefe Jimnastiği / Stephen Law

Yanlışlığı Nasıl Belirleriz? Ahlaki değerin objektif, bizden bağımsız biçimde “orada” olduğu görüşüne daha yakından bakalım. Bu fikir ahlaki realizm olarak bilinir. Görünüşe göre doğru ve yanlışı bilmek imkânsızdır. Bunun nedeni bu ahlaki değerleri nasıl tespit ettiğimizi açıklayamamamızdır. Nedenini görmek için aşağıdaki hikâyeyi okuyabilirsiniz. Bir sabah Erdem bulaşıkları yıkarken bir...

Devamı...

İyi geçinmek için sayımız çok fakat alanımız az !

İyi geçinmek için sayımız çok fakat alanımız az !

İnsanlar göl kenarı gibi sessiz ve sakin olan yerde huzur buluyor. Peki neden? Bu konuyu araştırırken Lou Marinoff’un yazdıkları  aklımı hırpaladı… Okuyun ve neden sakin yerlerde bizi saran huzurun sarhoşluğunu duyumsadığımızı keşfedin ! Okuyun ve derinlerimizde bizi yöneten ve doğaya şekil veren vahşi benliğimizin krallığını keşfedin ! “Doğa, özellikle işbirliği bolluk ve aşırı...

Devamı...

Deliliğe Övgü / Erasmus

Deliliğe Övgü / Erasmus

* Gerçek bilgelik deliliktir, kendini bilge sanmak gerçek deliliktir. * Benden ne bir tanım, ne de retorik hocalarına özgü bir bölümleme bekleyiniz. Hiçbir şey bunun kadar yersiz olmazdı; beni tanımlamak bana sınırlar çizmektir: oysa kudretimin sınırları yoktur. Beni bölümlemek, bana yapılan çeşitli tapınmaları ayırt etmektir; oysa bana  yeryüzünde hep aynı şekilde tapınılmaktadır. Sonra önünüzde aslım...

Devamı...

Empati

Empati

Yaşamınızın kontrolü sizde değil! Öyle olduğunu düşünebilirsiniz, ama yanılıyorsunuz. Elbette ki kendi kararlarınızı kendiniz vermekte özgürsünüz. Sandalyeye oturmaya devam edebilirsiniz. Ya da gözlerinizi oymak gibi çılgınca bir şey yapabilirsiniz. Ne isterseniz yapabilirsiniz. Ama sorun şurada: Ne isteyeceğinizi kontrol edemezsiniz. Her davranışınızı önceden belirleyen arzularınız ruhunuzun o kadar...

Devamı...

Deliliğin Tarihi / Michel Foucault

Deliliğin Tarihi / Michel Foucault

İnsanın en beter deliliği böyledir; içine kapatıldığı sefaleti, doğruya ve iyiye ulaşmasını engelleyen zayıflığı anlamamak; kendine deliklikten nasıl bir pay düştüğünü bilememek.

Devamı...

Körler Hakkında Mektup / Diderot

Körler Hakkında Mektup / Diderot

İdealist diye, yalnız kendi varlıklarının ve kendi içlerinde ardarda gelip geçen duyumların bilincine sahip oldukları için başka hiç bir şeyin varlığını kabul etmeyen kişilere denir. Bence ancak körler tarafından çıkarılmış olabilecek acayip bir sistemdir bu; insanın zekası ve felsefesi için ne utanılacak bir şeydir ki, bu sistem sistemlerin en saçması olduğu halde, mücadele edilmesi en güç olandır.

Devamı...

Uyuyan Adam / Georges PEREE

Uyuyan Adam / Georges PEREE

* İnsanlardan nefret ettiğin anlamına gelmez bu, ne diye onlardan nefret edesin ki? Ne diye kendinden nefret edesin ki? Keşke insan türüne ait olmak, o dayanılmaz ve sağır edici gürültüyü de beraberinde getirmeseydi; keşke hayvanlar aleminden çıkıp aşılan o bir kaç gülünç adımın bedeli, sözcüklerin, büyük tasarıların, büyük atılımların o dinmek bilmeyen hazımsızlığı olmasaydı! Karşı karşıya...

Devamı...

Nietzsche Öldü! Bir Hipopotam Olarak Yeniden Doğdu / Thomas CATHERT, Daniel KLEIN

Nietzsche Öldü! Bir Hipopotam Olarak Yeniden Doğdu / Thomas CATHERT, Daniel KLEIN

* Tam on iki yıllık terapimin ardından psikiyatrım bana, gözlerimi yaşlarla dolduran bir şey söyledi: “No hablo ingles.” ( İngilizce bilmiyorum. ) * Kendini yaşamın önemsiz şeyleri arasında kaybet. Kendini gündelik olana kaptırarak sakinleştir. * Say neşeyle geçen saatlerini, Say öfkeden uzak geçen günlerini Ve anla ki her ne idiysen Olmaması daha iyi bir şeydin. * Arthur Schopenhauer kötümserden çok...

Devamı...

Walden / Henry David Thoreau

Walden / Henry David Thoreau

… Ormana gittim, çünkü yaşamı bilinçli yaşamak istiyordum, sadece hayatın zorunluluklarıyla yüzleşmek ve bana öğreteceklerinden bir şeyler öğrenip öğrenemeyeceğimi görmek istiyordum. Ölüm saatim geldiğinde yaşamamış olduğumu fark etmek istemiyordum. Yaşamak sayılmayan bir hayatım olmasını istemiyordum, hayat o kadar güzeldi ki. Çok gerekli olmadığı sürece boynumu eğmeyi de arzu etmiyordum....

Devamı...

Denemeler / Montaigne

Denemeler / Montaigne

* Her insanda, insanların bütün halleri vardır. * Başkalarının bilgisiyle bilgin olsak bile ancak kendi aklımızla akıllı olabiliriz. * Kendinden söz etmeyi kötü görmek, yasak etmek adet olmuştur; çünkü kendinden söz etmek her zaman kendini övmek gibi görünür; kendini övmekse herkesin zıddına gider. Ama kendinden söz etmeyi yasak etmek, çoğunun burnunu silecek yerde, burnunu koparmak olur. Kendini olduğundan az...

Devamı...
content top