content top

Mutlu Olma Sanatı (1930) / Bertrand Russel

Mutlu Olma Sanatı (1930) / Bertrand Russel

“Russel’e göre mutluluk, başkalarından farklı olduğumuz inancına dayalı içe bakışla bastırılır. Kendimizi davalarla, tutkularla, ilgilerle özdeşleştirip başkalarının iyiliğini kendimizinkinden daha fazla önemseyerek de kazanılır. Russel bunu felsefe sayesinde değil, tecrübe ile öğrenmiştir. Hayatı, bazı hususlarda Viktoryen ahlak ve günah fikrine bir tepkiydi. Freud gibi o da cinselliğin ve aşkın...

Devamı...

Varlık ve Zaman (1927) / Martin Heidegger

Varlık ve Zaman (1927) / Martin Heidegger

“Varlık ve Zaman Heidegger’in ismiyle özdeşleşmiş eseri olmakla birlikte, on iki yıllık bir sessizlik döneminin ardından ve adeta bir anda ortaya çıkmış gibi görünür. Varlık ve Zaman, Heidegger’in Freiburg Üniversitesi’nin felsefe kürsüsüne yaptığı başvuruyu desteklemek üzere yayımlandı ve çok daha kapsamlı bir çalışmanın ilk bölümü olarak planlandı. Kitap uluslararası düzeyde beğeni topladı...

Devamı...

Yaratıcı Tekamül (1907) / Henri Bergson

Yaratıcı Tekamül (1907) / Henri Bergson

“Bergson özgür iradeye ve var olma sevincine yaptığı vurguyla Yaratıcı Tekamül eseriyle Nobel Ödülü kazandı.Yaratıcı Tekamül bilimsel mantığıa saygısızlık teşkil etmeden Bergson’un neleri Darwinizm ve evrimci teorinin zayıf noktaları olarak gördüğünü ele alır. Bergson’un kafasında Darwinizm mükemmel bir mekanik teoridir ama bunun, gerçekliğinin bütün hikâyesi olduğu hatasına düşmemek gerekir....

Devamı...

Pragmatizm (1907) / William James

Pragmatizm (1907) / William James

“Pragmatizm, William James’in New York, Columbia Üniversitesi’nde kariyerinin son dönemlerine denk gelen 1906-1907 yıllarında verdiği derslerin düzenlenmemiş bir derlemesidir. Amerika’nın en büyük düşünürlerinden biri olan James, pragmatizm felsefesini yaratmış olduğu iddiasında bulunmadı (bu başarı Charles Sanders Peirce’e aitti ve F.C. S Schiller ve John Dewey tarafından daha da geliştirildi) ama bu...

Devamı...

İyinin ve Kötünün Ötesinde (1886) / Friedrich Nietzsche

İyinin ve Kötünün Ötesinde (1886) / Friedrich Nietzsche

“İyi ve kötü insanlığın bir yaratımıdır: ‘Ahlaki olay yoktur, sadece olayların ahlaki yorumu vardır.’ Ve eğer bu böyleyse başkalarını çok fazla merak etmeden daha fazlası olmaya, daha fazlasına sahip olmaya, daha fazlasının yapmaya yönelik doğal arzumuza uygun yaşamak da bizi özgür bırakır. Hayatımızı sürdürmeyi yalnızca yaşama adına değil, gücümüzü dışa vurabilmek için isteriz.” “İstem...

Devamı...

Özgürlük Üzerine (1859) / John Stuart Mill

Özgürlük Üzerine (1859) / John Stuart Mill

“Kişisel özgürlük ile devlet kontrolü arasındaki doğru denge nedir? John Stuart Mill 1859’daki yazısında bunu ‘geleceğin sorusu’ olarak ifade eder ve düşünceleri bu konu hakkındaki en önemli kanaat olarak günümüze kadar gelmiştir. Mill, en ünlü eseri olan Özgürlük Üzerine’nin girişinde, ‘Herhangi bir kabul görmüş genel ilkenin yokluğu yüzünden, özgürlük genel olarak alıkonulması gereken yerde...

Devamı...

Korku ve Titreme (1843) / Soren Kierkegaard

Korku ve Titreme (1843) / Soren Kierkegaard

“Soren Kierkegaard’a modern çağda herkes her şeyden kuşku duyarak başlar gibi görünüyordu. Kuşkunun karşıtı inançtır ve Eski Ahit’teki, ‘inancın babası’ İbrahim’in hikâyesi Kierkegaard’ı çok uzun bir süre büyülemişti. Korku ve Titreme İbrahim’in, Tanrı’nın isteği üzerine oğlu İshak’ı adak olarak kurban etmek için gittiği Moriya Dağı’na üç gün süren yolculuğunu yeniden...

Devamı...

İsteme ve Tasarım Olarak Dünya (1818) / Arthur Schopenhauer

İsteme ve Tasarım Olarak Dünya (1818) / Arthur Schopenhauer

Platon ve Kant’tan fazla bir biçimde etkilenmiş olmakla birlikte Schopenhauer’ı Batılı felsefecilerden ayıran şey, Antik Hint ve Budist metinler hakkındaki derin bilgisi ve düşüncelerinin Doğu ile Batı arasında erken, değerli bir köprü sunmasıdır. Schopenhauer’i anlamak için önce duyularımızla algılayabileceğimiz fenomenal bir dünya ve bir de bizim algımızdan ayrı var olan ebedi bir gerçekliğe sahip...

Devamı...

Tinin Görüngübilimi (1807) / Wilhelm Friedrich Hegel

Tinin Görüngübilimi (1807) / Wilhelm Friedrich Hegel

“Hegel ünlü önsözünde geleneksel filozofların kendi alanlarını, birbiriyle mücadele eden görüşlerin olduğu ve sadece bir sistemin kazanabildiği bir alan olarak gördüğünü söyler. Hegel’in nispeten özgün yaklaşımı her şeye tepeden kuş bakışı bakmaktır: Mücadele halindeki felsefi görüşler birbirinin yerini alır ve zamanla ilerleyici bir durum olan hakikatin ortaya çıkışı mümkün...

Devamı...

Ahlak ve Yasama İlkeleri (1789) /Jeremy Bentham

Ahlak ve Yasama İlkeleri (1789) /Jeremy Bentham

Çoğu insan, Bentham’ın, ‘en çok sayıda insana en fazla mutluluk’ ilkesi olarak bilinen faydacılık ilkesinin duymasına rağmen, çok az kişi Ahlakın ve Yasamanın İlkeleri’ni okumuştur. Bentham’a göre fayda adeta matematiksel bir ilkedir ve o, bu ilkeye edebi güzellemelere çok fazla yer bırakmayacak bir yanılmazlık bilinci katmıştır. Bentham’a göre; bizler aslında mutluluğu arayan makineleriz ve diğer...

Devamı...

Arı Usun Eleştirisi (1781) / Immanuel Kant

Arı Usun Eleştirisi (1781) / Immanuel Kant

Immanuel Kant, her şeyin (doğa, yasa, politika, vb) aklın ışığında ele alındığı Aydınlanma’nın ortaya çıkardığı bir figürdür. Kant bir saat düzeni içinde işleyen bu evrende, ahlaksallığın bir yeri olup olmadığını merak ediyordu. Fiziki ile metafiziği uzlaştırmaya yönelik bu girişim, imkânsız bir proje olarak görünmüş olabilirdi ama Arı Usun Eleştirisi’nin gözü pek hedefi buydu. Eser, maddi...

Devamı...

Toplum Sözleşmesi (1762) / Jean-Jacques Rousseau

Toplum Sözleşmesi (1762) / Jean-Jacques Rousseau

Cenevre doğumlu Rousseau, yaşadığı dönemin politik manzarasını gözden geçirerek, Toplum Sözleşmesi’nin ilk sayfasına şu ünlü satırları yazıyordu: “İnsan özgür doğdu ama şimdi nereye baksanız zincire vurulmuş durumda. Kendilerini başkalarının efendisi olarak düşünenler aslında onlardan daha muazzam köledirler.” Rousseau’nun on sekizinci yüzyılda hala bir miktar inandırıcılığı olan...

Devamı...

İnsanın Anlama Yetisi Üzerine Bir Soruşturma (1748) / David Hume

İnsanın Anlama Yetisi Üzerine Bir Soruşturma (1748) / David Hume

Hume bugün de empirizmi savunup metafiziksel spekülasyonu reddeden her türden felsefi ekolün koruyucu azizidir. Hume, akıl yürütme yetimizin aslında sadece dil becerilerimizin bir sonucu olduğuna ve ‘insan doğası’ ya da bugünlerde psikolojik dediğimiz şeyin beyin ve sinir sistemi hakkında daha fazla bilgi yoluyla açıklanabileceğine inanıyordu. John Locke ve George Berkeley’yi takip ederek akıl yürütmenin değil,...

Devamı...

Theodicee ya da Tanrının Haklı Kılınması (1710) / Leibniz

Theodicee ya da Tanrının Haklı Kılınması (1710) / Leibniz

Leibniz üst düzey bürokrat ve politik danışman olarak oynadığı role ek olarak, matematik (Newton’dan ayrı olarak sonsuz küçükler hesabını keşfetti ve ilk mekanik hesap cetvellerinden birini geliştirdi.), hukuk, optik ve felsefeye çok önemli katkılarda bulunan büyük zihinlerden biriydi. Bununla birlikte Leibniz, içinde yaşadığı dönemin laik düşüncesinin en uç noktasında yer almasına rağmen, Tanrı’nın...

Devamı...

İnsanın Anlam Yetisi Üzerine Bir Deneme (1689) / John Locke

İnsanın Anlam Yetisi Üzerine Bir Deneme (1689) / John Locke

John Locke dilin kendisindeki kesinlik ile çok ilgilenmiştir: “Muğlak ve manasız konuşma biçimleri ve dilin istismarı öyle uzun bir süre bilimin gizemleri olarak kabul edildi ve neredeyse hiçbir anlam taşımayan zor ve yanlış kullanılmış kelimelere, adeta reçeteli olarak, derin öğrenme ve spekülasyonun zirvesiyle karıştırma hakkı verildi ki bunların cehaletin kılıfı ve gerçek bilginin ayak bağı olduklarına...

Devamı...

Ethica (1677) / Baruch Spinoza

Ethica (1677) / Baruch Spinoza

Spinoza’nın Ethica’sı Batı felsefesinde çığır açan bir eserdi çünkü teolojinin her şey olduğu bir dönemde evrene doğalcı ya da bilimsel bir bakış açısı sundu. Kitap aklın sesi olma arzusuyla tutarlı bir biçimde neredeyse matematiksel bir tarzı benimseyerek, geometriyi konu alan bilimsel incelemelerin yöntemlerini aynen kullanır ve her bir terimi net bir şekilde tanımlayarak öne sürülen her ifade için...

Devamı...

Düşünceler (1660) / Blaise Pascal

Düşünceler (1660) / Blaise Pascal

Düşünceler, Pascal’ın matematiksel akıl ile sezgisel akıl arasında çizdiği ayırımı içerir. Pascal’ın bilimsel ve tinsel dünya görüşleri arasında kişi düzeyinde kurduğu köprü şudur: Bu dünyadaki yolumuzu çizmede bize büyük zaman kazandırıp bizi şeylerin kalbine götüren sezgilerimizi ya da metafizik duyumuzu beslemeliyiz ama aynı zamanda akıl yoluyla takdir edilmiş soyut ilkeleri kabullenmeye de açık...

Devamı...

İlk Felsefe Üzerine Meditasyonlar (1641) / Rene Descartes

İlk Felsefe Üzerine Meditasyonlar (1641) / Rene Descartes

Aydınlanma dönemi filozoflarından biri olan Rene Descartes sadece felsefeye değil, bilime ve matematiğe de ciddi katkılar sağlamış, örneğin bize Kartezyen düzlemini ve koordinat geometrisini kazandırmış ve ayrıca astronomi ve optik biliminde ilerlemeler kaydetmiştir. İlk Felsefe Üzerine Meditasyonlar tam olarak neyin bilinebileceğini ortaya çıkarmadaki ilk girişimiydi. “Fakat hemen ardından, her şeyin yanlış...

Devamı...

Denemeler (1580) / Montaigne

Denemeler (1580) / Montaigne

“Montaigne ‘denemek’ anlamına gelen essai kelimesini kullandı, bu kelimeyle kastettiği hem dünya hem de kendisi hakkında doğru görünenin denemesidir. Denemelerden oluşan derlemesi bir tür otobiyografi niteliğinde olsa da bunun kendini yüceltme niteliğinde olmaması için de büyük çaba sarf etti; Denemeler’in içinde barındırdığı duygu yalnızca meraktır. Giriş niteliğindeki bir mektupta şu notu...

Devamı...

Prens (1513) / Niccolo Machiavelli

Prens (1513) / Niccolo Machiavelli

Prens’in Napolyon, Hitler ve Stalin’in uykudan önce okuduğu eser olduğu söylenir ve Shakespeare “Makyavel” ismini kötü amaçları için insanları kurban etmekten mutlu olan bir düzenbazı anlatmak için kullanmıştır. Politik hayatı bazı manevi ve ahlaki ideallerle aynı hizaya getirmeye çalışmak yerine, olaylardan oldukları gibi bahsetme girişimi nedeniyle dehşete düşürücü bir eserdir. Machiavelli, “bütün...

Devamı...

Yükümlülükler Üzerine (MÖ 44) / Cicero

Yükümlülükler Üzerine (MÖ 44) / Cicero

Yükümlükükler Üzerine (De Officiis), Cicero’nun en etkileyici eseridir, oğlu Marcus’a yazılmış uzun ve üç kısımdan oluşan bir mektuptur. Metin bir nevi felsefenin savunusudur ve amacı, felsefenin ahlaki ve toplumsal zorunluluklar konusundaki en gerçekçi sorularına nasıl uygun bir altyapı sağladığını göstermektir. Cicero evrenin ilahi bir plana göre işlediğine ve her bir insanın Tanrı’nın bir...

Devamı...

Mektuplar ve Maksimler (MÖ 3. Yüzyıl) / Epikür

Mektuplar ve Maksimler (MÖ 3. Yüzyıl) / Epikür

“Epikür’ün gerçek felsefesi basit ve mantıklı yaşamaktı, bir insanın asgari ihtiyaçlarının karşılanması ve dostluklardan ve doğadan zevk almaktı.” “Epikür, evrenin birbirine zıt olan, madde ve hiçlikten yaratıldığını ve gerek cisimlerin sayısı gerek boşluğun büyüklüğü bakımından hiçbir sınırının olmadığını öne sürer: Atomlar sonsuza dek, sürekli olarak hareket eder; bazıları...

Devamı...
content top