content top

Bilimsel Devrimlerin Yapısı (1962) / Thomas Kuhn

Bilimsel Devrimlerin Yapısı (1962) / Thomas Kuhn

“170 sayfadan ibaret olan Bilimsel Devrimlerin Yapısı bir milyonunu üzerinde satış yaptı, 24 dile çevrildi ve hem doğa hem de toplum bilimlerinde bütün zamanların en çok atıfta bulunulan eserlerinden biri haline geldi.” “Kuhn paradigmaların kendilerine sorulan soruların çoğuna kendi dönemlerinde yanıt sağlayan bir doğruluğa sahip olabileceğini ama yine de aynı zamanda temel olarak yanlış olabileceklerini...

Devamı...

İnsanlık Durumu (1958) / Hannah Arendt

İnsanlık Durumu (1958) / Hannah Arendt

“Arendt, Nazi subayı Adolf Eichmann’ın Kudüs’te gerçekleştirilen duruşmasını konu alan çalışması Kötülüğün Sıradanlığı: Eichmann Kudüs’te adlı eseriyle şöhrete kavuşmuştur. İnsanlık Durumu kitabı ise bir siyaset felsefesi örneği olarak okunabileceği gibi, insan potansiyeline dair oldukça ilham verici bir teori sunmaktadır.” “Arendt’e göre doğa esas itibarıyla döngüseldir; fani varlıklar...

Devamı...

Felsefi Soruşturmalar (1953) / Ludwig Wittgenstein

Felsefi Soruşturmalar (1953) / Ludwig Wittgenstein

Wittgenstein’ın Tractatus Logico-Philosophicus adlı eseri, Russell tarafından yazılmış bir ön sözle hem Almanca hem de İngilizce yayımlandı. Norveç’teki bir ahşap kulübe inzivaya çekilerek yazılmış bu eserin kilit cümlesi, ‘dilimin sınırları dünyamın sınırlarıdır.’ Dil olguların resmini ifade etmekle yetinmelidir; diğer şeylerden, soyut kavramlar, değer, felsefe de dâhil, söz etmek manasızdır....

Devamı...

İkinci Cins (1949) / Simone de Beauvoir

İkinci Cins (1949) / Simone de Beauvoir

“İkinci Cins sadece tarihte ve toplumda kadının rolüyle değil, aynı zamanda bir arketip ve ‘öteki’ fikriyle değiştirilebilir felsefi bir kategori olarak ‘kadın’la ilgilidir. Bu felsefi temel, kitabı diğer feminist çalışmaların üstüne taşımış ve okumasını çok etkileyici hale getirmiştir. De Beouvoir’ın bu çalışması yedi yüz sayfadır ve özetlenmesi pek de kolay değildir. Birinci bölüm beş...

Devamı...

Varlık ve Hiçlik (1943) / Jean Paul Sartre

Varlık ve Hiçlik (1943) / Jean Paul Sartre

“Varlık ve Hiçlik kitabını anlamak için Sartre’ın bu dünyayı ikiye bölen temel ayrımıyla başlamamız gerekir: Kendilik bilinci olan şeyler (kendi için varlık) ve buna sahip olmayan şeyler (kendinde şeyler, etrafımızdaki dünyayı oluşturan nesneler). Bilinç kendisi için var olur çünkü kendi bilincine varabilir. Kitabın büyük bir bölümü, bu türden bir bilince ve bunun gerçek anlamda ona sahip olanlar,...

Devamı...

Dil, Doğruluk ve Mantık (1936) / A. J. Ayer

Dil, Doğruluk ve Mantık (1936) / A. J. Ayer

“Ayer’in doğrulama ilkesi bir cümlenin, ancak o dili kullanan bizlerin söz konusu cümlenin doğruluğu konusunda hemfikir olabildiğimiz belirli koşullar mevcutsa anlamlı olduğunu söyler çünkü anlamlı bir cümlenin doğruluğu gözlemlenebilen, mümkün bir duruma tekabül etmelidir. Örneğin, ‘Mars’ta uzaylılar var’ cümlesi anlamlı bir cümledir zira bu cümleyi neyin ispatlayacağını biliriz: gözlem ya da...

Devamı...

Bilimsel Araştırmanın Mantığı (1934) / Karl Popper

Bilimsel Araştırmanın Mantığı (1934) / Karl Popper

“Kitap, Viyana Çevresi’nin yarattığı ve bütün felsefi sorunların yalnızca dile bakılarak çözülebileceğine inanarak Aristoteles okumamış olmasıyla ünlü Wittgenstein’da tipik örneğini bulan dil-çözümleme felsefesine bir tepkiydi. Popper ise tam tersine, felsefenin amacının gerçek dünya sorunlarına açıklık getirmek olduğuna inanıyordu: Felsefe bize, bu evrendeki yerimize dair bir şeyler anlatma peşinde...

Devamı...

Mutlu Olma Sanatı (1930) / Bertrand Russel

Mutlu Olma Sanatı (1930) / Bertrand Russel

“Russel’e göre mutluluk, başkalarından farklı olduğumuz inancına dayalı içe bakışla bastırılır. Kendimizi davalarla, tutkularla, ilgilerle özdeşleştirip başkalarının iyiliğini kendimizinkinden daha fazla önemseyerek de kazanılır. Russel bunu felsefe sayesinde değil, tecrübe ile öğrenmiştir. Hayatı, bazı hususlarda Viktoryen ahlak ve günah fikrine bir tepkiydi. Freud gibi o da cinselliğin ve aşkın...

Devamı...

Varlık ve Zaman (1927) / Martin Heidegger

Varlık ve Zaman (1927) / Martin Heidegger

“Varlık ve Zaman Heidegger’in ismiyle özdeşleşmiş eseri olmakla birlikte, on iki yıllık bir sessizlik döneminin ardından ve adeta bir anda ortaya çıkmış gibi görünür. Varlık ve Zaman, Heidegger’in Freiburg Üniversitesi’nin felsefe kürsüsüne yaptığı başvuruyu desteklemek üzere yayımlandı ve çok daha kapsamlı bir çalışmanın ilk bölümü olarak planlandı. Kitap uluslararası düzeyde beğeni topladı...

Devamı...

Yaratıcı Tekamül (1907) / Henri Bergson

Yaratıcı Tekamül (1907) / Henri Bergson

“Bergson özgür iradeye ve var olma sevincine yaptığı vurguyla Yaratıcı Tekamül eseriyle Nobel Ödülü kazandı.Yaratıcı Tekamül bilimsel mantığıa saygısızlık teşkil etmeden Bergson’un neleri Darwinizm ve evrimci teorinin zayıf noktaları olarak gördüğünü ele alır. Bergson’un kafasında Darwinizm mükemmel bir mekanik teoridir ama bunun, gerçekliğinin bütün hikâyesi olduğu hatasına düşmemek gerekir....

Devamı...

Pragmatizm (1907) / William James

Pragmatizm (1907) / William James

“Pragmatizm, William James’in New York, Columbia Üniversitesi’nde kariyerinin son dönemlerine denk gelen 1906-1907 yıllarında verdiği derslerin düzenlenmemiş bir derlemesidir. Amerika’nın en büyük düşünürlerinden biri olan James, pragmatizm felsefesini yaratmış olduğu iddiasında bulunmadı (bu başarı Charles Sanders Peirce’e aitti ve F.C. S Schiller ve John Dewey tarafından daha da geliştirildi) ama bu...

Devamı...

İyinin ve Kötünün Ötesinde (1886) / Friedrich Nietzsche

İyinin ve Kötünün Ötesinde (1886) / Friedrich Nietzsche

“İyi ve kötü insanlığın bir yaratımıdır: ‘Ahlaki olay yoktur, sadece olayların ahlaki yorumu vardır.’ Ve eğer bu böyleyse başkalarını çok fazla merak etmeden daha fazlası olmaya, daha fazlasına sahip olmaya, daha fazlasının yapmaya yönelik doğal arzumuza uygun yaşamak da bizi özgür bırakır. Hayatımızı sürdürmeyi yalnızca yaşama adına değil, gücümüzü dışa vurabilmek için isteriz.” “İstem...

Devamı...

Özgürlük Üzerine (1859) / John Stuart Mill

Özgürlük Üzerine (1859) / John Stuart Mill

“Kişisel özgürlük ile devlet kontrolü arasındaki doğru denge nedir? John Stuart Mill 1859’daki yazısında bunu ‘geleceğin sorusu’ olarak ifade eder ve düşünceleri bu konu hakkındaki en önemli kanaat olarak günümüze kadar gelmiştir. Mill, en ünlü eseri olan Özgürlük Üzerine’nin girişinde, ‘Herhangi bir kabul görmüş genel ilkenin yokluğu yüzünden, özgürlük genel olarak alıkonulması gereken yerde...

Devamı...

Korku ve Titreme (1843) / Soren Kierkegaard

Korku ve Titreme (1843) / Soren Kierkegaard

“Soren Kierkegaard’a modern çağda herkes her şeyden kuşku duyarak başlar gibi görünüyordu. Kuşkunun karşıtı inançtır ve Eski Ahit’teki, ‘inancın babası’ İbrahim’in hikâyesi Kierkegaard’ı çok uzun bir süre büyülemişti. Korku ve Titreme İbrahim’in, Tanrı’nın isteği üzerine oğlu İshak’ı adak olarak kurban etmek için gittiği Moriya Dağı’na üç gün süren yolculuğunu yeniden...

Devamı...

İsteme ve Tasarım Olarak Dünya (1818) / Arthur Schopenhauer

İsteme ve Tasarım Olarak Dünya (1818) / Arthur Schopenhauer

Platon ve Kant’tan fazla bir biçimde etkilenmiş olmakla birlikte Schopenhauer’ı Batılı felsefecilerden ayıran şey, Antik Hint ve Budist metinler hakkındaki derin bilgisi ve düşüncelerinin Doğu ile Batı arasında erken, değerli bir köprü sunmasıdır. Schopenhauer’i anlamak için önce duyularımızla algılayabileceğimiz fenomenal bir dünya ve bir de bizim algımızdan ayrı var olan ebedi bir gerçekliğe sahip...

Devamı...

Tinin Görüngübilimi (1807) / Wilhelm Friedrich Hegel

Tinin Görüngübilimi (1807) / Wilhelm Friedrich Hegel

“Hegel ünlü önsözünde geleneksel filozofların kendi alanlarını, birbiriyle mücadele eden görüşlerin olduğu ve sadece bir sistemin kazanabildiği bir alan olarak gördüğünü söyler. Hegel’in nispeten özgün yaklaşımı her şeye tepeden kuş bakışı bakmaktır: Mücadele halindeki felsefi görüşler birbirinin yerini alır ve zamanla ilerleyici bir durum olan hakikatin ortaya çıkışı mümkün...

Devamı...

Ahlak ve Yasama İlkeleri (1789) /Jeremy Bentham

Ahlak ve Yasama İlkeleri (1789) /Jeremy Bentham

Çoğu insan, Bentham’ın, ‘en çok sayıda insana en fazla mutluluk’ ilkesi olarak bilinen faydacılık ilkesinin duymasına rağmen, çok az kişi Ahlakın ve Yasamanın İlkeleri’ni okumuştur. Bentham’a göre fayda adeta matematiksel bir ilkedir ve o, bu ilkeye edebi güzellemelere çok fazla yer bırakmayacak bir yanılmazlık bilinci katmıştır. Bentham’a göre; bizler aslında mutluluğu arayan makineleriz ve diğer...

Devamı...

Arı Usun Eleştirisi (1781) / Immanuel Kant

Arı Usun Eleştirisi (1781) / Immanuel Kant

Immanuel Kant, her şeyin (doğa, yasa, politika, vb) aklın ışığında ele alındığı Aydınlanma’nın ortaya çıkardığı bir figürdür. Kant bir saat düzeni içinde işleyen bu evrende, ahlaksallığın bir yeri olup olmadığını merak ediyordu. Fiziki ile metafiziği uzlaştırmaya yönelik bu girişim, imkânsız bir proje olarak görünmüş olabilirdi ama Arı Usun Eleştirisi’nin gözü pek hedefi buydu. Eser, maddi...

Devamı...

Toplum Sözleşmesi (1762) / Jean-Jacques Rousseau

Toplum Sözleşmesi (1762) / Jean-Jacques Rousseau

Cenevre doğumlu Rousseau, yaşadığı dönemin politik manzarasını gözden geçirerek, Toplum Sözleşmesi’nin ilk sayfasına şu ünlü satırları yazıyordu: “İnsan özgür doğdu ama şimdi nereye baksanız zincire vurulmuş durumda. Kendilerini başkalarının efendisi olarak düşünenler aslında onlardan daha muazzam köledirler.” Rousseau’nun on sekizinci yüzyılda hala bir miktar inandırıcılığı olan...

Devamı...

İnsanın Anlama Yetisi Üzerine Bir Soruşturma (1748) / David Hume

İnsanın Anlama Yetisi Üzerine Bir Soruşturma (1748) / David Hume

Hume bugün de empirizmi savunup metafiziksel spekülasyonu reddeden her türden felsefi ekolün koruyucu azizidir. Hume, akıl yürütme yetimizin aslında sadece dil becerilerimizin bir sonucu olduğuna ve ‘insan doğası’ ya da bugünlerde psikolojik dediğimiz şeyin beyin ve sinir sistemi hakkında daha fazla bilgi yoluyla açıklanabileceğine inanıyordu. John Locke ve George Berkeley’yi takip ederek akıl yürütmenin değil,...

Devamı...

Theodicee ya da Tanrının Haklı Kılınması (1710) / Leibniz

Theodicee ya da Tanrının Haklı Kılınması (1710) / Leibniz

Leibniz üst düzey bürokrat ve politik danışman olarak oynadığı role ek olarak, matematik (Newton’dan ayrı olarak sonsuz küçükler hesabını keşfetti ve ilk mekanik hesap cetvellerinden birini geliştirdi.), hukuk, optik ve felsefeye çok önemli katkılarda bulunan büyük zihinlerden biriydi. Bununla birlikte Leibniz, içinde yaşadığı dönemin laik düşüncesinin en uç noktasında yer almasına rağmen, Tanrı’nın...

Devamı...

İnsanın Anlam Yetisi Üzerine Bir Deneme (1689) / John Locke

İnsanın Anlam Yetisi Üzerine Bir Deneme (1689) / John Locke

John Locke dilin kendisindeki kesinlik ile çok ilgilenmiştir: “Muğlak ve manasız konuşma biçimleri ve dilin istismarı öyle uzun bir süre bilimin gizemleri olarak kabul edildi ve neredeyse hiçbir anlam taşımayan zor ve yanlış kullanılmış kelimelere, adeta reçeteli olarak, derin öğrenme ve spekülasyonun zirvesiyle karıştırma hakkı verildi ki bunların cehaletin kılıfı ve gerçek bilginin ayak bağı olduklarına...

Devamı...
content top