Dünyanın düşsel görüntüler geçidini kayıtsızca seyrederken Schophenhauer’un söylediği sözü düşünüyorum:
“Büyük acılar daha önemsizlerinin hissedilmesini engeller ve tersine, büyük acıların yokluğunda en küçük dertler ve sıkıntılar bile bize büyük acı verir.”
Yaşantımızda büyük acılarımızın her zaman olacağı gerçeğini duyumsamak, minik bir panik kıymığı batırıyor yüreğime.
Zihnimi sakinleştirmek istiyorum.
Sonsuzluğu düşüneyim bari derken kayış atıyor…
Bedenimi atomlarına ayrılmış bir gaz bulutu gibi hissetmeme engel olamıyorum.
Sert bir rüzgarın eserek tüm parçalarımı gezegenin her bölgesine savurmasını diliyorum…
Bunları da okumak isteyebilirsiniz:
Avrupa'da ya da Amerika'da doğsam acaba Müslüman olur muydum diye merak etmiyor değilim. Bu durum...
Hava üşümek istiyor bu gün... Yağmur yağmak... Güneşin batışından sonra, kararan gökyüzüne bak...
Monitöre bakıyorum şu an. Uzaktan baktığımda içindeki küçük noktalar görünmüyor. İyice yaklaşıyorum....
2 Cevaplar Kime:“Acı”



“Büyük acılar daha önemsizlerinin hissedilmesini engeller ve tersine, büyük acıların yokluğunda en küçük dertler ve sıkıntılar bile bize büyük acı verir.”
tam aksi oluyor bende.
bir schopenhauer olmadığım için mi? veyahut “yeterince” büyük değil miydi acılarım? bence kocamanlardı ama…
Acı ona baktığımız yere göre şiddettiğini değiştirir. Bazen parmağı çizilen bir insan kolu kopandan daha fazla acı çekebilir.