Onu ilk gördüğümde gözlerimi ondan alamadım…
“Ne kadar da büyük !”, dedim içimden,
Yerde parlayan bir güneş sanki…
Ağırbaşlı ve suskun…
Uzun bir süre birbirimize öylece baktık…
Kıyısına oturdum ve ruhumun tüm tortusunu döktüm ona.
O sadece dinledi…
Ruhum konuşurken, üzerindeki yüzlerce küçük dalgacık tüm cömertliği ile bana beyaz ışıltılarını hediye ettiler.
Evet o, ruhumun atardamalarında akan yalnızlığı aç bir sülük gibi emdi…
İki iken bir olduk…
Bir martı olmak isterdim üstünde uçabilmek için…
Derinleri keşfetmek için bir balık olmayı diledim…
Saatler onun büyüklüğünde eridi, yitti.
Dostluğumuza güneş de katıldı ve batmadan önce en değerli ışıklarını üzerimize serpti…
Kısaca Doğanın büyüsünü ve insanı fethedişini yaşadım…
Ve büyü bozuldu, artık burdayım. ehi…
Bu arada, Nietzsche’nin deniz hakkında söylemiş olduğu bir kaç lakırdıyı da paylaşmadan edemeyeceğim :
“Deniz güneşin susuzluğu tarafından öpülmek ve emilmek istiyor. O hava olmak, ışığın yüksekliklerine ulaşmak ve bizzat ışık olmak istiyor. Gerçekten, ben de güneş gibi hayatı ve bütün denizleri severim. Ve bence anlayış: ‘Bütün derinlikler benim seviyeme yükselmeli demektir.'”
Bunları da okumak isteyebilirsiniz:
Hiç kimsenin başına, kaldırabileceğinden daha büyük sorun gelmez. Bu evrenin yasasıdır. Her sorun...
Gecenin zifiri karanlığıyla besleniyor dolunay. Büyülenmiş seyrederken ayı, parlak ışığından bir de...
“Arılar, en iyi bal özünün nerde olduğunu birbirlerine anlatabilmek için Güneş’i referans noktası ol...
5 Cevaplar Kime:“Büyü…”



Denizi seyretmek ne keyiflidir bilirim.Kendimi bildim bileli hep denize kıyısı olan yerlerde yaşadım.Bu konuda şanslı kullardanım sanırım. Hele kıyısında oturup dalgaları seyrederken bir bardak çay yada kahve içmenin tadına doyum olmaz.İnsan bütün yorgunluğunu,seyrederken denize bırakır sanki.Aklıma gelmişken şunu da söylemeden duramıycam. Hep deniz kıyısı yerlerde yaşadığım için olsa gerek deniz olmayan yerde yönümü bulamam.Bizim buralarda kolay aşağı gidersen deniz,yukarı gidersen dağ,bu kadar basit yani
*********************************
Yön bulmak için denizi kullanmak hoş bir fikir.
Denizi seviyorum.
Sadece huzur vermiyor, faydaları da var.
Denizin üstünde ala bulut
yüzünde gümüş gemi
içinde sarı balık
dibinde mavi yosun
kıyıda bir çıplak adam
durmuş düşünür.
Bulut mu olsam,
gemi mi yoksa?
Balık mı olsam,
yosun mu yoksa?..
Ne o, ne o, ne o.
Deniz olunmalı, oğlum,
bulutuyla, gemisiyle, balığıyla, yosunuyla.
**********************************
Hatta okyanus…
Yaşarken yazdım.
Aslında günün her saniyesinde sınırsız güzellik oluyor fakat biz bir kısmını fark edebiliyoruz.