Algılayıcı kelimesi hissedenle yakın bir anlama sahipmiş gibi görünmektedir. Ancak aslında hemen hemen zıt kişiliklerdir. Algılayıcı kişi yalnızca gerçeklerle ilgilenir; bilgi alabilmek için sezgileri yerine nesnel duygularını kullanır. Algılayıcı gözlerinden, kulaklarından ve bedeninden ipuçları toplar. Pratik ve sonuç odaklıdır; algılayıcılar işlerin hemen gerçekleşmesini isterler. Rekabetçidirler ve iki türlü başarı elde ederler: mükemmeliyetçi ya da kaşif olarak. Mükemmelliyetçiler bir işi en iyi şekilde yapabilmek için uğraşırlar; kaşifler ise normların ötesine daha yeni ve iyi yollar ararlar. Her ikisi de fazlasıyla düzenlidir ve kendileri için yüksek standartlar koyarlar.

Algılayıcılar diğerlerinin algılarıyla oynayabilen usta idarecilerdir. Bu, para kazanmaya yönelik bir yeteneğe dönüştürülebilir. Bu tür insanlar başkalarından almak istedikleri tepkileri alabilme yeteneğine sahiptirler. Bu nedenle oyuncular ve komedyenler algılayıcı kişilerdir. İş hayatında algılayıcılar işletmeye para kazandırarak patronlarını memnun ederler. Görünüş konusuna gelince bu tür kişiler rahat ama işlevsel giyinmekten hoşlanırlar.

Algılayıcıların olumsuz özellikleri, sürekli olarak kendi algılarını besleme ve tatmin etme ihtiyacı duymalarından kaynaklanır. Kendiyle ilgilenen, kibirli ve statü heveslisi kişiler olabilirler. Algılayıcılar ilk önce davranır sonra düşünürler. Bazen uzun vadeli görme yeteneğine sahip olmazlar ve planlama aşamasında önemli bir takım adımları atlarlar. Tahakkümcü ve güvenilmez davranabilirler. Algılayıcı bir patron astlarının kalp kırıklığından muzdarip olabilir; onları aşırı kontrol edebilir ya da en iyi kendisinin yapacağı düşüncesiyle önlerinden işlerini alabilir. ( Sadece 3 Saniyeniz Var / Camille Lavington )