Frene basmak istiyorum.

Tanrım

Beni yavaşlat.

Aklımı sakinleştirerek kalbimi dinlendir…

Zamanın sonsuzluğunu göstererek bu telaşlı hızımı dengele…

Günün karmaşası içerisinde bana sonsuza kadar yavaşlayacak tepelerin sukunetini ver.

Sinirlerim ve kaşlarımdaki gerginliği, belleğimde yaşayan akarsuların melodisiyle yıka, götür.

Uykunun o büyüleyici ve iyileştirici gücünü duymama yardımcı ol…

Anlık zevkleri yaşayabilme sanatını öğret; bir çiçeğe bakmak için yavaşlamayı, güzel bir köpek ya da kediyi okşamak için durmayı, güzel bir kitaptan bir kaç satır okumayı, balık avlayabilmeyi, hülyalara dalabilmeyi öğret…

Her gün bana kaplumbağa ve tavşanın masalını hatırlat.

Hatırlat ki yarışı her zaman hızlı koşanın bitirmediğini, yaşamda hızı artırmaktan çok daha önemli şeyler olduğunu bileyim…

Heybetli meşe ağacının dallarından yukarıya doğru bakmamı sağla.

Bakıp göreyim ki, onun böyle güçlü ve büyük olması yavaş ve iyi büyümesine bağlıdır…

Beni yavaşlat Tanrım ve köklerimi yaşam toprağının kalıcı değerlerine doğru göndermeme yardım et.

Yardım et ki, kaderimin yıldızlarına doğru daha olgun ve daha sağlıklı olarak yükseleyim.

Ve hepsinden önemlisi…

Tanrım,

Bana değiştirebileceğim şeyleri değiştirmek için cesaret,

Değiştiremeyeceğim şeyleri kabul etmem için sabır,

İkisinin arasındaki farkı bilmek için akıl ve

Beni aşkın körlüğünden ve yalanlarından koruyacak dostlar ver…

-      Hititlerin M.Ö. 2000 Yılındaki Duvar Yazısı

Bu yazıyla ilişkili bir kayıt bulunamadı!

Yazar:admin
Tarih: Çarşamba, 3. Mart 2010 20:26
Geri izleme: Trackback-URL Kategori: Felsefe

RSS Besleme: RSS 2.0 Bu konu başlığı için Yorum yaz

56 Yorum

  1. 1

    a-nı yaşamayı öğrenince mutluluğun formülünüde çözmüş oluyoruz galiba…güzel bir yazıtmış. özellikle tavşan olduğumuzu haykıran bölüm.halbuki hepimiz kendimizi kaplumbağa sanırız.
    bu yüzden bugs buny’i hiç sevmem sanırım:D

    ************************

    Yavaşlamak yetmez durmak istiyorum…

  2. 2

    üstüme alınmıyorum

    ********************

    Öyleyse gaza bas.

  3. 3

    son satırı benden yürütmüşler!..

    **************************

    Haberin olmadan gizlice yapmışlar.
    İnsafsızca bir davranış.
    Ama o satır da çalınacak türden valla.

  4. 4

    meşe ağacı kadar ömrümüz yok ki..
    tam gaz gitmeli…

    ******************

    Bayır aşağı gaza basmalı. ehi.

  5. 5

    AMİN! YÜREKTEN AMİN!

    ***************

    Olur inşallah.

  6. 6

    Hitit’lilerin asırlar önceki dileklerinin günümüzde de hala insanlar tarafından zaman zaman dilendiğini düşünüyorum.Son paragrafta yazılanları da Tanrı’dan kendim için diledim.Umarım duyar.

    *********************

    Eminim duymuştur.

  7. 7

    Dostlar gerçekten de insanı aşkın körlüğünden korumaya çalışır, hata yapmaması için binlerce kez uyarırlar. Olaya dışardan baktıkları için yanlışları daha kolay görüp değerlendirir, önlemek için uğraş verirler. Ama ne fayda.. İnsan, onları dinlemeyip yine de hata yapar… Diğerleri çok güzel de son satır genelde bir işe yaramıyor. Olacakla öleceğe çare yok demişler…

    ************************

    Demiştik. Aşk bir hastalık hali. İnsan mantıklı düşünemiyor.

  8. 8

    Milattan önce 2000′li yıllarda Hitit’lerin duvarlarındaki yazılanların bugün hala geçerliliğini koruduğunu söylemeye çalıştığın bu güzel yazın için kalemine, emeğine ve yüreğine sağlık ve mutluluklar dilerim.

    Yazınızın başlığı: “Frene Basmak istiyorum” Resim: sırtında salyangoz taşıyan bir kaplumbağa.

    Kaplumbağa frene bassa ne olur? Oluşan fiziğin etkisiyle sırtındaki salyangozu düşürebilecek mi?

    *************************

    Sıkıntı şu ki; kaplumbağanın freni yok.
    Fakat işin ilginç yanı; kamplumbağa için normal bir hız, salyangoz için hızlı sayılır.
    Sanırım hayatı ne kadar hızlı yaşadığımızı çevresel faktörler belirliyor…

  9. 9

    Tahtaya yazayım ben de…
    Çocuklar hep bir ağızdan “amin”derler mi?:)

    ********************

    Yavaş yaz. Ders kaynarsa derler.

  10. 10

    Çok ama çok beğendim. M.Ö. 2000 yılında olayı çözmüşler ve yazılanlar hala geçerli. Şu andan itibaren “alıntı” defterime eklendi bile.

    *************************

    Okurken bile huzurlanıyor bünye… Bi daha okucam ben. oh.

  11. 11

    Ziyaretiniz ve yorumunuz için çok teşekkür ederim. Bu devirde ıslak imza atanların ne hale düştüğünü çok güzel bir şekilde tanımlayan o güzel yorumunuza çok teşekkür ederim.
    Evet, bu devirde “ISLAK İMZA ATILMAZ” adamı ipe götürürler!..

    ***********************

    Yerine dijital imza atalım. Daha zevkli.

  12. 12

    hani hitler hep öcüydü ya nasıl bu kadar duyarlı bakabilmiş hayata ,ilişkiye ..
    eee bende kendime söyle diyeyim ;
    herkesin içinde iyi bir yan vardır bunu unutma ey gülll:)) .
    :tabrakan:

    *************************

    İnsanın içindeki iyi ve kötünün savaşı insanın kendisidir.

  13. 13

    Beni yavaşlat kabul, ama saatleri de durdur. Yoksa sadece bana mı sinir bozucu geliyor sürekli değişen rakamlarla sanal bir zaman algısının içinde varsayılmak..

    ************************

    Saat durunca zaman dursa keşke.
    Saat, insanların zamanı yanlış idrak etmesini sağlayan bir yanılsama aygıtıdır. ( Saatine bakar, gülümser… )

  14. 14

    anlaşıldı.En eski meslek dilencilik.

    *********************

    Benim bildiğim en eski meslek başka bi şeydi ya.

  15. 15

    Tanrım sen o zaman bana bu aklı niye verdin,ben yan geleyim ,bütün işi sen hallet.

    ***************************

    Yatmıcaz, yavaşlıcaz sadece.

  16. 16

    aheste ve ahenkle.

    **************************

    Ilgıt ılgıt. oh.

  17. 17

    dilekti sadece..kepeksiz saçlar gibi..

    *************************

    Ayağa taş bağlayıp kızgın kumlardan serin sulara bodoslamak gibi. ( nasıl ya? )

  18. 18

    iii ben hariç

    *****************

    Biz dahil. Hiç kimse. ( Anlamaya çabalar, bakınır…;)

  19. 19

    yavaşlıcaz-1

    ******************

    Durayazdım.

  20. 20

    düzgüm yavaşlayan mı

    *********************

    Hı hı. İvmeli olan.

  21. 21

    :)))) o da olur..ahenkle uçuşan kepeksiz saçlar gibi, uçuşsak keşke..böyle acelesiz, sakince..mis gibi..:)

    ***********************

    Mutluluk pıtırcıkları olunsa.
    Amber koksa. Sınıf sınıf etsek.

  22. 22

    yavaşlıcaksınız iiii bekliiim bari

    ********************

    Yavaşca yavaşlıcaz bu durum bekleme süreni artırabilir.

  23. 23

    nasısa dümya yuvarlak

    ***********************

    Dünyanın en hoşuma giden tarafı bu.
    Bi de dönüyo ya. Bayılıyorum bu duruma.

  24. 24

    tikat eksen kaydı gün kısaldı diyolar

    *******************

    (Şifreli mesajı çözmeye çabalar. Günler uzamıyor muydu diye düşünür. Tikat eksen diye geçirir aklından. Oracıkta pötürdeyiverir. )

  25. 25

    kendi yavaşlayamı bu

    **********************

    Yavaşlama mı?!
    Kendiliğinden oluyor. ( Ne oluyo ya? )

  26. 26

    yavaşlayamamı

    *********************

    Yavaşlayamamış sanki evet. ( atar belki tutar diye bekler. )

  27. 27

    kendini dengeleyememi bu :)

    ********************

    Kıpraşma gibi sanki.
    Rezonansa girme.
    Titreme aniden.

  28. 28

    Günün karmaşası içerisinde bana sonsuza kadar yavaşlayacak tepelerin sukunetini ver.

    bu cümle tartışmaya açılmalı

    *********************

    Usturuplu bi cümle bu.
    Günün karmaşası içerisinde aniden durup “ahanda tepelerin suküneti üstüme geldi, uzak durun benden, şuracıkta pısıp duracağım” diye haykırsak.
    Çevredekilerin şaşkın bakışlarını umursamadan hibernasyon yaşasak.
    Bundan hoşlanırım zannımca.
    Denicem. ehi.

  29. 29

    tefsirciler toplansın

    *********************

    Şu sıralarda tefsirciler şebelek gibi bakınmakta.
    Toplansalar bile burayı bulmaları çok vakit alır.
    Sadece kulakları çınlıyor.

  30. 30

    kim tercüme etmiş bunu kine:) :hammer kim tercüme etmiş bunu kine:)

    ***************************

    Sanırım Urartular. Fakat onlardan sonra kim tercüme etmiş bilmiyorum. Fena olmamış ama.

  31. 31

    En dikkat çekici olan ise tarihi ama

    ***********************

    Biraz eski evet.

  32. 32

    görünen o ki bunca yılda pek bir hareket olmamış diyeceğim,Tanrı kabul etmiş duayı evet yavaş yavaş hıııızzlaaanaaacaaaağıııızzzzzzz (ağır çekim düşünüüüüürrr) :lapar

    ***********************

    Umarım etmiştir. Ben pek emin değilim.
    Bu arada; kendini yavaşlatan evreni de yavaşlatır.

  33. 33

    şu sağ eldeki kaşık aslında yok biliyon demi sen ?

    ************************

    Göz yanılması gibi ehi.

  34. 34

    :))
    hititleri hitler okumuşum hihihi

    ***********************

    Yanlış okuma anında eğlence pompalanmıştır dimağına.

  35. 35

    ama dikat olmalı tabi senin evren yavaşken tavşan masalından ders almış bir torun tavşanın evrenine rasgelmemeli valla o masalı tavşanında bildiğini unutmamalı o bi kere olur:)

    ****************************

    Kim demiş unuttum ama geçmiş geleceğe suyun suya benzediği gibi benzermiş. ( nasıl bir lakırdıdır bu? )

  36. 36

    onun için hala suya bakıyolar

    *********************

    Herkes bakabilir ama kim görebilir?

  37. 37

    demek ki

    *********

    Hı hı.

  38. 38

    http://www.youtube.com/watch#videos=6BSLMExPbng&v=AlPqL7IUT6M
    baksana ,görsene

    *******************

    Önceden görmüştüm bunu. İyi geldi.

  39. 39

    Ne garip, bu yazının başlığı bana “Fren yapmam gerek” dediğimi hatırlattı. Bazen frene basmak şart oluyor, evet.

    Ayrıca Hitit’lerin bu yazısı bana kızılderili kitabelerini de anımsattı. Onların o güzel sözlerini çok beğenerek okumuştum, hattâ paylaşmıştım da. Çok anlamlı, ders alınacak öğütleri ve görüşleri vardı.

    Doğa’yla bütünleşebilen insanların mutluluğu, sadeliği yakalayabildiğini düşünüyorum. İnsanoğlu doğa’dan uzaklaştıkça, makineleşip huzuru da kaybediyor, ne yazık!
    :norose:

    ***************************

    Kendimi doğaya vermek istiyorum.
    En yakın mağaraya gidip orda yaşasam.

  40. 40

    bunu ii saklamalı ilerde yine yorulmasınlar gelecein musu biz olcaz da,evet vardık felan yazmaya başlayalım bak Norveç sandıkların içine tohumları doldurup tepelere gömdü bile.Rınnnnn rınnnn rınn..:)

    **************************

    Geleceği düşünmek yetmez bilmek de gerekir.

  41. 41

    yeni sözler etmek gerek.asitavandas yok mu gelir yazarsa artık uzun zamandır doğa doğa,teknoloji ile ilgili ezber sözlerin dışında birşeyler etme zamanıdır.Önce doğa nedir,kültür nedir,doğa sadece mağara çiçek böcek değildir.Sadece doğa ile olmaz,öyle sanıyoruz ama dünyanı teknoloji çağında doğaya sığınmak değildir sorun,doğa insanları makineleştiği için değil,yanlış yeri biçtiği için affetmiyor.Patlamak üzere olan bir yanardağının eteğine ev yapmak doğa ile bütünlük değil,ahmaklıktır.Uzun bir konu bu..

    ************************

    Sonsuzluğa inanıyorsak hiç bir yeni sözün olamayacağını da bilmeliyiz.
    Henüz söylemediklerim bile yeni sözler değiller…
    Bence önemli olan yeni sözler etmek değil.
    Önemli olan o sözleri neden ettiğimiz gerçeğiyle başa çıkabilmektir.
    Sözlerin özü doğadadır.
    Onu dinlemeyi ve anlamayı başarabilirsek söz etmeye de gerek kalmayacak bir gün.

  42. 42

    Uygar çağda doğa ile fazla bütünleşen bir çiftin Avustralyadaki faciasını da izledik sanırım bir ilginç evlilikti du bakayım ne idi?Kimle kim birbirine aşık olup evlenmişti?Fazla doğa ile yaşamak hayra alamet değildir söyleyeyim gelişmiş neokorteks ile mağarada yaşanmaz.Bizim derdimiz sanırım doğa ile bütünlük değil,doğaya zarar vermemek olmalıdır.Ama doğaya zarar vermeyecek isek türlü sapkınlıklara da hak vermemiz gerekecektir.Düşünelim lütfen..Fazla hayal dünyasında gezinmek te insanı mutsuz eder doğanın böyle garip bir yaptırımı da vardır işte.İnsan doğası ise içerisinde her türlü pisliği barındırır,yapay modern çöpler hele pislikler çoğaldığı beri zihne yenileri dolmaktadır,işte insanların dikkatsizlikleri düşüncesizliklerin düşünce ve insana hasmış gibi yaşanıp kötülükleri beraberinde getirmektedir.Frene basmayacağız,düşüneceğiz,doğruyu ,iyiyi düşüneceğiz boş işleri değil,iyi nedir,kötü nedir neye göredir,gerçek tektir oyumben.İnsanlara salt bilgelik,ya da bu dünyada ahmakça iyilik öğretileri sunmamalı hem para hem tanrı bir arada olmaz demek ne demektir,olur efendim bal gibi olur sen parayı Tanrı’yı unutmadan kazanıyor,digerlerinin haklarını yemeden,tecavüz etmeden kazanıyor isen niçin olmasın,parasız yaşanmaz bu devirde..Hadi dalalaım bu anlamda para suçsuzdur,para bir değişimdir,sorun şudur ki atıyorum bir halıya bir torba pirinç verildiği takas usulünde digerinin on torba pirince bir halı istemesidir.Erdem diye birşey aslında yoktur bakın,doğru vardır,erdem dedikleri şey aklını yanlış kullanan insana doğruyu hatırlatma çabasıdır ama erdem kendisi ile beraber tembel dilencileri meydana getirmiştir.Bakınız akılsız iyilikte kötüdür.Ahmaklıktır.Uyanmak gerekli.Yorgunluğun bıkkınlığın getirdiği bilgelik arayışını değil,bilge insanların çağı atlayışını dilemek gerekir.

    **********************
    Doğa ile bütünleşmeyi başaramamış insan doğaya zarar verdiğinin farkında olamayacaktır. Diğer yandan insan kötülüğü de iyiliğide içinde barındırır. Hangisinin galip geleceğine de kendisi karar verecektir elbet. Tek sorun günümüzde iyi ve kötünün arasındaki çizginin incelmesi ve görülmesinin zorlaşması. Yavaşlamanın gerekliliği bu çizgiyi görebilmekle ilgilidir.
    Dingileşemeden iyi ve kötü arasındaki ayırımı yapmak kolay olmayacaktır. Şimdi dinginleşmeliyim. Düşüneceğim…

  43. 43

    Millet uzay çağını yaşar iken biz niçin yavaşlayıp tavşanın bayırı aşmasını izleyeceğiz yahu hertaraf yanlış dolu ,niçin adam habire tedbir alır,hem dinini hem milliyetini hem ideallerini,teknolojisini geliştirirken hala hurafeler ile ellerini açıp yukarıdan bekleyenlerle,ya da maneviyatı kullananlar ile dolu bir toplumun dolaylı olarak başımıza açtığı işlere susacağız,durun demiyor tanrı kullanın diyor yahu akıl verdim sonuna kadar yaşamak,yaşatmak için kullanın ama güzelliği de unutmayın,beni de unutmayın.Elin gavuru dediğiniz dininin savaşını bilimle ilimle yapıyor sanıyor musunuz ki Tanrı’yı inkar ediyor,dini inkar ediyor,bütün çalışmalar ilimler bilimler teknolojiler kendi sırları,kendi dinleri için ama biz sanıyoruz ki bunlar bizi dinden çıkarır,çıkarmaz sapla samanı karıştırmamalı çıkarmaz,varolduktan sonra ne var ise tanrının yokluğunu inkar için değil,varlığına ve kudretine daha da hayran olmak daha da şükretmek için olur ise çıkartmaz…Bu toplum gaza basmalı kardeşim bu kadar basit aklımızı sonuna kadar kullanmalıyız…Doğru yolu da bize gösterecek olan akıldır,bu yazıda akıllı insan yazısıdır,doğasına fazla yenik düşeninde sonu kodestir bazı durumlarda…Gerçekçi olmalıdır..

    *****************************

    Toplum zaten gaza başmış gidiyor.
    Yavaşlayalım derken miskin miskin oturup pineklemekten bahsetmemiştim.
    Yavaşlama isteğimin sebebi; tabiyatın ve içinde yaşadığımız gezegenin dinamiklerini kaçırmamak, doğru yolu bulmak içindi.
    Yanlış yolda istediğin kadar gaza bas. Bu sadece senin yanlışlarını pekiştirecektir.

  44. 44

    Bakın ben size söyleyeyim fazla zihin temizliği yapar isek fazla doğaya döner isek dua edecek Tanrı’da kalmaz böyle 2000 yıllık değil yirmi otuz binyıllık düşünelim geriye doğru hızla bir gidelim bakalım,ya da hiç gitmeyelim bir kaç denek üzerinde çalıma yapalım ama etik değil biz akıllıyız artık bakalım tek kelime dua edebilecek,namaz kılabilecek mi bu insan…uçup uçup yükseldiğimiz yerlerde akıl ürünüdür,bilgi ürünüdür.Doğa acıktığın an doymak için yok edeceksin der,akıl ilerde de acıkacaksın,stokta yap der…aynı akıl sana başkasının hakkını da yeme insan ol der…

    ****************************

    Sanırım problem aklımızı nasıl kullandığımız ile ilgili.

  45. 45

    Bana değiştirebileceğim şeyleri değiştirmek için cesaret,

    Değiştiremeyeceğim şeyleri kabul etmem için sabır,

    İkisinin arasındaki farkı bilmek için akıl ve

    Beni aşkın körlüğünden ve yalanlarından koruyacak dostlar ver…

    Görüldüğü üzre insanlığa olan olmuş bu satırlara göre kişi diyor ki değiştiremeyeceğim şeyleri kabullenmek için sabır bak ben etsem ne derdim,benim,benim gibiler ile birlik olur isem değiştiremeyeceğim bir şey yoktur Tanrı’m bu yolda beni yalnız bırakma,çünkü bu değiştiremeyeceklerimi de insanlar yaptılar,bir filin gücünün karşısında niçin sabır dileyeyim ki,ya da bir kaplan gibi olamıyorum niçin sabır isteyeyim ki,ama temelini çürük atan adamların başımıza getireceği felaketleri değiştirebilirim,bizi mutsuz eden yanlış kuralları değiştirmek için birşey yapabilirim,dedikodu yapmayabilirim mesela,yapanı da susturabilirim,dersini verebilirim,canlıların ölümlerine neden olmayabilirim çoooookkk şeyler yapabilir değiştirebilirim Tanrı’m beni utandırma çıktığım yolda…Dua böyle edilir…
    Değişmeyeceğini düşündüğüm şeyler için önce bu düşüncelerimi değiştirebilirim…
    Bütün değişmeyeceğini düşündüklerimiz,değiştirenler yüzünden oldu….

    *******************************

    En iyi duanın nasıl olacağı hakkında fikir yürütmek çok fayda sağlamayacaktır kanaatindeyim.
    Herkesin duası kendi seçimlerini gösteren bir hal tarzıdır.
    Aslında iyi ya da kötü hal tarzının ne olduğundan daha önemlisi, ürettiğimiz hal tarzına duyduğumuz inançtır.
    “Tanrım, değiştiremeyeceğim şeyleri kabul etmem için sabır ver” demeden önce “Bana değiştirebileceğim şeyleri değiştirmek için cesaret ver” diyoruz. Aslında bu mantıklı bir sıralama bence.
    Burada anlatılmak istenen şey; hiç bir şey değiştirilemez, değiştirmeye çabalama, olduğu gibi kabul et olmasa gerek.
    Sanırım değiştirilmek istenilen şeye odaklanılması ve bu kavramın inançla beslenmesi gerektiği ifade edilmiş. Ancak şu da bir gerçek ki her insanın kendi sınırları ve yetersizlikleri var. Ben şimdi uçacağım, yerden kesileceğim diye bir hedef koymak oldukça tartışılacak bir hedef olur. Gerçi geçenlerde bunla ilgili bir video izledim, vatandaş uçtuğunu iddia ederek iniltiler çıkartıp titriyordu. Ancak ben ekranda uçan bir insan göremedim. Bu vatandaşın durumuna düşmemek için insan sınırlarını bilmeli, kısaca kendini tanımalıdır.

  46. 46

    Bazı kelime hataları aceleden oluyor biline örneğin 2000 yıllık gibi tanrının yokluğu gibi..

    ***********************

    Olsun biz okuyunca anlıyoruz.

  47. 47

    Yaşayamazsın ki! Hele de sen…
    :pertamax

    *******************

    Deneyesim geldi.

  48. 48

    anlaşıldı ,fikirlerini paylaştın teşekkür ederim .Ancak dediklerimin ardındayım,aynı şeyi söylesek bile,karşılığında muhalefet oluyormuşsun gibi bir hava seziyorum..Hoşkalasın..Belki ölüleri için geçerli o sabır,elde olmayan birşey yani.ama ilk zamanlarda oda yoktu.Siz deyin ben bunları demiyorum.

    *******************

    Özgürlük ne hoş bi şey.

  49. 49

    sağlayacaktır arada çok fark var çünkü.

    *******************

    Farkı farkedebilmek de çok güzel.

  50. 50

    ben doğru yola gaza basmaktan bahsettim okudun değil mi ne dediğimi ?

    *****************

    Hı hı.

  51. 51

    Hem de M.Ö 2OOO yılında yazılmış bir yazıyı paylaşmışsın ben seni yıllardır biliyorum senin yazı olsa direk sana eleştiri yaparım,yazıyı eleştiriyorum benim için çok basit hiçbir özelliği olmayan ve bunca yılda insanlığın hala bunu söylemesi insanlık adına utanç verici bir durumdur çok daha iyilerini çok sonra yazanlar da oldu onları da eleştirebilirim..Ben işlerin böyle gittiğini düşünmüyorum artı senin de böyle düşünmediğini izledim hep demek ki yanılmışım olabilir..Ben de böyle düşünüyorum yani…Ama doğruuu ama yanlıışş..

    *************************

    Her türlü bakış açısına saygım var.
    Bakıp, görüp, düşünüp, fikir üretip düşünen her insana saygım var.

  52. 52

    Yani kısacası bence akıllı insan artık doğa ile bir bütün olamaz o şansı kalmamıştır sadece olabildiğince iyi anlaşmaya çalışmalı diyorum fikrim bu…Ve yerinde sayanlarında buna sebep olanları biraz örnek almaya davet ediyorum insanlıktan çıkmak zorunda da değiller bunun için yani..

    **************************

    İnsan aklı olduğu için doğayı zorlamakta.
    Aklı oranında doğaya hükmetmekte.
    İlk çağ insanı gibi yaşamalı demiyorum.
    Ancak doğayı idrak etme çabamız her daim olmalı.
    Onun çığlıklarını duymaz isek, aklımız ne kadar büyük olursa olsun başarmamız çok güç olacaktır.

  53. 53

    yeni söz der iken bu sayfada etmediğimiz söz demek istedim.

    **********************

    O sözleri de edip rahatlasak.

  54. 54

    İlkel yaşamayabilir insan ama ilkel güdüler barındırıyor binyıllardır içerisinde taşıdığı ilkel güdüler taşıyor valla bunları az gelişmiş tabir edilen bölgelerde samanlıklarda da basabilirsin,şehrin gelişmiş bir barında da görebilirsin biz sapıklık diyoruz ama doğa ile bütün olunca değildir burada akıl devreye girer adam derse işte bütün yaşyorum bu doğamda var engelleyemezsin bu ve bunun gibi şeyler için diyorum artık bütün olamaz bitti o devir şimdilerde buna anarşi deniyor ama aslında doğaaal,ama hastalar,bunun da kategorileri var ben en basitini söyledim…

    *************************

    İlk insan gibi yaşayalım fikrini savunmuyorum.
    Dediğim gibi en büyük kötülükler insanın içinde yer alanlar.
    Aklımız oranında kötülük yapma potansiyelimiz var.
    Bilinç, akıl ve sağduyunun kazanacağı bir dünya istiyorum…

  55. 55

    Bu fikri savunuyorsun demedim ki?

    Doğa ile bütünlüğü hep ona zarar vermemek olarak algılamışımdır böceğini bile anladığım algıladığım olaylarını hissettiğim,olmuştur ama artık insan parçası olsa da ona düşman olmuştur,farklı bir yol çizmiştir,kötü bir yol,gerçi ahmaklığı yüzünden belasını bulup durmaktadır hala kör birşekilde devam etmektedir.Benim derdim bu şeytanların şeytanca yaptıklarına karşılık bu şeytanların yaptıklarını insanca yapmak ve farkı bir an önce kapatmak yoksa şeytan kazandı söyleyeyim…

    **********************

    Şeytan peşin çalışıyor. Bu yüzden kazanma şansı hep daha fazla oluyor.

  56. 56

    DEFALARCA UYARDIM OYSA.!KAPIYI AÇIK BIRAKMAYIN,KAÇIP BLOG YAZIYOR,YETMİYOR YORUMLARI YANITLIYOR!

    *****************************

    İstediğin kadar uyar nafile. Gene kaçarım. ( Soluk soluğadır, ani hareketler yapar, koşar… )

Yorum Yaz

[+] kaskus emoticons nartzco
Tembel Yorumculara Önerdigim Yorumlar :
Kendi fikrin yok mu? Benimkilerden seçebilirsin ;)