9′u 5 geçe…
Cuma, 11. Haziran 2010 9:38
Kategori: ATATÜRK, Sosyo-politik | Yorum (13) | Yazar: admin
Cuma, 11. Haziran 2010 9:38
Kategori: ATATÜRK, Sosyo-politik | Yorum (13) | Yazar: admin
Salı, 18. Mayıs 2010 22:25
“1919 senesi, Mayısın 19’uncu günü Samsun’a çıktım.” cümlesiyle başlar Nutuk.
Nolur okuyun!..
Geçmişimizle bağlarımızı koparıp bizleri köle yapmak isteyenlerin önündeki en büyük kalkandır bu belge.
Yakın tarihin özeti gibidir.
Ve bazen tarih kitaplarından daha çarpıcıdır günlük gazetelerin manşetleri.
Kitaplar süreçlerden bahseder. Oysa gazeteler o güne ait anlık haberleri aktarırlar.
Geçmiş gazetelerin sayfalarında, Türk Milleti’nin hangi inanılmaz şartlarda bağımsızlığına kavuştuğunu hatırlarsak, bize hediye edilen bu bağımsızlığı muhafaza etme azmimiz olacaktır…
Kâzım Paşa’nın dediği gibi:
“Bir çınar için toprak altındaki kökleri ne ise -ve bu kökler kurudukça çınar nasıl kurumaya başlarsa- bir millet için de tarih odur. Tarihini bilen millet, kökü sağlam çınar gibidir. Zamanla eski âdet ve anânesini, yaşayış tarzını unutan, tarihini bilmeyen, ecdâdının neler yapmış olduğundan haberi olmayan bir millet, kendini ayakta tutan köklerinden birkaçını kurutmuş demektir. Tarih okuyarak onu sulamak lâzımdır.”
O büyük insanı minnetle anıyorum…
1919 yılına ait gazeteleri okumak için aşağıdaki linkleri tıklayınız:
Pazartesi, 29. Mart 2010 9:12
“Gazi, Dikmen sırtlarında dinleniyor. 12 Şubat 1921.”
Gözlerimin hizasına asılmış fotoğrafın altında böyle yazıyordu: Gazi dinleniyor… Ama dinlenmiyordu. Atatürk’ün yüzlerce fotoğrafını görmüştüm. Bu fotoğrafta, dinlenen bir adam yoktu. Böyle bir adam görmüyordum. Ben bu fotoğrafta, bizden bıktığı için gözlerini kapatan birini görüyordum. Hepimizden, her şeyden bıktığı için bize bakmaktan vazgeçmiş birini görüyordum. Kurtarmak istediği insanların gerçekte bir sahtekarlar sürüsü olduğunu, onca çabasının hiçbir şeye değmeyeceğini düşünen bir adam görüyordum. Her şeyi bırakmak, her şeyden vazgeçmek, her şeyi siktir etmek isteyen bir adam. Hatta belki de hayatında ilk kez ölmeyi düşünen bir adam. Ölüp yok olmayı, kara karışmayı. Ölerek donmayı ya da donarak ölmeyi bekleyen bir adam görüyordum. Fark etmez, diye düşünen bir adam. Hiç fark etmez. Tek bir insan sesi daha duymak istemeyen, tek bir insan yüzüne daha katlanacak gücü olmayan bir adam. Bu yüzden kapalıydı gözleri. Üşüdüğünden değil, duymamak için örtmüştü kulaklarını. Evet, kesinlikle böyle olmalıydı. Gözlerimi ve kulaklarımı kapadım, diyordu. Artık istediğiniz kadar ihanet edebilirsiniz…
Kategori: ATATÜRK, Hakan GÜNDAY, Yazarlar | Yorum (9) | Yazar: admin
Cumartesi, 27. Şubat 2010 21:50
Asıl önemli olan ve memleketi temelinden yıkan ve halkını esir eden, içerideki cephenin suskunluğudur.
-ATATÜRK
Kategori: ATATÜRK | Yorum (15) | Yazar: admin