Kategori Arşiv 'Şiir'

Balık

Cuma, 7. Mayıs 2010 21:54

Sanırım çaresizlikle, idrak etmişliğin tehlikeli karışımı şu an damarlarımda dolaşan.
Fakat hayat bir şekilde devam ediyor…
Hala nefes alıp verebiliyorum.
Son zamanlarda kendimi okumaya verdim.
Birbirinden alakasız konulardaki kitaplara saldırıp, onların içinde kaybolup, saklanmak istiyorum sanki.
Ama bir şekilde bittiğinde kitap, beni dışarı fırlatıyor.
Bir balığın sudan karaya fırlaması gibi…
Nefes alamadığında çırpınmanın, durumu sadece daha da zorlaştırdığını ancak balıklar ve ben biliyorum sanırım.

Balığı duyumsamak için oka tıkla lütfen.

Adam yaşam ve ölüm arasında durmaktadır
Adam düşünür
At düşünür
Koyun düşünür
İnek düşünür
Köpek düşünür
Balık düşünmez
Balık sessiz, ifadesiz
Balık düşünmez, çünkü balık her şeyi bilir
Balık her şeyi bilir
- Goran Bregovic

Kategori: Kendimle_Konuşmalar, Müzik, Yabancı, Şiir | Yorum (27) | Yazar: admin

Nereden geldik? Neredeyiz? Nereye gidiyoruz?

Cumartesi, 6. Şubat 2010 11:58

Memleketimden İnsan Manzaraları:

Nazım Hikmet, Memleketimden İnsan Manzaraları’nı 1939′da İstanbul’da yazmaya başlamıştır.

İkinci Meşrutiyet’ten II. Dünya Savaşı sonrasına kadar çok geniş bir zaman diliminin öyküsünü (1908-1945) bu kitapta destanlaştırmıştır. Düzyazı, şiir, senaryo tekniklerinin iç içe kullanıldığı Memleketimden İnsan Manzaraları, şiir, roman, öykü, oyun, senaryo, destan olmayan ve hepsini içeren yeni bir türün habercisi olmuştur.

Beş cilt halinde yayımlanan ve yaklaşık 20,000 mısra olan bu yapıt, Nazım Hikmet şiirinin doruğunu oluşturmaktadır.

Nazım Hikmet yapıtıyla ilgili ön tasarısını şöyle açıklamaktadır :

1.İstiyorum ki okuyucu 12,000 mısraı bitirdikten sonra vıcık vıcık insan kaynaşan bir mahşerden geçmiş olsun,

2.İstiyorum ki bu insan mahşerinin konkre ifadesi okuyucuyla muayyen bir devirdeki, muhtelif sınıflara mensup Türkiye insanları vasıtasıyla Türkiye’nin muayyen bir tarihi devredeki sosyal durumunu anlatsın,

3.İstiyorum ki ikinci planda, Türkiye cemiyetini çevreleyen dünya durum muayyen bir devrede- anlaşılsın,

4.İstiyorum ki -nereden gelip, nerede olduğunu, nereye gidildiği? sualine, sahamın içinde azamî imkânlarla cevap verilsin.

*******************************************

Şiiri sesli dinlemek için:

Memleketimden İnsan Manzaraları

*******************************************

Haydarpaşa garında

1941 baharında

            saat on beş.

Merdivenlerin üstünde güneş

                               yorgunluk ve telâş

Bir adam

      merdivenlerde duruyor

                        bir şeyler düşünerek.

Zayıf.

Korkak.

Burnu sivri ve uzun

yanaklarının üstü çopur.

Merdivenlerdeki adam

                   -Galip Usta-

                        tuhaf şeyler düşünmekle

                                                 meşhurdur:

“Kâat helvası yesem her gün” diye düşündü

                                     5 yaşında.

“Mektebe gitsem” diye düşündü

                          10 yaşında.

“Babamın bıçakçı dükkânından

Akşam ezanından önce çıksam” diye düşündü

                                                    11 yaşında.

“Sarı iskarpinlerim olsa

kızlar bana baksalar” diye düşündü

                          15 yaşında.

“Babam neden kapattı dükkânını?”

Ve fabrika benzemiyor babamın dükkânına”

                              diye düşündü

                                  16 yaşında.

“Gündeliğim artar mı?” diye düşündü

                            20 yaşında.

“Babam ellisinde öldü,

ben de böyle tez mi öleceğim?”

                        diye düşündü

                        21 yaşındayken.

“İşsiz kalırsam” diye düşündü

                         22 yaşında.

“İşsiz kalırsam” diye düşündü

                     23 yaşında.

“İşsiz kalırsam” diye düşündü

                     24 yaşında.

Ve zaman zaman işsiz kalarak

“İşsiz kalırsam” diye düşündü

                     50 yaşına kadar.

51 yaşında “İhtiyarladım” dedi,

                  “babamdan bir yıl fazla yaşadım.”

Şimdi 52 yaşındadır.

İşsizdir.

Şimdi merdivenlerde durup

                        kaptırmış kafasını

                                     düşüncelerin en tuhafına:

“Kaç yaşında öleceğim?

Ölürken üzerimde yorganım olacak mı?”

                                                   diye düşünüyor.

Burnu sivri ve uzun.

Yanaklarının üstü çopur.

Denizde balık kokusuyla

Döşemelerde tahtakurularıyla gelir

                                Haydarpaşa garında bahar

Sepetler ve heybeler

            merdivenlerden inip

                        merdivenlerden çıkıp

                                     merdivenlerde duruyorlar.

Kategori: Nazım HİKMET, Şiir | Yorum (12) | Yazar: admin

Sayıklamalar 18

Cumartesi, 5. Aralık 2009 16:19

Yalnızlık…

Bazen budur insanı kamil eden, şair eden…

Yalnızlık,

Aklı kemiren aç bir kurtcuk.

Yalnızlık,

Erdemin damıtıldığı sıcak bir kazan…

Kategori: Sayıklamalar, Şiir | Yorum (2) | Yazar: admin

Hasat

Salı, 1. Aralık 2009 11:22

Ruhun denizine atılan kelime çapaları,

Sürer ruhu tarla gibi…

Aşkın körpe tohumlarını savurur şehvet,

Ve bekler hasadı…

Kategori: Kendimle_Konuşmalar, Şiir | Yorum (0) | Yazar: admin

Uyanırım da Karanlığın Zulmü Basar İçimi

Salı, 1. Aralık 2009 11:20

Uyanırım da, gündüzün değil, karanlığın zulmü basar içimi.
Ne saatler, Ah ne kara saatler geçirdik bu gece
Boyunca! Neler gördün yürek, neler; girdin ne hallere!
Ve dahası da ışıl ışıl daha uzun günlere ertelenmişti.
Şahidim var ki konuşuyorum böyle. Fakat, saat dilimdeki,
Yıllardır aslında, bir ömürdür. Ve ağıdım var ya ağıdım ince
Bitmek bilmez çığlıklarımdır, heyhat! yad ellerdeki can kişiye
Gönderilmiş de yerine ulaşmamış mektuplar gibi.
Safrayım ben, ben mide yanmasıyım. En katı hükmü Tanrının
Acıdır, ben bakayım ister tadına: oysa bendim benim tadım;
Kemikten yapılmışım, etle doldurulmuşum, laneti kan, tıka basa.
Ruhumun kendi mayası ucuz bir hamurdur, ekşir. Yok olan,
Yitip gidenler de böyledir, görürüm, ve geride bıraktıkları yangın
Benimkine benzer, onların kan ter benleri; beterin beteridir benimki ama.

-Gerard Manley Hopkins

Kategori: Şiir | Yorum (3) | Yazar: admin

Haiku

Salı, 1. Aralık 2009 11:12

Haiku, Japon şiirindeki geleneksel biçimler arasında en kısa olanıdır. Toplam on yedi heceden ve üç dizeden oluşur. Diğer bir ifade ile Haiku, on yedi nefes içeren üç soluktur. İlk iki dizede tutulan nefes sanki üçüncü dizede birden bırakılır gibidir.

“Eski havuza kurbağa atlayıverir-suyun sesi”

Haiku yazarı kafasında “bin kez” okuyarak yazmıştır; okur da, ister içinden ister yüksek sesle, iki kez peş peşe okursa, “anlamsız anlam”ı daha iyi görecektir.”

 

“Bahar meltemi

Kayıkçı piposunu çiğniyor”

 

Wohlfart bu konuda; “Anlam yalnızca sözlerde değil, sözlerin aralarında da yatar; satırların ve sözcüklerin aralarındaki ‘suskun beyazlıkta” demiştir. Dendiği gibi: Anlam bağlamını anlamaya, metin dokusunu kat eden ‘susku iplikleri’ de katılır.

Basho’nun konu hakkında bir açıklaması şöyledir: “Bu şiirde dikkati çeken şey, bence en küçük bir simgesellik bile hissettirmeden simgesel oluşudur. Çam ağacını öğrenmek istiyorsanız çam ağacına, bambuyu öğrenmek istiyorsanız bambuya gidin. Ve bunu böyle yaparken kendi kanılarınızı bir yana bırakmalısınız. Yoksa kendi kendinizi koşullandırır ve öğrenemezsiniz. Konunuz ve siz bir olduğunuz zaman şiiriniz de kendiliğinden oluşacaktır, yani konunuzda gizli pırıltılar ararken derin derin daldığınız bir zaman. Şiiriniz ne denli güzel söylenmiş olursa olsun, duygularınız doğal değilse –konunuz ve siz ayrı düşüyorsanız- şiiriniz gerçek şiir değil, yapmacık olacaktır.”

Basho’nun bu söylediklerinin gerisindeki Zen felsefesini yansıtan ifade Wohlfart’ın aktardığı biçimiyle şöyledir: “Zen’i hiç bilmeyenler için, dağlar yalnızca dağ, ağaçlar yalnızca ağaç, insanlar da yalnızca insandır. Kişi Zen’i anlamanın yarı yoluna gelince, bütün biçimlerin hiçliği belirir; dağlar artık dağ değil, ağaçlar artık ağaç değil, insanlar da artık insan değildir. Gene de, Zen’le ilgili tam bir anlayış kazanan kişi için, dağlar yeniden dağdan başka bir şey değil, ağaçlar yeniden ağaçtan başka bir şey değil, insanlar da yeniden insandan başka bir şey değildir.”

Al işte canım haiku yazmak istedi. Daha fazla kendimi tutamayacağım. Üç solukta on yedi nefesi akıtıvereceğim:

 

Kontrolsüz artan bize,

tokat için geriliyor evren…

***************************

Tanrı sakladı mutluluğu,

en zor yere, içimize…

Kategori: Kendimle_Konuşmalar, Şiir | Yorum (5) | Yazar: admin

Okudum, okudum, anlamadım…

Pazartesi, 30. Kasım 2009 20:14

Öyle bir hayat yaşıyorum ki,

Cenneti de gördüm, cehennemi de.

Öyle bir aşk yaşadım ki,

Tutkuyu da gördüm, pes etmeyi de.

Bazıları seyrederken hayatı en önden,

Kendime bir sahne buldum, oynadım.

Öyle bir rol vermişler ki

Okudum, okudum, anlamadım.

Kendi kendime konuştum bazen evimde.

Hem kızdım hem güldüm halime.

Sonra dedim ki söz ver kendine;

Denizleri seviyorsan, dalgaları da seveceksin.

Sevilmek istiyorsan, önce sevmeyi bileceksin

Uçmayı seviyorsan düşmeyi de bileceksin

Korkarak yaşıyorsan, yalnızca hayatı seyredersin

-Nietzsche

Kategori: Felsefe, Friedrich Nietzsche, Şiir | Yorum (0) | Yazar: admin

Kurt Adam

Pazartesi, 30. Kasım 2009 16:43

Ayı seyrediyorum.
Belli belirsiz bir sırtarış var yüzümde.
Gözlerimde bir parıltı.
Hiç bir şey hatırlamadığımı hatırlıyorum,
Ay tabak gibi olunca…

Kategori: Şiir | Yorum (0) | Yazar: admin

Nazım HİKMET

Pazartesi, 30. Kasım 2009 16:12

Yağmur çiseliyor,
korkarak
yavaş sesle
bir ihanet konuşması gibi.

Yağmur çiseliyor,
beyaz ve çıplak mürted ayaklarının
ıslak ve karanlık toprağın üstünde koşması gibi.

Yağmur çiseliyor,
Serezin esnaf çarşısında,
bir bakırcı dükkânının karşısında
Bedreddinim bir ağaca asılı.

Yağmur çiseliyor.
Gecenin geç ve yıldızsız bir saatidir.
Ve yağmurda ıslanan
yapraksız bir dalda sallanan şeyhimin çırılçıplak etidir.

Yağmur çiseliyor.
Serez çarşısı dilsiz,
Serez çarşısı kör.
havada konuşmamanın, görmemenin kahrolası hüznü
Ve Serez çarşısı kapatmış elleriyle yüzünü.

Yağmur çiseliyor.

Kategori: Nazım HİKMET, Yazarlar, Şiir | Yorum (2) | Yazar: admin

Balık

Pazartesi, 30. Kasım 2009 16:01

Adam yaşam ve ölüm arasında durmaktadır
Adam düşünür
At düşünür
Koyun düşünür
İnek düşünür
Köpek düşünür
Balık düşünmez
Balık sessiz, ifadesiz
Balık düşünmez, çünkü balık her şeyi bilir
Balık her şeyi bilir

Goran Bregovic

Kategori: Şiir | Yorum (0) | Yazar: admin

Korku

Pazartesi, 30. Kasım 2009 15:45

Insanlarin çogu kaybetmekten korktugu için, sevmekten korkuyor.
Sevilmekten korkuyor, kendisini sevilmeye layik görmedigi için.
Düsünmekten korkuyor, sorumluluk getirecegi için.
Konusmaktan korkuyor, elestirilmekten korktugu için.
Duygularini ifade etmekten korkuyor, reddedilmekten korktugu için.
Yaslanmaktan korkuyor, gençliginin kiymetini bilmedigi için.
Unutulmaktan korkuyor, dünyaya iyi birsey vermedigi için.
Ve ölmekten korkuyor aslinda yasamayi bilmedigi için.

W.SHAKESPEARE

Kategori: William Shakespeare, Yazarlar, Şiir | Yorum (2) | Yazar: admin

Maskem

Pazar, 29. Kasım 2009 4:16

Dışarı çıkarken bir maske taktım,

Eve döndüm baktım maskem düşmüş.

Ertesi gün bir maske taktım,

Eve döndüm baktım maskem yüzümmüş.

Kategori: Kendimle_Konuşmalar, Şiir | Yorum (2) | Yazar: admin

Gövdeden Gövdeye Sevinç Boşalt

Pazar, 29. Kasım 2009 0:35

Ey bellek !

Topla beynin salonuna

Sayısız sevgilileri dizi dizi

Gözden göze gülüş boşalt

Donat gecesini geçmiş düğünlerin

Gövdeden gövdeye sevinç boşalt

Unutmasın hiç kimse bu gecemizi..

Flüt çalacağım bu gün

Kendi öz omurgamla…

-Viladimir Mayakovski

Kategori: Şiir | Yorum (0) | Yazar: admin