Yaratıcı Tekamül (1907) / Henri Bergson

“Bergson özgür iradeye ve var olma sevincine yaptığı vurguyla Yaratıcı Tekamül eseriyle Nobel Ödülü kazandı.Yaratıcı Tekamül bilimsel mantığıa saygısızlık teşkil etmeden Bergson’un neleri Darwinizm ve evrimci teorinin zayıf noktaları olarak gördüğünü ele alır. Bergson’un kafasında Darwinizm mükemmel bir mekanik teoridir ama bunun, gerçekliğinin bütün hikâyesi olduğu hatasına düşmemek gerekir. Evrim yaşamın tezahürlerine vurgu yaparken Bergson yaşamı üreten ‘yaşama gücü’yle ilgilenir. Çoğu kişi için söz konusu ‘elan vital’, anlaşılması güç neredeyse mistik bir kavramdır. 1940’larda kitap akademik okuma listelerinden çıkmasına rağmen, Fransız filozof Gilles Deleuze ve onun ‘oluş’ fikri sayesinde Bergson’a olan ilgide yeniden bir canlanma olmuştur.”

“Bergson’a göre aklımız sadece fiziksel dünyayı değil, onu şekillendiren görülmeyen güçleri de açıklayacak donanıma sahiptir. Yalnızca mekanik bir bakış açısına saplanıp kaldığımızda açıklamalarımız da sorunlu olarak yapay ve sembolik olacaktır. Kazanmaya çalışmamız gereken anlayış, yaşamı doğuran ve ona canlılık katan yaratıcı dürtüdür. Evrim devam ettiği sürece sadece yaşam formlarını değil, aklın, evrimi anlamasına imkân verecek fikirleri ve onu açıklamaya yarayacak terimleri de bize verebilecektir.”

“Geçmiş tamamen şimdiki zamanla sarmalanmıştır ama bir sonraki anı da belirlemez. Yaşayan bir şeyi gerçekten bilmek için o şeyi bir tür faal akışın bir parçası olarak görmek gerekir, bu akışın doğası da sonsuz bir yaratımdır.”

“Evrene dair mekanik görüş olayların, nedenleri tarafından belirlendiğini öne sürmektedir ancak Bergson’a göre ‘neden’ oldukça istikrarsız bir şeydir. Bersgon olayların ya da sonuçların akışkan olduğunu söyleyerek genel nedensellik anlayışını tersine çevirir; nedenler, olayların ve sonuçların varoluşlarını açıklamaktan ziyade olaylar ve sonuçlar için bir ‘neden’ sunarlar.”

“Doğa devam etmekte olan bir kavrama planından daha fazlasını ve daha iyisini içerir. Aslında plan, bir işe tahsis edilmiş bir terimdir: Önü kapanmış bir gelecek demektir. Oysa hayatın evrimi önünde, geleceğin kapıları sonuna dek açıktır.”

“Çevreye uyum sağlamak, evrimin bir an bile sorgulamadığımız zorunlu koşuludur. Kendilerine etkiyen varoluş şartlarına ayak uyduramadığı takdirde bir türün yok olacağı açıktır. Bunun dışında kalan koşulların evrimin hesaba katması gereken güçler olduğunu kabul etmek bir şey, bunların evrimi yönlendiren sebepler olduğunu iddia etmek başka bir şeydir. Asıl itici güç hipotezi, yani yaşamın çok daha karmaşık formlar tarafından yüksek, daha yüksek yazgılara taşınmasını sağlayan kaderler tarafından taşınan hayatın içsel itkisini dışlar.”

“Bir evreni, mekanik ve belirlenmiş şekilde görmek isteriz fakat gerçekte hayatı ve zamanı içerdiği için aslında sürelik akışkan ve olasılıklara açıktır.”

Henri Bergson

Henri Bergson, 1859 ile 1941 yılları arasında yaşamış, Fransalı idealist yaşam felsefesi öğreticisidir. Babası yetenekli bir müzisyendi. Annesi ilk eğitimini veren İngiliz bir Yahudi aileden geliyordu. Sadece felsefede değil aynı zamanda matematik, doğa ve insani bilimler alanında çalışmalar yapmıştır. 20. yüzyıl felsefesinde pozitivizme ve akla karşı başkaldırının önemli bir temsilcisidir. Akla karşı başkaldırışının nedeni aklın tek başına gerçekliğin yapısını bilemeyeceğine dair inancından kaynaklanmaktadır.

Henri Bergson’un Bilgi Felsefesi

Henri Bergson’a göre iki türlü bilgi edinme yolu vardır. Bunlar:

Zekâ ile bilgi edinme: İnsan zekâsı oluş ve yok oluş içerisinde hareket eden varlıkların bilgisi bilemez. Bu tür bilgi mutlak olmadığı gibi gözleyen kişinin bakış açısına göre değişen bilgidir.

Sezgi yoluyla bilgi edinme: Oluş ve yok oluş içerisinde sürekli değişim gösteren varlığın bilgisi sadece sezgi yoluyla bilinebilir. Varlığa dair mutlak bilgi sezgi ile elde edilir.

Zekânın kendisi de madde olduğu için durağandır. Fakat devinimi ve hayatı maddi olan bir zekâ ile kavrayamayız. Bunun için maddeyi ve hayatı içeriden kavrayacak sezgiye ihtiyacımız vardır. Zekâ zaman, oluş ve yok oluştan bağımsız olan matematiksel bilgileri bilebilir. Fakat hayat, ruh ve zaman gibi şeyleri zekâ ile bilemeyiz.

Zekânın eseri olan bilimsel bilgi olaylar hakkında öngörüde bulunmayı, kontrol edebilmeyi ve bir mekâna sokup kalıplaştırmayı tercih eder. Çünkü kendisi pragmatik bir amaçla kullanılır. Hareketli her şeyi hareketsiz halde anlamaya çabalar. Bu nedenle her şeyi somutlaştırır ve kavramlarla açıklamaya çabalar. Fakat yaratımı ve zamanı algılayamaz.

Henri Bergson bir insanın özünün zekâ ile kavranamayacağını ileri sürer. Zekâ ve analiz ele aldığı ve kavramsallaştırdığı varlığın yalnızca çok kısıtlı bir yönünü görür. Sembollerle ifade edilen şey nesnenin kendisini tam olarak karşılayamaz. İstanbul’un yüzlerce remini bir araya getirsek bile hiçbiri İstanbul’un gerçekliğini tam olarak bize veremez. İstanbul, onu ifade etmeye çalışan resimlerden daha çoğudur.

Henri Bergson’a göre zekâ ve sezgi arasındaki fark genel olarak şöyledir:

Zekâ ile elde edilen bilgi kavramsallaştırdığı ve sembollere döktüğü varlığın dışsal ve kısmi bilgisini verir. Oysa sezgi kavranan nesnenin içsel bilgisini verir. Elde edilen bu bilgi kavramlarla açıklanamayacak kadar yoğundur.

Zekâ bilgisi görelidir. Oysa sezgi yoluyla elde edilen bilgi mutlaktır.

Sezginin bir varlığı kavraması için sembollere ihtiyacı yoktur. Fakat zekâ için kavramlar ve semboller şarttır.

Sezgi duyularla elde edilemeyecek içsel bilginin kapılarını açar. Zekâ duyulara bağımlıdır.

Henri Bergson, içgüdü ve zekâ arasında bir ayrım yapar. İçgüdünün algısı çevresiyle sınırlı olup tinsel şeyleri bilemez. Ayrıca içgüdü kendi üzerine düşünemez. Zekâ ise içgüdüdeki bu eksiklikleri giderebilecek güçtedir. Fakat zekâ da değişemez olanın ve değişmez olanı kavrayabilir. Geometri ve mantık alanı dışındaki bilgileri kavrayamaz. İçgüdü ve zekâ birleşerek sezgiyi oluşturur. Sezgi, kendi bilincinin farkına varmış içgüdüden başka bir şey değildir.

Zekâ ve içgüdü din ve ahlakın iki temek kaynağıdır. Zekânın ön planda olduğu toplumlar kapalı toplumlardır. Bu toplumun en belirgin özelliği özgürlük değil yasalardır. Oysa sezgiye dayanan ahlaka sahip toplumlar ise özgürlüğün egemen olduğu toplumlardır. Kapalı toplumlarda yaşayan bir bireyin evrimi istenilen düzeyde tamamlanamaz.

Henri Bergson’da zekâ ve içgüdü ayrımı, onun metafizik görüşünü de ifade ettiği bir ayrımdır. Ona göre zekâ bilimi, sezgi ise metafiziği ifade eder. Zekânın sayesinde yürütülen bilimsel çabalar hakikate ulaşamaz. Doğa bilimleri bile sürekli tekrarlanan ve canlıların sadece gözlenebilen formalarını sembolleştirir. Buradan hakikate ulaşabilecek bir bilgi çıkarmak imkânsızdır. Oysa sezgi yoluyla metafizik gerçek oluşa ulaşabilir. Buda hakikati tam ve eksiksiz bir biçimde kavrayış demektir.

Henri Bergson ve Hareket Paradoksları

Henri Bergson’a göre zekâ hareketi kavramaya çalıştığı zaman Zenon’un ileri sürdüğü hareket paradokslarıyla uğraşmak zorunda kalır. Hareket ve değişim gibi devinimsel durumlarda, tek bilgi kaynağı sezgidir.

Ona göre sezgiyi araç olarak kullanan metafizik hareket ve oluşu açıklayabilecek tek alandır. Zekâ hareket ve oluşu açıklamada yetersizdir ve sürekli Zenon tarzı paradokslara düşer.

Henri Bergson Zaman Anlayışı veya Süre Kavramı

Henri Bergson, zekâya dayalı bilimlerin ortaya koyduğu ölçülebilen ve sınırlandırılmış zaman kavramının doğru olmadığını ileri sürer. Ona göre, böylesi bir zaman anlayışı durağandır ve zamanın akışkanlığını anlamada yetersizdir. Bu zaman anlayışında zekâ araçlara ihtiyaç duyar. Fakat sezgi ile kavranan somut süre, insanın aracısız olarak elde ettiği bir zaman anlayışıdır. Gerçek zaman homojen değil heterojen ve birbiri içerisine girmiştir.

Zaman sürekli değişen bir yaratım meydana getirir; ona göre tıpkı evrim gibi. Bu değişim nedeniyle geleceği önceden kestirebilmek imkânsızdır. Henri Bergson tıpkı varoluş felsefecileri gibi hayatın önceden kestirilebilecek bir amacı olmadığını söyler.

Henri Bergson’da Ruh Beden İlişkisi

Henri Bergson’a göre ruhun bedene göre yetenekleri sayesinde bir üstünlüğü vardır. Beden fiziksel olması münasebetiyle mekâna bağlıdır. Oysa ruh zaman ve mekâna bağlı değildir. Kişi yaşantıları sayesinde ruhu dönüşüme uğrayarak kişinin benliğini oluşturur.

Kaynak: https://www.felsefen.com/henri-bergson-kimdir/

Bilgi Paylaştıkca Çogalır...

Tek Cevap Kime:“Yaratıcı Tekamül (1907) / Henri Bergson”

  1. Turqoise says:

    👌🏼👏🏼👏🏼😊😍

    **************************

    :)

Cevap Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[+] kaskus emoticons nartzco

İfade eklemek için tıklayınız.

SmileBig SmileGrinLaughFrownBig FrownCryNeutralWinkKissRazzChicCoolAngryReally AngryConfusedQuestionThinkingPainShockYesNoLOLSillyBeautyLashesCuteShyBlushKissedIn LoveDroolGiggleSnickerHeh!SmirkWiltWeepIDKStruggleSide FrownDazedHypnotizedSweatEek!Roll EyesSarcasmDisdainSmugMoney MouthFoot in MouthShut MouthQuietShameBeat UpMeanEvil GrinGrit TeethShoutPissed OffReally PissedMad RazzDrunken RazzSickYawnSleepyDanceClapJumpHandshakeHigh FiveHug LeftHug RightKiss BlowKissingByeGo AwayCall MeOn the PhoneSecretMeetingWavingStopTime OutTalk to the HandLoserLyingDOH!Fingers CrossedWaitingSuspenseTremblePrayWorshipStarvingEatVictoryCurseAlienAngelClownCowboyCyclopsDevilDoctorFemale FighterMale FighterMohawkMusicNerdPartyPirateSkywalkerSnowmanSoldierVampireZombie KillerGhostSkeletonBunnyCatCat 2ChickChickenChicken 2CowCow 2DogDog 2DuckGoatHippoKoalaLionMonkeyMonkey 2MousePandaPigPig 2SheepSheep 2ReindeerSnailTigerTurtleBeerDrinkLiquorCoffeeCakePizzaWatermelonBowlPlateCanFemaleMaleHeartBroken HeartRoseDead RosePeaceYin YangUS FlagMoonStarSunCloudyRainThunderUmbrellaRainbowMusic NoteAirplaneCarIslandAnnouncebrbMailCellPhoneCameraFilmTVClockLampSearchCoinsComputerConsolePresentSoccerCloverPumpkinBombHammerKnifeHandcuffsPillPoopCigarette