Aşka ve Kadınlara Dair (Aşkın Metafiziği) / Schopenhauer

Ünlü Alman filozofu Arthur Schopenhauer, Aşka ve Kadınlara Dair kitabında, kadınları, aşkı ve Cinsel Aşkın Metafiziği’ni kendine özgü ve sıra dışı bir anlayışla ortaya koymuştur.

İki bölümden oluşan kitabın ilk bölümünde kadınları, ikinci bölümde ise Cinsel Aşkın Metafiziği’ni ele almıştır.

Kadınları, zihinsel ihtiyacı olmayan varlıklar (Philister) olarak tanımlayan Schopenhauer’a göre tabiat, erkeklere fiziki güç ve akli meleke biçiminde bahşettiği kabiliyetleri, kadınlara riyakarlık ve ikiyüzlülük şeklinde sunmuştur. (Kadınlar lütfen gözlerinizi büyütmeyin! Sakin olun ve derin nefes alın. Bu arada vallahi benim fikrim bu değil.) Önemsiz bir hayat süren kadınlar, kıyafet, kişisel bakım, makyaj ve buna benzer faaliyetlerle onları himayesine alacak bir erkek elde etme çabasındadırlar. Kadınları adeta çocuk üretme makinesi olarak ele alan Schopenhauer, kitabında bir Türk gencinin söylediği, “Biz kadınları tohumun ekildiği toprak olarak görürüz” ifadelerine bile yer vermiştir. (Bu kısmı okuduğumda Schopenhauer’un Almancı bir Türk olabileceğinden şüphelendiğimi itiraf ediyorum.) Dahası tekeşliliği insan tabiatına aykırı bulur ve çokeşliliği ise erkekler için bir hak olarak görür.

Kitabın ikinci kısmında Cinsel Aşkın Metafiziği’nden bahseder. Bu bölümde, aşkı kazıdığımızda altından cinsel arzular çıkacağını ileri sürer. Kutsal bir anlam yüklediğimiz aşk, aslında sadece insan neslinin devamı için beynimize işlenmiş cinsel kodlardır. Kısaca aşk bir içgüdüdür. “Aşık olan her insanın amacı, hayranlığı ne kadar yüce olarak görünürse görünsün, belli bir tabiata sahip bir varlığı dünyaya getirmektir.” Aslında türün faydasına olan bu durum, kişinin kendi amaçlarına hizmet ettiğini sandığı bir yanılsamanın, insana bu amaca kölelik etmesini sağlamaktadır. “Sadece türün sınırsız bir ömrü vardır ve bu nedenle sınırsız arzulara, sınırsız tatmine ve sınırsız acıya sahip olabilir. Fakat bunlar, ölümlü insanoğlunun dar yüreğine hapsedilmiştir. O halde, böyle bir yürek patlayacak gibi olursa ve içine dolan sınırsız neşeyi ya da sonsuz kederi dile getirmek için uygun bir ifade bulamayacak olursa şaşmamak gerekir. Demek oluyor ki nitelikli aşk şiirlerinin malzemesini sağlayan kaynak da budur.”

Neslin devamını en iyi şekilde sağlamaya güdümlü insan, partnerini bilinciyle değil, fakat tabiatın programladığı içgüdülerinin onu yönlendirmesiyle bulur. Dünya’da her canlının eşlerini seçerken göstermiş olduğu özen, aslında aynı güdünün ürünüdür ve bu güdü, türün iradesinin emri altındadır.

Her Türk erkeğinin rahatlıkla okuyabileceği bu kitabı, duygusal boyutu gelişmiş ve sinir sistemi hassas olan kadın okuyuculara tavsiye etmiyorum. :)

Okuryatar

Bunları da okumak isteyebilirsiniz:

Bilgi Paylaştıkca Çogalır...

15 Cevaplar Kime:“Aşka ve Kadınlara Dair (Aşkın Metafiziği) / Schopenhauer”

  1. :marah

    *************************************

    :beer:

  2. Anjelika says:

    Tavsiyeni tutacağım…
    :siul

    (Sakin olmalıyım; Derin nefes, derin nefes, deriiinnn nefes…;)

    *********************************************

    Derin nefes yetmeyebilir. Bayır aşağı koşmalı. :)

  3. birçok felsefecinin kadına bakış acısı aslında böyle.ama yine de diğer konularda sphvr sevdiğim bir felsefecidir.onun kadar karamsar olduğumdanmıdır bilmem artık..

    ********************************************

    “Felsefecilerin bir çoğu bakış açılarını dönemlerinin sosyolojik ve metafizik algılarına göre şekillendirmişlerdir. Dönemin kadına ait bakış açısı ve kadının toplumdaki yeri ve rolü üzerinden düşüncelerini oluşturmuşlardır. ” demiş bir yorumcu arkadaş. Arthur Schopenhauer’un 1700′lü yıllara ait sosyolojik ve metafizik algılarıyla 2000′li yıllarda ülkemizdeki bir çok kesimin algılarının benzer olması oldukça ilginç değil mi? Galiba değişim ve dönüştürme konularına daha fazla ağırlık vermeliyiz.

  4. Asitavandas says:

    TING TING TING

    Bu konuda kitap değil destan yazılabilir, yazılmıştır, yazılacaktır. Ben sadece iki küçük konuya ilişmek isterim izninizle…
    Birincisi “philister meselesi” zihinsel ihtiyacın kadınsallığı üzerine! Bu memlektte çok gezdim, çok gördüm, çok izledim fakat zihinsel ihtiyaç hisseden, arayan, soran insan sayısı bir elin parmaklarını geçmedi. Bu eğer erkeksi bi özellikse bizim erkek milletimizin zihinsel ihtiyaçlarından çok cinsel ihtiyaçlarından bahis edebiliriz ki; bu konu zaten “erkeklerin aklı uçkurlarındadır” saptamasıyla kabullenilmiş gibidir. Zihinsel ihtiyaçları cinsel ihtiyaçlar kadar(yakın, yaklaşan, gibi..)önemseyen erkekler varsa(kadın da olabilir) hemen örgütlenelim derim. Neyse ülke olarak bu konunun bizi ilgilendirmediğini düşünüyorum…

    Gelelim şu aşkın altında cinselliğin yattığı görüşüne. Elbette doğru! Çünkü cinselliği içermeyen bir ilişkiye “aşk” diyemeyiz. Burada dikkat edilmesi gereken şey cinsellik tespitiyle aşkın önemsizleştirilmesidir. Açıkçası sayın filozof cinselliği kötü ve değersiz bir eylem olarak nitelediği için aşkın kendiside kötü ve değersizmiş sonucuna varıyor. Ben alışılmadık bir biçimde utanılan bir şeyin iyi ve güzel olduğunu söylemeliyim: Cinsellik(seks) güzeldir. Seks içine sevgi katıldığında çok daha güzelleşir ve biz ona sevişmek deriz. Sevişmek ise seksten daha güzeldir. Seksin, sevişmenin kötü ve gizli yapılması gereken bir suç gibi algılanmasına karşı çıkmalıyız. Boş zamanlarınızda ne yaparsınız klasik sorusuna “sevişirim efendim!” yanıtını verebildiğimiz zaman bir çok meseleyi halletmiş olacağız. Freud ve modern psikoloji insan davranışının kökeninde hazza yönelme olduğunu kanıtlamıştır(uygunluk olursa bu meseleyi genişçe yazarım) insan düşünce ve davranışında; acıdan kaçarak hazza yönelir ki; bu bütün canlıların en tipik davranışıdır. Haz ise insanın üzerindeki gerilimi boşaltması sürecinde oluşan bir duyumsamadır. İnsanca özelliklerimize sahip çıkmalıyız aslında bunlar insanca olmaktan öte canlı olmakla, yaşamakla ilgilidir daha çok.Kuru ahlakçı anlayışlarla yaşamı küçümseyerek belki filozof olunabilir, belki dahi de olunabilir ama yaşanmaz, yaşamın tadı olmaz. Beton bir zeminde zıplayan demirden bilyalar gibi çıkar seslerimiz TING TING TING…

    ***************************************************

    Philister konusuyla ilgili yazdıklarınıza coşkuyla katılıyorum. Sanırım çevremizde zihinsel ihtiyacı olan insan sayısı çok az. :( Hatta yok denecek kadar az olsa gerek.
    Belki de Maslow’un ihtiyaçlar teorisinin ilk basamağında patinaj yapıldığı içindir. Bilemiyorum. :)
    Ve insan kalabilmek için tüm gücümle mücadele ettiğimi haykırmak istiyorum. oh.

  5. Külüstür bir dünya için kadınlarınızı iyice ezin.Çok iri yarı erkekler miniminnacık kadınlar ile sıvışsınlar ki kaçarken fazla yer kaplamasınlar.Sonra iri yarı kadınlar ufak tefek adamlarla sıvışsınlar.Sıvışsınlar insanlar bol bol çünkü kovalayan çok.

    ************************************************

    http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/19172094.asp

  6. Duygusal boyutu gelişmiş, sinir sistemi hassas + philister olmayı reddeden bir kadın olarak Schopenhauer kitaplarından uzak durmamda fayda var anlaşılan:))
    Adamın en büyük hatası genellemeler yapması diye düşünüyorum. Zihinsel ihtiyacı olmayan (philister) çok sayıda erkek de var. Yani philister olup olmamak kişinin cinsiyetiyle değil kişilik yapısıyla, yetişme tarzıyla, kültürel durumuyla ilgili birşey bence.
    Üreme makinesi, tarla, çokeşlilik, kazındığında her aşkın altından mutlaka cinsel arzular, türün devamı içgüdüsünün çıkması vs. son derece erkeksi bakış açıları. Dediğin gibi, her Türk erkeğine tavsiye edilebilecek bir kitap bu:)
    Unutmadan… Yukarıdaki “oyumben” logosunu çok güzel ve yaratıcı bulduğumu söylemek istiyorum. Her kim tasarladıysa bravo…

    *****************************************************

    Bu konuda tamamen haklısın. Bence hem erkek hem de kadın philisterlar var.
    Üstelik sayıları da çok fazla. :)
    Logo fikri arkadaşlarımla konuşurken oluştu ve çok sevdiğim bir arkadaşım hayallerimizi resimleştirdi. Bu vesileyle buradan ona şükranlarımı sunuyorum.
    Güzel insan İbrahim, iyi ki varsın.

  7. mösyü şopenhavır’ın esas derdi kadınlarla değil annesiyleydi.Gerçi o da kadın ya. Kadınlar kadınların yüzünden daha çok mu çekiyor ne?

    Toprağı bol olsun :)

    ***********************************

    İnsan insanın kurdudur diye bir söz var ama bazen kadın kadının kurdudur deniyor. :)

  8. Foot-In-Mouth

    ********************************

    Hı hı: Foot-In-Mouth

  9. Ya kız arkadaşlar kızmayın yaaa. Bence haklı be şopenaur. Genellemelere takılmayın. Hepimiz öyle değiliz ama hepimizi toplayınca sanki öyle gibiyiz. :)

    **********************************

    Aha, koşun koşun biri itiraf etti. :))

  10. imagine says:

    iyi ki güdülerim var :)

  11. Her zaman işe yarayacağını düşünüyorum.

  12. okumaya başladığımda “te işte bir tane daha” diye düşündüm. sinirlenmedim, sanırım kanıksadım. böyle düşünen o kadar çok erkek var ki günümüzde de.
    hatta bir arkadaşım “kadınlara güvenmiyorum” demişti. riyakarlık ve arkadan iş çevirme konusunda yukarıda yazılanların benzerlerini söylemişti. “neden böyle düşünüyorsun, kız arkadaşlarınla böyle şeyler mi yaşadın?” dediğimde “hayır, hiç öyle bir şey olmadı” dedi. neden öyle düşündüğü konusunda ben ısrar edince “annem…” diye başladı.
    eğer erkeklerin bu düşüncelerinde değiştirilmesi gereken bir şeyler varsa, değişime biz kadınlardan başlamalıyız. belki de kocalarımızın bize hissettirdiklerini, tüm eksiklik ve çarpıklıklarımızı; bizi koşulsuz seven tek erkek olan oğullarımıza geçiriyoruz ve bu kısır döngü sürüp gidiyor. bununla birlikte, mutlu kadınların yetiştirdiği çok güzel erkekler de var tabii:)

    kitabın ikinci kısmına ise birebir olmasa da, katılıyorum. aşk, soyunu sürdürmek için beliren bir duygu. bence tanrı ürememiz ve gerçek sevgiyi bulmamız için, kalbimize yalancı aşkı koyuyor:)
    bu, işin mistik yanı tabii ki. gerçekte “doğum kontrolu” diye bir şey var;)

  13. İnsanı kadın ve erkek olarak ayırmaktan hoşlanmıyorum. Ancak bir gerçek var ki; kadın ve erkek beyni bir türün iki cinsi için oldukça ciddi farklılıklar içeriyor. Bence her kadın, erkek beynini her erkek de, kadın beynini bir miktar araştırmalı. Aslında bir çok insan kendi türünün beyninin nasıl çalıştığını da pek merak etmiyor sanırım. :) Bence eğitim müfredatında olması gereken iki kitap var. Yazarları aynı. Birincisi Kadın Beyni, ikincisi Erkek Beyni. ( http://www.kitapyurdu.com/kitap/default.asp?id=436450 , http://www.kitapyurdu.com/kitap/default.asp?id=577628&sa=174364425 ) İnsan kendi cinsinin ve diğer cinsin beyninin nasıl çalıştığını idrak edebilirse dünya çok daha yaşanılır ve huzurlu bir yer olacaktır diye düşünüyorum. :)

  14. her ikisiyle de ilgilenmediğim için yorum yapmak da gereksiz bana kalsa.

  15. Aslında incelenesi konular bence. :)

Cevap Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[+] kaskus emoticons nartzco

İfade eklemek için tıklayınız.

SmileBig SmileGrinLaughFrownBig FrownCryNeutralWinkKissRazzChicCoolAngryReally AngryConfusedQuestionThinkingPainShockYesNoLOLSillyBeautyLashesCuteShyBlushKissedIn LoveDroolGiggleSnickerHeh!SmirkWiltWeepIDKStruggleSide FrownDazedHypnotizedSweatEek!Roll EyesSarcasmDisdainSmugMoney MouthFoot in MouthShut MouthQuietShameBeat UpMeanEvil GrinGrit TeethShoutPissed OffReally PissedMad RazzDrunken RazzSickYawnSleepyDanceClapJumpHandshakeHigh FiveHug LeftHug RightKiss BlowKissingByeGo AwayCall MeOn the PhoneSecretMeetingWavingStopTime OutTalk to the HandLoserLyingDOH!Fingers CrossedWaitingSuspenseTremblePrayWorshipStarvingEatVictoryCurseAlienAngelClownCowboyCyclopsDevilDoctorFemale FighterMale FighterMohawkMusicNerdPartyPirateSkywalkerSnowmanSoldierVampireZombie KillerGhostSkeletonBunnyCatCat 2ChickChickenChicken 2CowCow 2DogDog 2DuckGoatHippoKoalaLionMonkeyMonkey 2MousePandaPigPig 2SheepSheep 2ReindeerSnailTigerTurtleBeerDrinkLiquorCoffeeCakePizzaWatermelonBowlPlateCanFemaleMaleHeartBroken HeartRoseDead RosePeaceYin YangUS FlagMoonStarSunCloudyRainThunderUmbrellaRainbowMusic NoteAirplaneCarIslandAnnouncebrbMailCellPhoneCameraFilmTVClockLampSearchCoinsComputerConsolePresentSoccerCloverPumpkinBombHammerKnifeHandcuffsPillPoopCigarette