Okumak, Yazmak ve Yaşamak Üzerine / SCHOPENHAUER – I

*Bir düşünce ancak sözcüklerin sınır çizgisine ulaştığı ana kadar gerçekten yaşar; ondan sonra derhal donar ve hayatiyetini kaybeder; hal böyle iken yine de eski zamanların fosilleşmiş hayvanları ve bitkileri kadar uzun ömürlüdür. Gerçekte çok kısa olan ömrü derhal kristalleşiveren bir billur tanesi ile mukayese edilebilir. Bir düşünce ifade edilir edilmez içimizdeki varlığını yitirir, yahut en derin anlamıyla keskinliğini ve ciddiyetini kaybeder. Başkaları için var olmaya başlarsa içimizdeki hayatiyetten kesilir; nasıl ki bir çocuk dünyaya gelmesiyle anasından uzaklaşırsa.

*En mutlu insan içindeki zenginliği kendisine yeterli olan ve varlığını idame için dışarıdan çok az veya hiçbir şeye ihtiyaç duymayan insandır.

*Büyük zihinsel yetenekler, sahibini başka insanlara ve onların yaptıklarına yabancılaştırma eğilimi içerisindedir; çünkü bir insan ne kadar kendisine ve kendisine olana sahipse başkalarında o kadar az şey bulabilecektir; ve onların haz duydukları yüzlerce şey ona yavan yüzeysel gelecektir. Şu halde belki de kendisini her yerde hissettiren telafi yasasının bir başka vehçesi burada da hükmünü yürütür. “Dar kafalı insan aslında en mutlu insandır.”

*Bir insan ne kadar kendi kendisine yeterse, başka insanlara o denli daha az gereksinim duyacaktır. Haddizatında başka insanlar da ona o kadar az tahammül edebilecektir. Yüksek bir zihin düzeyinin bir insanı toplum dışına itebilmesinin nedeni budur. Doğrudur, eğer zihin niteliği nicelikle telafi edebilseydi, bu insanların büyük dünyasında bile yaşama zahmetine değerdi; fakat şükür ki yüz tane ahmak bir araya gelse bir tane akıllı adam etmez.

*En genel gözlem bize insan mutluluğunun iki temel düşmanın ıstırap ve can sıkıntısı olduğunu gösterir. Daha ileri gidip, birinden yakamızı sıyıracak kadar talihli olma ayrıcalığımızın düzeyinin bizi diğerine yaklaştırdığını söyleyebiliriz. Aslına bakılırsa hayatın bize sunduğu, bu ikisi arasında, az veya çok  şiddetli bir salınımdır. Bunun sebebi bu iki kutuptan her birinin diğeri için çift yönlü, harici ya da nesnel, deruni ya da öznel bir çatışmayı içinde barındırmasıdır. Haricen, ihtiyaç içerisinde bulunmak ve yoksunluk ızdırap üretir; buna karşılık eğer bir insan sahip olması gerekenlerden daha fazlasına malikse bu sefer de yakasını can sıkıntısına kaptırır. Dolayısıyla aşağı sınıftakiler günlerini  ihtiyaçları tedarik için sürekli bir mücadele ile, bir başka ifadeyle, ıstırapla geçirirken yüksek sınıflar can sıkıntısıyla biteviye ve çok kere umutsuz bir savaş halindedir.

Bilgi Paylaştıkca Çogalır...

24 Cevaplar Kime:“Okumak, Yazmak ve Yaşamak Üzerine / SCHOPENHAUER – I”

  1. Ya çok şey bildiğimden ya da hiç bir şey bilmediğimden , emin değilim beynim durmuş durumda. :hammer

    ************************

    İnsanı en mutlu kılan beyin durmuş olanıdır.
    Ben de çabalıyorum…
    Azimliyim başaracağım…

  2. O zaman hiç birşey için ,düşüncelerle beynini yiyip bitirmediğinden rahat oluyorsun ondandır.Senin de başaracağından eminim ha gayret…

    **********************

    Sivrisineklerle (düşünceler) değil bataklıkla (beyin) mücadele etmek gerekir.
    Ben beynimi döverek pirzola yapmak istiyorum. ehi.

  3. handan bu ne hız yahu ilk ben yorum yazacaktım….ühü ühü…..
    ”dar kafalı insan aslında en mutlu insandır”
    tuttum ben bu sözü daral geeeeel

    *******************************

    Bi gün daha yazıyı yayınlamadan yorum yapılacağından ürküyorum. ehi.
    Mutlu olmak istiyorum bi de. ( Etrafa bakınır, mengene arar… )

  4. Filiz hanım, tamamen tesadüf kötü bir niyetim yoktu.Bilgisayarın başında olduğum için böyle oldu.Üzülmeyin bir daha ki konuda önce siz yorum yaparsınız.(Yine ben yazmazsam tabi)Sevgili Oyum Ben o zaman da niye yazmıyosunuz diye yorum yaparım yani.

    *****************************

    Ne zaman yazdığımızdan daha önemlisi ne yazdığımız olsa gerek…

  5. ”dar kafalı insan aslında en mutlu insandır”
    Filiz Hanım, aynı cümleyi bende yazıyı okurken hafızama kaydetmiştim.
    Çünkü kafa o kadar çalışır,fazlasını istese de algılayamaz kapasitesi o kadardır.Bence en iyisini o yapar (!).Birşeye kafa yormak, yada düşünmek yerine kolayını seçip, kendisi yerine başkalarının düşünmesine ve karar vermesine izin verir.
    Istırap gelip çatınca,teslimiyette bundandır bence, Bence her ıstırap öğretici niteliktedir.
    Yaşanan her olay yaşanması gerektiği için yaşanmıştır.
    Yalnız acı çeken birileri var.Alt sınıfta,üst sınıfta…orası kesin…Acaba asıl sorun nerde.

    ***************************

    Dar kafalılar mutluluklarının kaynaklarını keşfetme yeteneğine sahip olamayacak kadar dar bir kafaya sahip oldukları için bu kadar mutlular. Üstelik onları mutsuz edecek şeylerin farkına varma kabiliyetleri de çok güdüktür. ( güdük ne sevimli bi kelime ya.)
    Gene de dar kafalı bir mutlu olmaktansa, duyargalarımla mutsuzluğu içmeyi yeğlerim.
    Diğer yandan ıstırap ondan faydalanmasını bilenler için harika bir öğretmendir. Ona tabi olanları ise zamana yayılarak boğar.
    Acı mı? Olmasaydı mutluluğun anlamı olabilir miydi?
    Bence acı çekme kapasitemiz kadar mutlu olabiliriz.

  6. Anjelika7 says:

    İLGİNÇ! :gila:

    *******************

    Gavur yapıyo valla. ehi.

  7. Anjelika7 says:

    Biz de gavur olsak? Faydası olur mu acaba?
    :D

    *********************

    Bize faydası olur belki ama gavurlar oracıkta pötürderler. ehi.

  8. :))
    Şu son cümlede gecen can sıkıntıyla ilgili tespit yüzümde tebessüm oluşturdu :)

    (“aşağı sınıftakiler günlerini ihtiyaçları tedarik için sürekli bir mücadele ile, bir başka ifadeyle, ıstırapla geçirirken yüksek sınıflar can sıkıntısıyla biteviye ve çok kere umutsuz bir savaş halindedir.”;)

    Uzun zamandır cansıkıntısı ve umutusuzluk içindeyim ondanmıydı Razz

    *********************************

    Can sıkıntısı ile ıstırabın salıncağında sallanıyoruz.
    Bu salıncağa hayat deniyor.
    Sallan sallanabildiğin kadar. ( ne zevkli… )

  9. Çok mutsuzlardı çünkü, işleri yoktu maddi güvenceleri yoktu başkalarına eyvallah etmek mecburiyetindeler muhtaçtılar ..
    Çok mutsuzlardı, (haberi aynen aktarıyorum) ” Dünyanın en önemli müzayede evlerinden olan Sotheby’s in Başkan yardımcısı Ali Can Ertuğ (37),New York’ta bir binanın 32’nci katından atlayarak intihar etti.Türk sanat eserlerinin de satıldığı çok öenmli uluslararası müzayedelerde imzası olan Ali Can Ertuğ’un intihar etmeden birkaç saat önce Facebook’taki sayfasına ” Rest in Peace ” ( Huzur içinde Yat) yazdığı ortaya çıktı.Ali Can Ertuğ,Alman Lisesi’nde öğrenciyken sanat tarihi okumaya karar verdi.New York’taki Vassar College’da bu konuda eğitim aldı.Ali Can Ertuğ,Türk sosyetesinin çok yakından tanıdığı bir isimdi.

    Çok mutsuzdular..
    Peki neden mutsuzlar?
    Nedir içlerinde ki boşluğun sebebi?

    *************************

    Belki de zenginliğin ve zahmetsiz elde etmelerin beraberinde getirdiği tatminsizlik.
    Aşırı can sıkıntısı.
    Hayatın anlamını yitirmesi belki de.
    Ne bilim, idrak etmiştir ya da anlamaması gereken bir gerçeğin tokadını sindiremedi.
    Sonuç öldü.
    Fakat ilginç olanı; insanın ölümü asla tanıyamayacak oluşu bence…
    Başkasının öldüğünü kavrayabiliriz ama kimse kendi ölümünü idrak edemez… Ne garip.

  10. ….“Hiçbir insan ölemez,ancak, ( ”kendi kendisini öldürebilir.! ” )
    “Bunu başarabilmek içinse elindeki tüm imkanları bu işe koşması, kendine acıma ve kendini baltalamaya tam günlük bir iş haline getirmesi gerekiyor.”….

    Stefano Elio D” Anna / Tanrılar Okulu

    Kimbilir belki de çoktan öldüğünü anladı..şimdiki şartlar onu anlamamazlıktan havasına büründürdü.Belki de gerçekleri çoktaaan keşfetti…

    *************************

    Sıranı bekle! Araya kaynama. ehi.

  11. misafir says:

    tevekkül… şu hayatta yaşayıp yaşayabileceğimiz en güzel şey bence.

  12. misafir says:

    ben bir kez yaşadım. hayatta gerçekten mutlu olduğum tek andı bu belki de.

  13. O anları biriktirmelisin.

  14. misafir says:

    çok istisnai bir durumdu o. tekrarı mümkün değil. başka bir zamanda, başka bir durumda… tekrarı olur belki, bilmiyorum.

  15. Belki de her şey istisnaidir. Ben emin değilim.

  16. Kendine yetmeyen insanların kendine yetenleri yetemez hale getirmek için tüm gücüyle çabaladığı bir dünyada yaşıyor olmak gerçekten ciddi emek gerektiriyor. :(

  17. Sabır yüreği onurlandırıyor sanırım. :)

  18. Ben tik var sanmıştım. :))

  19. Onurlandırma mı? :)

  20. Hoş bir şey bence. :)

  21. Neredeyse harika. :)

  22. Sanki adeta. :)

  23. Hı hı tıpkı sanki. :)

Cevap Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[+] kaskus emoticons nartzco

İfade eklemek için tıklayınız.

SmileBig SmileGrinLaughFrownBig FrownCryNeutralWinkKissRazzChicCoolAngryReally AngryConfusedQuestionThinkingPainShockYesNoLOLSillyBeautyLashesCuteShyBlushKissedIn LoveDroolGiggleSnickerHeh!SmirkWiltWeepIDKStruggleSide FrownDazedHypnotizedSweatEek!Roll EyesSarcasmDisdainSmugMoney MouthFoot in MouthShut MouthQuietShameBeat UpMeanEvil GrinGrit TeethShoutPissed OffReally PissedMad RazzDrunken RazzSickYawnSleepyDanceClapJumpHandshakeHigh FiveHug LeftHug RightKiss BlowKissingByeGo AwayCall MeOn the PhoneSecretMeetingWavingStopTime OutTalk to the HandLoserLyingDOH!Fingers CrossedWaitingSuspenseTremblePrayWorshipStarvingEatVictoryCurseAlienAngelClownCowboyCyclopsDevilDoctorFemale FighterMale FighterMohawkMusicNerdPartyPirateSkywalkerSnowmanSoldierVampireZombie KillerGhostSkeletonBunnyCatCat 2ChickChickenChicken 2CowCow 2DogDog 2DuckGoatHippoKoalaLionMonkeyMonkey 2MousePandaPigPig 2SheepSheep 2ReindeerSnailTigerTurtleBeerDrinkLiquorCoffeeCakePizzaWatermelonBowlPlateCanFemaleMaleHeartBroken HeartRoseDead RosePeaceYin YangUS FlagMoonStarSunCloudyRainThunderUmbrellaRainbowMusic NoteAirplaneCarIslandAnnouncebrbMailCellPhoneCameraFilmTVClockLampSearchCoinsComputerConsolePresentSoccerCloverPumpkinBombHammerKnifeHandcuffsPillPoopCigarette