Hipnoz Makinaları.

Medyanın en acımasız silahı: televizyonlar.

Yapılan sayısız araştırma sonucunda, tipik bir programa odaklanarak televizyon ekranının karşısında 30 dakika geçirdikten sonra, izleyicinin beyninin nitelik olarak hipnoza çok benzeyen bir hale geldiği kanıtlanmıştır.

Zengin fakir, herkesin evinde mutlaka en az bir televizyon var.

Hipnoz makinesi haline gelmiş bu tehlikeli aygıtlar, kitleleri toplu halde uyuştururken, hangi fikrin nasıl algılanacağı konusunda öz denetimimizi kaybediyoruz.

Üstelik yayıncılık, kamu hizmeti şeklinde yapılmaya çalışıldığında siyasi erkin ya da güç odaklarının ağzını sulandıran kolay bir lokma olmaktan öteye gidemiyor.

Televizyon antenlerine gönderilen yayınlar insanları uzaktan yönetilen yarı otomatlara çeviriyor.

Kısa bir süreliğine gözünüz televizyona değmeye görsün. Bu büyülü makine hemen yutuyor sizi.

Tüm bunların yanı sıra yayıncılığın eşikaltı mesaj boyutu var ki; bu içinde bulunduğumuz durumun ne kadar vahim ve tehlikeli boyutlarda olduğunun bir başka göstergesi. ( Ayrıntılı bilgi için bakınız: http://www.benoyum.com/?p=357, http://www.benoyum.com/?p=369, http://www.benoyum.com/?p=987 ya da mutlu mesut yaşamınıza devam etmek için asla bakmayınız ehi.)

Bu arada küçük bir hatırlatma yapmak gerekirse ABD’de eşikaltı mesaj reklamı yapmak kanunlarla yasaklanmıştır, ülkemizde bu konu ile ilgili bir kanun olduğundan şüphe duymakla beraber konunun bilindiğini bile sanmıyorum.

Üstelik yayıncılığın, ülke politikalarını, hatta dünyayı etkileme gücü olduğuna inanıyorum. Bir devletin kültür emperyalizmine maruz kalmaması için uygulaması gereken bazı yaptırımların söz konusu olabileceğinden bahsetmek istiyorum.

Aslında bu durum, Rusça dil öğrenme çabasıyla bir Rus TV’sinde yayın izlerken dikkatimi çekmişti. Filmde dublaj yoktu. Sonra diğer kanallara baktım tüm filmler dublajsızdı. Filmin orijinal İngilizcesi oynarken arkadan bir ses konuşulanları Rusçaya çeviriyordu. Hatta bazı kanallarda filmde konuşan bayan da olsa erkek de olsa çeviren sadece bir kişi oluyordu. Teknolojide ABD’ye kafa tutmuş bir ülkenin seslendirmede bu kadar geri kalmış olması beni çok şaşırtmıştı. Fakat olayın üzerinde biraz düşündüğümde Rusya’nın neden ABD’ye kafa tuttuğunu keşfettim. Bir Rus çocuk Hollywood yapımı bir filmi izlediğinde, filmdeki kişileri İngilizce konuşurken görüyordu. Sonuçta İngilizce konuşan biri, farklı bir kültüre sahip, farklı bir ülkenin insanı olabilirdi ancak. Sonra araya kendi kültüründen bir Rus çıkıp söylenenleri Rusçaya çeviriyordu. Filmi izleyen Rus çocuğunun, seyrettiklerinin başka bir kültüre ait olduğunun ayırımını yapmaması mümkün değildi. Oysa körpe beyniyle bir Türk çocuğu, seyrettiği bir Hollywood filminde konuşanların kendi ana diliyle konuştuğunu görüyor ve aradaki ayırımı keşfetme yeteneği olmadan büyüyor. Sonuçta bizim Türk çocuğu, ABD’nin ( Hollywood) dayattığı kültür değerlerini içselleştiriyor; şaşırdığında woow diyor, anladığında okey diyor, kızdığında şit diyor. Türk çocuğu büyüdüğünde biz fark etmesek de yarı İngilizce yarı Türkçe konuşan bir ABD vatandaşı oluyor. Nike ayakkabısıyla, Levi’s kotuyla, ABD’nin satmak istediği ne varsa üzerine takıp takıştırıp bir tüketim kölesi haline geliveriyor.

ABD acımasızca saldırıyor. Sinema sahnelerinden, Televizyon ekranlarından, enformasyon süzgeci olmayan gençlerimizin taze beyinlerine, korunmasız bilinçaltına tecavüz ediyor. Biz de çocuklarımızın yanına oturup patlamış mısırlarımız elimizde bu tecavüzü izliyoruz.

Yakın gelecekte, bir gün her şey internet olduğunda, televizyonlar da internete gömüldüğünde internetin geniş alan ağında görüşmek üzere…

Bilgi Paylaştıkca Çogalır...

29 Cevaplar Kime:“Hipnoz Makinaları.”

  1. Oyumben,
    Eminim senin gibi bilinçli bir babaya sahip olduğu için çocuğun seninle gurur duyuyordur.
    Çünkü inan ki çoğu ebebeyin çocuklarının nereye sürüklendiğinden habersiz….
    Keşke herkes bu tip şeyleri okuyup aydınlanabilse :rate

    *********************************

    Bazen insanlık bile nereye sürüklendiğinin farkına varamazken küçük farkındalıklarımıza mutlu olabiliyoruz. Bi gün ışığı göreceğim. ehi. ( Gözlerini büyütüp etrafa bakınır… )

  2. Evet doğru bir tespit,bir zamanlar ne kadar seçici davransam da (kendime göre) beni de hipnotize eden bu aletin elinden kurtulmak çok zor olmadı. Şimdi sadece bana hitap ettiğini düşündüğüm bazı programları izliyorum.Ama bir çok insan için aynı şeyi ne yazık ki söyleyemeyeceğim.Bu biraz da sosyal,ekonomik ve kültürel yapıyla ilintili.Mesela bu akşam nüfusun büyük çoğunluğu Behlül ve Bihter’in durumunu öğrenmek için nefes almadan ekrana yapışacak.Tüm sorunları unutup dizide yaşayacaklar.Yarın dizinin muhakemesini yapacaklar.Ne yazık ki….Durum bu.

    *********************************

    Bi kere çok ısrar edildiği ve çok konuşulduğu için Kurtlar Vadisi’ni izlemeye çabalamıştım. Dizinin ikinci reklam arasında raydan çıktım. Çünkü filme reklam değil, reklama film koymuşlar. Sonra filmdeki alakasız replikler, garip jest ve mimikler, kısa süre içinde yapılan katliamlar hafsalamı sarstı. Bu arada konunun ne olduğunu da anlayamadım. Sahnede patates suratlı kaba adamlar, kendilerinden beklenilmeyen bir şekilde ağdalı cümleleri böğürerek kusuyorlardı. Bir kısmı garip hareketler yaparak ıkınıyordu. Delilerin oluşturduğu bir panayır meydanını izliyorum sandım. Ürperdim, şaşırdım ve pıtırdadım. Bi daha da böyle bir şeyi denemeye kalkmadım. İnsanda kalıcı hasar yaratabileceğinden korkuyorum.

  3. benım tv yok. olsada hıpnoz olamıyorum:=) bır asagı bır yukarı.
    esık altı olayı cok kötü. dıger blogundakı bu konuyla ılgılı yazı cok ıyıydı. daha cok ınsan okumalı..

    ***********************************

    Sadece okumak bizi koruyabilse keşke.
    Bilinçaltımız sandığımızdan daha savunmasız…

  4. Hala O sun sen:) yazını sayfamda paylaştım yüreğine sağlık teşekkürler kolay gelsin

    ********************************

    İyice paylaşayım istiyorum…

  5. Iste budur!

    ***************************

    Mutluluk verici, hoş, tatlı bi şey.

  6. Seslendirme olayının da içselleştirmenin bir parçası olduğu inanılmaz bir saptama.
    Medyanın, kontrolü hükümetlerde olan bir virüs olduğuna ve insanların dnasına sızarak yapısını değiştirip içini boşalttığına dair muhteşem kitap olan Rushikov’un Medya Virus kitabı geliyor aklıma.
    Süpersin.

    **********************************

    “Toplum medya aracılığıyla tabi tutulduğu mesaj akışı karşısında tümüyle edilgen ve güçsüz konumda tasavvur edilir. İzleyicilerin medya karşısındaki mutlak güçsüzlüğü ve edilgenliği “epidermik iğne” kavramıyla ifade edilmektedir (Lasswell). Medya mesajları adeta izleyicilerin derilerinin altına şırınga edilir, bu biçimde bilgi doğrudan ve olduğu gibi özümsenir.”
    “Hergün düzenli olarak epidermik iğne yapıyorlar bünyelere.
    Ruhskhoff’a göre medyanın insanlara yaptığı da tam olarak budur. Medya virüsleri bilgi alanında (datasphere) yayılmış durumda kendisine dönüştürebileceği sağlıklı hücreler aramaktadır. ( neyse ki bizde zaten sağlıklı hücre kalmadı ehi.)”
    Ancak günümüz insanının yanlış bilgi almama sorumluluğu var bence.
    Değişim, düşünmeyi kendisine amaç edinen ve kendisini sanal bilgi denizinin oluşturduğu girdaba kaptırmayan bireyler tarafından gerçekleştirilebilecektir.

  7. Kurtlar Vadisini o kadar güzel izah etmişsini ki…inan ki patladım gülmekten……
    Tamamiyle BİLİNÇALTINA TOHUM ATIP İZLEYİCİLERİN KÖLELEŞTİRİLMESİNE YÖNELİK bir dizi….en baba duyguları kontrol altına alıp,izleyiciyi bağlamak….
    Böylesine BİLİNÇALTI OYUNLARI inceden inceye hesaplanmış oyuncuları da dahil olmak üzre para basan iğrençlik ötesi bir dizi.

    Biraz önce tv’de bir film reklamına gözüm kaydı,bir evlenme sahnesi küttedenek nerden geldiği anlaşılamayan silahlar birden bakıyorsun ki gelin kızcağız ölmüş,damat gelenler perişan…tabi damat oğlumuz çok kızgın kin,nefret dolu bir de bakıyoruz ki kız ölünce elinde bir silah gökyüzüne bilmem kaç el ateş ediyor ve ölece doğrularak ve gözlerinden şimşekler çıkararak….Ama tabi o sahnenin bilinçaltına nasıl yapıştırılıp zımbalandığını tahmin edebilirsin.
    Şimdi bunu çoluk çocuk izliyo…al sana aynı ince hesaplamalarla hazırlanmış bir dizi daha…
    Amarikalıların kini zaten biliyorsun.Neyse ki sevgi, güzel duygu ve düşünceler aşılayan sinemaler yapıyor çocuklar ama yaptılar tabi yapacaklarını…Bildiğin üzre…

    VE BİLİNÇALTININ BİTTİĞİ VE KÖLELEŞTİRİLDİĞİ dizilere malesef çooook üzülerek izlenmesini izliyoruz.:(

    ****************************

    Malesef dizilerdeki insanları rol model kabul ederek büyüyen bir nesil var.
    Yakın gelecekte enteresan şeyler yaşayacağımızı değerlendiriyorum.
    Toplu cinnete hazır olsak iyi olacak.

  8. kihkihkih :)

    ***************

    Ehi.

  9. Bayıldım sana, harikasın…

    *********************

    Durduk yere gaza geldim.
    Kendimi bi şey sandım.
    Neyse birazdan sakinlerim. ehi.

  10. Bence hiç durma,delisin

    ***************************

    (Bazı anlamsız jest ve mimikler yapar.Sık sık nefes alıp verir. Aniden bayır aşağı koşmaya başlar.) ehi.

  11. Ben de geliyorum

    **********************

    (Gözlerini büyütüp bakar… )

  12. dublaj tespitin harika yine 12 den vurdun :)
    ve maalesef haklısın sağlıklı hücremiz kalmadı
    hatta bunda öyle başarılı oldularki artık onların birşey yapmasına gerek kalmadan biz sözüm ona türk edebiyatının usta yazarlarının romanlarını evirip çevirip adamların kemiklerini sızlatacak hale getimeyi başarıyoruz.evimde 37 ekran anreni kırık bir tv var bazen mecburiyetten kızların çizgi film izlemesine kısa süreli izin veriyorum reklamlar daha etkili bir yolla damardan takılıyorlar sadece şiddet değil porno kıvamı reklam ve kliplerle karşılaşıyorum hatta çizgi filmlerin içinde gizli mesajlar o kadar çokki…bizim yılların flipper tatlı yunusumuz doğum sancıları çekiyor bağıra bağıra tüm balıklar onu izlemeye gidiyor.:(((((
    karmakarışık oldu bu yorum ama bu konuda kocaman bir yara ……..aborjinlere özenesim geldi……
    böl ve yönet videosunda ‘çocuklarını bizim istediğimiz şekilde büyütecekler’ diyordu.
    YİNE HUZURUMU KAÇIRDIN

    *************************

    İstemeyerek oldu pardon. ehi.

  13. ayyyyy…. ne çok akıllı var.. bir de toplumu aptal zannediyorsun!!!.. halbuki bak burada aptal bir tek benim… akıllı SÜRÜYLE!!!

    (burada başkanlara söz hakkı verilmiyor!)

    ****************************

    99 kişinin deli olduğu bir yerde bir kişi akıllı olamaz.
    Bunun aynısı aptal ve akıllılar için de geçerli.
    Bir aklın değeri, en az o akıl kadar güce sahip ve o aklı değerlendirebilecek nitelikte başka bir akıl varken anlamlı olabilir.
    Aptal olman imkansız fakat ne yazık ki; aklını değerlendirebilecek çok az insan var.

  14. Anjelika7 says:

    Çok tatlısın oyumben! :)
    Ama bu özelliğinin ötesinde müthiş tespitler yapıyorsun. Yazılarınla okuyucularının farkındalığını arttırmaktasın. Çok sağol!

    Kurtlar vadisi ile ilgili yazdıkların harika. Bir seferinde (dizinin başlarındaydı sanırım) Kurtlar Vadisine gözüm takılmıştı, ortalıkta kan gövdeyi götürüyordu, iğrençti, korkunçtu, inanılmazdı, çok kötü olmuştum da isyan etmiştim. “Bu saatte bunları çocuklar da izliyor” diye. O gün bugündür dizilerden soğudum.

    Nasıl oluyorsa, bazı diziler inanılmaz bir izleyici kitlesine sahip. Adeta bir kültür meselesi oldu bunlar. Bir ortamda popüler bir diziyle ilgili konuşma oluyorsa ve ben konuya Fransız kalarak tuhaf tuhaf bakınıyorsam ve de diziyi izlemediğimi belirtiyorsam, o dizilerin takipçileri de sanki garip bir yaratıkmışım gibi bakıyorlar bana. Ne garip değil mi?

    *********************************

    Her geçen gün senaryosunu kimin yazdığını bilmediğimiz bir filmin oyun karekterleri haline geliyoruz.

  15. Her yeni iletişim teknolojisi bir diğerinin üzerine inşa edilirken farklılığını da ortaya koyuyor. 1950’li 60’lı yıllarda en etkili kitle iletişim aracı radyo iken zamanla onun yerini televizyon aldı. Başlangıçta sadece kulağa hitap eden bir araçtan hem kulağa hem de göze hitap eden bir araca dönüştü bu etkileme biçimi. Ve günümüzde bence artık internet de televizyonun tahtına göz dikti. Bu kez hem göze hem kulağa hitap ediyor aynı zamanda etkileşimli ve katılımcı yapısıyla internet de farklılığını ortaya koyuyor.
    İletişim araçlarını değerlendirken sadece olumsuz yönlerinden ele almak yanlış olur. Eğer siyasal sistemin propaganda aracı olarak kullanılmasa ya da altını çizdiğin gibi kültürel değerleri hiçe saymadan, kamusal yayıncılık adına kamu yararı için yapılabilse çok faydalı olacaklarından kuşkum yok. Kaldı ki televizyon ülkemizde başlangıçta böyle bir amaca hizmet ediyorken zamanla amacından saptı. Bu sapmaları malesef ülkemizde her türlü iletşim aracında görmek mümkün. Nedense hep olumsuz yönlerini almayı ve uygulamayı çok iyi başarırken olumsuz etkilerini saptamada sınıfta kalıyoruz.
    Kendi adıma artık televizyon hiç seyretmemekle beraber 5,5 yaşındaki oğlumu bu illetten mümkün olduğunca uzak tutmaya çabalıyorum, en azından seyredeceği programları seçmeye özen gösteriyorum. İzleyici olarak şu anda tek yapabildiğim bu!!!

    ******************************

    Evet her yeni iletişim teknolojisi bir diğerinin üzerine inşa ediliyor ve bir öncekini etkisiz bırakıyor. Önümüzdeki süreçte internetin yaşamımızın kaçınılmaz bir parçası olacağını ön görmek çok da zor değil. İnancım odur ki; çok da uzak olmayan bir gelecekte ekranda gördüğümüz bir çiçeğin tıklamalarla kokusunu alabilecek, kızarmış bir tavuk budunun tadına da bakabileceğiz. ( atmıyorum valla, bunla ilgili yapılmış deneyler gördüm. ) Her geçen gün gerçekle sanal dünyanın arasındaki çizgi incelmekte. İnternet ve iletişim teknolojileri, insanoğlunun adaptasyon yeteneklerinin sınırlarını zorlayacak şekilde sosyal yaşantılarımızda ön görülmesi ve tedbir alınması zor etkiler yaratmakta. Alışıldık ve korumacı sosyal yaşantımızın kabuğu çatırdıyor… Teknolojinin kuluçkaya yatmış yumurtaları bu kabukla beraber kırılacak… İçinden ne çıkacağını çok merak ediyorum…

  16. kim miyim says:

    dün yine kayboldun?

    teknolojinin en acımasız silahi da internet diyorum.

    yeni yazını merakla bekliyorum:)

    ******************************

    Saklan! Bu acımasız silahlarla, hedef gözetmeksizin ateş ediyorlar.
    ( Masanın altına gizlenir, etrafa bakınır… )

    Yeni yazımı ben de merak ediyorum. ehi.

  17. Sinema, televizyon, internet aracılığıyla gençlerimizin korunmasız bilinçaltlarına saldırılıyor diyorsun. Linklerde verdiğin resimlere de baktım, gerçekten inanılmaz. Bu gözle bakmamıştım daha önce… Bilinçaltı akıl sır erdiremeyeceğimiz bir bölge. Öyle ki uzun yıllar öncesine ait, hiç mi hiç düşünmediğim kişi veya olaylar bazen rüyama giriyor. Şaşırıp kalıyorum. Ben bunu hiç aklımdan geçirmedim ki, çoktan unuttum gitti, neden gördüm şimdi rüyamda diye düşünüyorum. Unuttuğumuzu sandığımız şeyler bile bilinçaltı denen yerde saklanıyor, değil mi?

    *********************************

    Bilinçaltımız bizlerin sahip olmasına izin verilmeyecek kadar değerli.
    Her gün binlerce saldırıya uğruyor biz farkında olmadan.
    Ve her şeyi kayıt eden beynimiz için hatırlamaktan daha zoru unutmaktır.

  18. subliminal mesajlar bir çok ülkede yasaklanmışken ülkemizin hala buna duyarsız kalması çok vahim.nedense medyanın bu iğrenç oyunlarını denetimden geçiren kimse yok.25.kare tekniğiyle beynimizi işgal ediyorlar.neyseki bilinçaltımı bunlara kapattım Grin Laugh

    ************************************

    Keşke insanların bilinçaltını kapatma yetenekleri olsa.

  19. Olmadigini kim soyledi?en azindan düşüncemizle bile bunu gerçekleştirebiliriz.düşünce gücüne sonsuz inancım vardır.insanin bilincalti sunger gibidir.sorgulamadan herseyi kabul eder.eger dusuncemizi bu dogrultuda bilinçaltımıza nakledersek inanin hic bir sorun kalmaz. Yes

    **********************************

    Belki de en büyük sorun hiçbir sorun kalmamasıdır. Dualiteye inanıyorum. :)

  20. televizyon izletmiyordu annem çok kızıyordum şimdi yanaklarından öpüyorum her dakika bana çok büyük bir iyilik yapmış Smile

    *************************************

    Hipnoz makinelerinden uzak durmak faydalıdır. :)

  21. az izliyorum kızıma da az izletmeye çalışıyorum:)
    sevgiler

    ****************************

    İyi bi şey. :)

  22. Harika bi konu. Cok sey ogrendim. Cok tesekkurler.

  23. Ben daha çok teşekkür ediyorum. :)

  24. misafir says:

    ben hiç tv izleyemiyorum yahu.maksimum 5 dakika izleyip sonrasında başka şeylere yönelme gereği duyuyorum. izlemeyi çok istiyor olduğum hiç bir filmi sonuna dek izleyemedim misal. fakat suç incelemeleri dizilerini izleyebiliyorum sonuna kadar. interneti de en çok araştırma yapmak için kullanıyorum ki bunların konusu da genelde seri katiller ve çözülememiş cinayetler :eek:
    bu ilgimi hobi olarak nitelendirsem de, bazen çok da “normal” olmadığımı düşündürüyor bana çevremdekiler zira bu konuyla ilgili oldukça garip tepkilerde bulunuyorlar. öyle olmadığını düşünsem de, belki de haklılardır. bilemiyorum.
    ve fakat konuyu da feci dağıtmışım, özürlerimi sunsam? bir de bunu :coffee: :)

  25. Belki de çözülmemiş şeylerin çözülmesini istsiyorsundur.

  26. misafir says:

    belki de. belki de insanın insana yapabileceği kötülüğün sınırını keşfetmek istiyorumdur. ulaşmış olduğum sonuç, hiç bir sınırın olmadığıydı gerçi :(
    konunun ilgi alanlarınız arasında olmadığını düşünsem de, elizabeth short ismini bi aratın derim.

  27. İnsanların kötülüklerinin sınırı olmadığını biliyorum. Bunu sınırlayabilecek tek şey vardır: ADALET. O da bu coğrafya da sadece bir kadın ismi olduğu için sınırsız kötülüklerle beraber yaşamayı öğrenmek zorunda kalıyoruz ne yazık ki. :(

  28. misafir says:

    öğrenme sırası başkalarına da gelir muhakkak ! ümitvar olun / olmaya devam edin.
    Yin Yang

  29. Her zaman ümit vardır. Özellikle de en zor durumlarda. :)

Cevap Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[+] kaskus emoticons nartzco

İfade eklemek için tıklayınız.

SmileBig SmileGrinLaughFrownBig FrownCryNeutralWinkKissRazzChicCoolAngryReally AngryConfusedQuestionThinkingPainShockYesNoLOLSillyBeautyLashesCuteShyBlushKissedIn LoveDroolGiggleSnickerHeh!SmirkWiltWeepIDKStruggleSide FrownDazedHypnotizedSweatEek!Roll EyesSarcasmDisdainSmugMoney MouthFoot in MouthShut MouthQuietShameBeat UpMeanEvil GrinGrit TeethShoutPissed OffReally PissedMad RazzDrunken RazzSickYawnSleepyDanceClapJumpHandshakeHigh FiveHug LeftHug RightKiss BlowKissingByeGo AwayCall MeOn the PhoneSecretMeetingWavingStopTime OutTalk to the HandLoserLyingDOH!Fingers CrossedWaitingSuspenseTremblePrayWorshipStarvingEatVictoryCurseAlienAngelClownCowboyCyclopsDevilDoctorFemale FighterMale FighterMohawkMusicNerdPartyPirateSkywalkerSnowmanSoldierVampireZombie KillerGhostSkeletonBunnyCatCat 2ChickChickenChicken 2CowCow 2DogDog 2DuckGoatHippoKoalaLionMonkeyMonkey 2MousePandaPigPig 2SheepSheep 2ReindeerSnailTigerTurtleBeerDrinkLiquorCoffeeCakePizzaWatermelonBowlPlateCanFemaleMaleHeartBroken HeartRoseDead RosePeaceYin YangUS FlagMoonStarSunCloudyRainThunderUmbrellaRainbowMusic NoteAirplaneCarIslandAnnouncebrbMailCellPhoneCameraFilmTVClockLampSearchCoinsComputerConsolePresentSoccerCloverPumpkinBombHammerKnifeHandcuffsPillPoopCigarette