Sevdiğiniz İnsanlar İçin Ne Kadar İleri Gidebilirsiniz?

Ben fedakarlıktan bahsetmiyorum. Feda-karlık toplum tarafından yüceltilen bir kavram. Oysa hilesini içinde açıkca barındırıyor. Yapılan bir fedadan daima beklenen bir kar vardır. Her fedakarlık bir beklentiyi içerir. Ve gerçekte hiçbir fedakarlık kişiye beklentisi doğrultusunda kar getirmez. Getirdiği şey eninde sonunda kullanılmışlık duygusu, bezginlik, öfke ve ziyan olan zamanın ardından yakılan ağıttır.

Ben kendini adamaktan bahsediyorum. Başkalarının var olması için yok olabilmekten. Kar amacı gütmeden, koşulsuz şartsız bir adanmışlıktan bahsediyorum. Öndekinin öldüğünü görüp öleceğini bile bile onun yerine geçebilmekten…

Bizler, kendilerini bizim için adamış insanların mirası üzerinde yaşayan faniler!.. Hiç o insanları aklımıza getiriyor muyuz? Yoksa zamanın ve yaşanmışlıkların belleklerimizi felce uğratmasını sessizce ve tepkisizce seyretmeyi mi tercih ediyoruz?

Soruyorum; şu an değer verdiğiniz varlıklar için kendinizi adayabilecek gücünüz var mı?.. Sevdiğiniz insanlar ve değerler için ne kadar ileri gidebilirsiniz?

Bunları da okumak isteyebilirsiniz:

Bilgi Paylaştıkca Çogalır...

21 Cevaplar Kime:“Sevdiğiniz İnsanlar İçin Ne Kadar İleri Gidebilirsiniz?”

  1. Ahmet Galip Doğan says:

    Feda etmektir aslında saçlarının karalığını,sevmek sığ sulara arkanızı dönüp en hırçınlarına atlayabilmektir.

    Ve en zoru onu mutlu edeceğini bilmeden
    Kendinizde büyük parçalar bölmektir sevdiklerimiz için ileri gitmek.

    Ama sevdikleriniz için ne yaparsanız yapın, bir gün bunların boşa olduğunu anlayacaksınız. Ve sizde YALAN DÜNYA deyimini benimseyenler arasına gireceksiniz.

    **********************

    Dünyanin yalan olup olmadığından daha önemlisi, kendi inandiklarimizdir. Dünya sadece döner ama biz yaşariz.

  2. Anneler dışında bunu yapabilen var mı bilmiyorum. Ama anneler daha fazlasını bile yapar çocukları için.

    **********************

    Belki babalar da yapabiliyordur. Neden olmasın?

  3. Bu ileri gitme yürekliliği adanmışlığı Çanakkale’den sonra pek görülmüş duyulmuş bir şey değildir.
    “Öndekinin öldüğünü görüp öleceğini bile bile onun yerine geçebilmekten…”

    Öte yandan, şu kekonomik akışta insanlara değerlere “adanmada” ileri gitmek şöyle dursun,
    habire kıçın kıçın geri gidildiğini sanmaktayım.
    Beri yandan, “dadanmaya” gelindiğinde, çıkar söz konusu olduğunda dibine kadar ileri gidildiğini, bütün dip kısımların eşelendiğini görmekle cidden endişelenmekte ve dibimi korumakta kollamaktayım.
    Der ve “Halime’m yandan görmesinler dolan bu yandan..” türküsünü mırlıyarak orman içi patika yola girer.

    **********************

    Dibimizi kollarken farkında olmadan dipsiz bir kuyuya doğru sürükleniyoruz… Bu arada türkü motive edici. :)

  4. Etkilendim…

    **************

    Sustum…

  5. ” Ben fedakarlıktan bahsetmiyorum. Feda-karlık toplum tarafından yüceltilen bir kavram. Oysa hilesini içinde açıkca barındırıyor. Yapılan bir fedadan daima beklenen bir kar vardır. Her fedakarlık bir beklentiyi içerir. Ve gerçekte hiçbir fedakarlık kişiye beklentisi doğrultusunda kar getirmez. Getirdiği şey eninde sonunda kullanılmışlık duygusu, bezginlik, öfke ve ziyan olan zamanın ardından yakılan ağıttır.

    Ben kendini adamaktan bahsediyorum. Başkalarının var olması için yok olabilmekten. Kar amacı gütmeden, koşulsuz şartsız bir adanmışlıktan bahsediyorum. Öndekinin öldüğünü görüp öleceğini bile bile onun yerine geçebilmekten…

    Bizler, kendilerini bizim için adamış insanların mirası üzerinde yaşayan faniler!.. Hiç o insanları aklımıza getiriyor muyuz? Yoksa zamanın ve yaşanmışlıkların belleklerimizi felce uğratmasını sessizce ve tepkisizce seyretmeyi mi tercih ediyoruz?

    Soruyorum; şu an değer verdiğiniz varlıklar için kendinizi adayabilecek gücünüz var mı?.. Sevdiğiniz insanlar ve değerler için ne kadar ileri gidebilirsiniz? ”

    budur başka söze gerek yoktur ham işlenmemiş bozulmamış taraflara kalmış ve sevgi ve sevgi….

    ahkam kesmek yok…
    yoruma gerek yok…
    bu :pertamax

    *******************

    Sevgi kiminin yok oluşu, kiminin varoluşu. Ne garip!

  6. tuthaliya says:

    Kısacası bencil bir kârın fedasına vurgu yapılmış.Kârfedalığa vurgu yapıyor.

    *************************************

    Yapılan iyiliğin karşılığı olmaması gerektiğine vurgu yapılıyor sanki.

  7. tuthaliya says:

    Aklıma ilk gelen şehitlerdir.

    ***********************************

    İçimizde yaşıyorlar!…

  8. kendini fedakar sanan biri olarak ne diyeceğimi bilemedim… gerçekten ne kadar ve nereye kadar gidebilirim? sanırım kaytarmam gerek bu sorudan :)

    çalışmadım elektrükler kesikti :))))

    **********************************

    Başkası sorunca kaçılabilir ama bir gün kendi kendine sormak durumunda kaldığında elektrikler de gitmemiş olacak. :)

  9. Anjelika7 says:

    İnsanoğlu inanılmaz bir varlık. O şartlar ortaya çıktığında sevdikleri için neler yapabileceğini görebilmek için, o anı yaşamak gerek. O potansiyelin yüreklerimizde olduğuna inanıyorum.

    Fedakarlık, kendini feda etme deyince benim de aklıma ilk gelen Çanakkale Şehitleridir.
    Ruhları şâd olsun…

    :berduka

    *****************************************

    Çanakkale Şehitleri’nin potansiyeline sahip olduğumuzu düşünmek rahatlatıcı.
    Umarım bu konuda haklısındır.

  10. yazıp siliyorum durmadan. O kadar çok etkilendim ki bu videodan çok hoşuma gitti izninle bloğuma ekleyip bu yazının linkini vermek istiyorum.

    Yorumuma gelince çok derin bir düşünce bu çıkamadım içinden yazmak çok kolay olsa gerek o an gelince insan neler yapar bilinmez.

    sevgilerimle

    pluie

    ***********************

    Evet yazması çok kolay. Belki de şartlarin olgunlaşmasini beklemeli…
    Bu arada dilediğin gibi paylasabilirsin yazıyı. Blogdaki her yazı, ben yayinlayana kadar bana ait, ancak yayinladiktan sonra okuyucunun oluyor. :)

  11. yasemin nehir ceylan says:

    Hic bir insan tam manasiyla kendini baska bir insana adayamaz.Baska bir insana yardim etmek, farkli birsey kendini adamak farkli birsey..
    Herkesin kendi bir kisiligi oldugundan dolayi ve kimse kimsenin yerine gecemeyeceginden dolayi, kendisini baskasina adamak diye bir kavramida sadece ve sadece, biz futursuz faniler kendi kafalarinda yaratmistir..

    *******************************************

    Umarım haklısındır…

  12. Çok güzel yazmışsınız. Okurken kendisinden utanıyor insan. Toplum olarak acilen yüzleşmemiz gereken gerçeklere iyi bir temel olmuş yazınız.

    ************************************************

    Önce toplum olmayı başarabilsek keşke. Her gün daha çok parçalara ayrılıyoruz… :(

  13. ASİTAVANDAS says:

    KARA VİCDANLI!…
    Eski bir zamanda kim olduğunu anımsayamadığım bir zat “çok olgunlaştın sen!” dediğinde apışıp kalmıştım. Önce işaret parmağımla bacağıma, kafama, yanağıma bastırdım. Sonra da fiskeyle tıpkı bir meyveyi veya zerzevatı, domates yada karpuzun olgunluğunu anlamak için yaptığımız şeyleri anlamsızca yaptım. Hiçbir sonuç çıkaramadım kendimden.. Olgun muydum yoksa olgunlaşıyor muydum?? Olgun kişi ne idi nasıl olunuyor nasıl anlaşılıyordu? Ahhh, bu sormuşlar dünyasına hiç girmemeliydim; çok kötü bir alışkanlık bu dostlarım. Neyse bir takım sonuçlar çıkarmıştım. Sizinle paylaşmak isterim bunları…
    Olgun insan; beklenti oluşturmamalı derim ben, her şeyi olduğu gibi kabullenmeli yalın ve kendi haliyle, özel istendik anlamlar yüklemeden ona, ölüme, hastalığa, başarıya, ayrılığa, sevgiliye, acıya, kahroluşa veya yok oluşa her neyse “o”; duru ve katışıksız kalmalı hem “o” hem kendisi.
    Olgun insan; gülmeli gülmeceyi sevmeli yani. Söylenmeyecek şeyleri zekice, hince bir dokunuşla söylenecek, anlaşılacak, düşündürtecek hale getirmeli ne bileyim ben “Ohhh ayran gibi rakı” demeli mesela. Ciddi olmalı kendisiyle ve dünyayla dalga geçebilecek kadar. Sorular, sorunlar, paradigmalar, ideolojiler, bilim, estetik, güncellik, tarih, gelmiş ve gelecek karşısında insan benliğinin sonsuzlaşma çabasıdır gülmece. Gücün, paranın ve ihtişamın karşısına koymuştur alayın özlü yasasını Diyojen “Gölge etme başka ihsan istemem….”
    Olgun insan; fedakar olmalı diyeceğim ama bana sanki özgeci kelimesi daha uygunmuş gibi geliyor. Özgeci özünden veren kendisinden veren öylece istenmeden, sorulmadan, kendiliğinden ve en önemlisi sessizce duyurmadan belli etmeden yani. En ufak tıkırtı haris ve çıkarcı yapar özgeci insanı. Kendinden verirken kendin orda olmamalısın büyüsünü bozmamalısın, yok olmalı verişinin izi. Garip ama biraz saf, biraz da salak olmalı özgeci insan, bu kısmı kendisi içindir. Salak olmak istemez aslında ancak çaresizdir. Çünkü özü saf olmayanın vereceği de kirli ve zehirlidir, işte böyle uzlaşmaz bir çelişki vardır özgecilikte, veren bilir çoğunlukla kötüye kullanılacaktır verdiği. Bir gün alan semirip geçecektir karşısına ve ona “hayat dersi” verecektir sırıtkan alaycı parmağını sallayarak” sen de çok safsın be oğlum!” diye başlayacaktır söze… Bunlara katlanmak belki de işin en kolay kısmıdır. Acıyı bal eylemeli özgeci insan, şah dersen ölürsün kellen gider dendiğinde, “açılın kapılar Şah’a gidelim” diyebilmelidir. Kendin olabilmek için baldıran zehrini içebilmeyi göze alabilmelisin Sokrat gibi. Tabi bunlar uç noktalardır, herkes bu kadarını yapamaz. Bunları yapamayan özgeci olamaz diye bir anlam çıkmamalı. Ama en azından merhametli olabilir, şefkatli olabilir, bağışlayıcı olabilir, yol açıcı, yol gösterici olabilir. Özcesi vicdanlı olmakla özgeci olmak arasında sıkı bir ilişki vardır. Bu vicdan yüksek ve gelişkin bir sevgi ve adalete gereksinim duyar. Vicdan da eğitilebilir, geliştirilebilir, içerikleştirilebilir bir anlayıştır. Toplumun ve insanlığın tekrarlarla bilinçaltımıza işlediği vicdan anlayışının daha da ötesinde kendimize has özgün ve gelişkin bir vicdanımızın olması ne iyi olurdu! Ne güzel bir halk yakıştırmasıdır “KARA VİCDANLI” tanımı. Ölmüş ve kirlenmiş bir Vicdan’a yakıştırılmış “kara” o insan ki sanki yok olmuş ve yok edicidir oturmasın artık dostlar sofrasına KARA VİCDANLI!…

    *******************************

    En mükemmel adalet, vicdandır.-Victor Hugo

  14. Peki sen ne kadar ileri gidebilirsin?
    Onlara ne söyleyebilirsin?

    ******************************

    O kadar ileri gittim ki başladığım yere geldim.
    Sanırım Dünya yuvarlak olduğu için oldu. :)

  15. Belki de hiç başlamamışsındır.
    Belki de sonunu getirememekten korkmuşsundur.
    Aslında en büyük adımı sen attığını düşünürken,
    bir arpa boyu dahi yol alamamışsındır.
    Belki de hiç düşünmemişsindir bile.
    Belki de öyledir…

    *****************************

    Belki de bitirmişimdir.
    Belki de başlamaktan korkmuşumdur.
    Aslında minicik bir adım attığımı sanarken,
    Sonsuz bir yol almışımdır.
    Belki de hep bir düşüncedir bu kafamda.
    Belki de öyledir.

  16. Belki de şu belkiler olmasa ne kadar da güvence altına alırdık hayatı… Ama bazen göremezsin. Duyamazsın da… Farkına varamazsın. Her neyse ellerinden kayıp gider. Zaman akar, sen tutamazsın. Bazen çırpındıkça batarsın. Kendini savundukça, sen konuştukça güçsüzlüğünü vurur yabancılar yüzüne. Çünkü bazen sormazsın bile neden diye. Bi eksiklik hissetmezsin. Aramak istemezsin. Başlamaktan mı, bitirmeken mi korktuğuna ya da hangisine karşı cesaret duyduğunaa karar veremez kalbin. Ama belki de senin için öyle olmaz. Belki de değildir. Hiç değildir…

    *********************************

    Belki de belkiler hep olacaktır. Bilmem, belki de.

  17. Karhanesi dolduranlar, kerhanesi dolduranlar, karını feda edenler… Söyleyecek sözün kalmadığı yere götürdün bizi üstad…

    **********************************

    Sözler bittiğinde kalbimiz konuşur.

  18. nereye kadar gidebiliyorsam oraya kadar giderim. belki ötesine bile.

Cevap Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[+] kaskus emoticons nartzco

İfade eklemek için tıklayınız.

SmileBig SmileGrinLaughFrownBig FrownCryNeutralWinkKissRazzChicCoolAngryReally AngryConfusedQuestionThinkingPainShockYesNoLOLSillyBeautyLashesCuteShyBlushKissedIn LoveDroolGiggleSnickerHeh!SmirkWiltWeepIDKStruggleSide FrownDazedHypnotizedSweatEek!Roll EyesSarcasmDisdainSmugMoney MouthFoot in MouthShut MouthQuietShameBeat UpMeanEvil GrinGrit TeethShoutPissed OffReally PissedMad RazzDrunken RazzSickYawnSleepyDanceClapJumpHandshakeHigh FiveHug LeftHug RightKiss BlowKissingByeGo AwayCall MeOn the PhoneSecretMeetingWavingStopTime OutTalk to the HandLoserLyingDOH!Fingers CrossedWaitingSuspenseTremblePrayWorshipStarvingEatVictoryCurseAlienAngelClownCowboyCyclopsDevilDoctorFemale FighterMale FighterMohawkMusicNerdPartyPirateSkywalkerSnowmanSoldierVampireZombie KillerGhostSkeletonBunnyCatCat 2ChickChickenChicken 2CowCow 2DogDog 2DuckGoatHippoKoalaLionMonkeyMonkey 2MousePandaPigPig 2SheepSheep 2ReindeerSnailTigerTurtleBeerDrinkLiquorCoffeeCakePizzaWatermelonBowlPlateCanFemaleMaleHeartBroken HeartRoseDead RosePeaceYin YangUS FlagMoonStarSunCloudyRainThunderUmbrellaRainbowMusic NoteAirplaneCarIslandAnnouncebrbMailCellPhoneCameraFilmTVClockLampSearchCoinsComputerConsolePresentSoccerCloverPumpkinBombHammerKnifeHandcuffsPillPoopCigarette