2010-2011 Eğitim ve Öğretim Yılı Başladı

Milyonlarca öğrenci okullarının yolunu tuttu bu gün.

Körpe beyinlerine müfredatın öngördüğü bilgileri tıkıştırmak için yeni bir eğitim yılına başladılar.

Yıl içerisinde, bir önceki senede olduğu gibi, öğretilecek konulara temel teşkil eden kavram ve ilişkileri yüzeysel bir kavrayış göstererek algılamak için debelenecekler. Daha kötüsü; sahip oldukları bilgi kapasitelerini gerçek hayata uyarlama yeteneklerinin hiç gelişmeyecek olması. Zaten eğitim süreçlerini tamamladıklarında da pek fazla düşünme becerisine sahip olamayacaklar.

Acı gerçek şu ki; insan türü doğası gereği çok kolay kandırılabilir. Çocuklarımız gerçeklerin onlara açıklandığı bir dünyada yaşıyorlar ve kendilerine gerçek diye sunulanları olduğu gibi kabul etme eğilimi gösteriyorlar. Malesef çoktan seçmeli ve mutlaka bir doğru olduğunu ezberleten eğitim sistemimiz, çocuklara birden fazla görüş olabileceğini ve onlara söylenen her şeyin doğru olmayabileceğini anlamalarını sağlayacak bir olanak sunmuyor. Oysa bilimsel akıl yürütme, herkesin doğal yollarla ve kendiliğinden edinebileceği bir şey değil.

Öğrencilik hayatımda sebep sonuç ilişkisini keşfetmeye çabaladığım tüm sorularım, öğretmenleri alçı yutmuş bir kıvama sokmuştu hep. Ya dersten atıldım, ya da fırça yedim.  Aynı tornadan geçen öğretmenlerim, tornanın başına geçtiklerinde sistemin zımparasıyla yontmaya çalıştılar beni. 14 dersin 13’ünden kaldığımda ve kitabım, defterim, kalemim olmadığı bir mertebeye ulaştığımda yontamayacaklarını keşfetmişlerdi ancak. ( Bu mertebeye ulaştıktan sonra beni rahat bıraktılar. Ehi. )

Tüm eğitim hayatım boyunca neden ve sonuç arasındaki ilişkiyi aradım. Hala da arıyorum. Müthiş bir beyin kapasitesi ile doğan insanoğlunun beyni, yanlış eğitim politikaları yüzünden; öğretilen bilgiler arasındaki sebep sonuç ilişkisini keşfetmek ve gerçek hayatta ihtiyacımız olan uygun akıl yürütme sistematiğine sahip olmak yerine bilgi parçacıklarının boşaltıldığı çöpe dönüşüyor.

Bu sistemi oluşturanlara soruyorum:

Neden “üstbiliş” dediğimiz bilmeyi bilmek kavramını öğretmiyoruz çocuklarımıza?

Neden bildikleri şeyleri nasıl bildiklerini kavratmıyoruz?

Neden insan zihinin nasıl kullanıldığından hiç bir öğretmen bahsetmiyor?

Neden daha sağlıklı, adaletli, sosyal, gelişmiş bir toplumu oluşturabilecek, önyargılardan mümkün olduğunca az etkilenen, daha uygun plan ve tercihler yapabilecek, mantıklı akıl yürütme becerilerine sahip insanlar eğitemiyoruz?

Neden çocuklar için felsefe dersimiz yok?

Neden?..

Bilgi Paylaştıkca Çogalır...

10 Cevaplar Kime:“2010-2011 Eğitim ve Öğretim Yılı Başladı”

  1. miracle says:

    Bu sistemi Türklerin oluşturmadığını biliyorum desem inanır mısın :)

    ***************************

    Neden inanmayayım? Başka ülkelerin kendi sosyal yapıları ve şartlarına göre oluşturdukları sistemleri, onların kitaplardan tercüme ederek uygulamak bizim en büyük yeteneğimiz.

  2. miracle says:

    Bu arada ben ve bir arkadaşım zaten faydası olmayan bu çabalarımızı artık sınıflarda değil evlerimizden yapmayı düşünüyoruz biz, internetten:)

    ***********************

    Yehoo! Bence daha az yıpratıcı bir deneyim olur bu. Hoş fikir. Kablosuz fare ve klavye varsa aynı anda yemek bile yapılabilir. ehi.

  3. miracle says:

    Bu şartlar altında; akıl sağlığımızı korumaya yönelik olarak “güleriz ağlanacak halimize”…

    **************************

    Çok gülmeli bünye. Hoyratca, biteviye. ( ehi ehi… ehi. )

  4. Şimdiki ders kitaplarını incelediğimde bize ve bizden öncekilere daha acımasızca davranıldığını görebiliyorum.
    En azından kitaplar çocukların sorgulayacakları şekilde tasarlanmış.
    Bugün onların dikkatini çekebilmek için türlü sorular sordum fakat henüz kapımız olmadığından onlar diğer sınıftaki çocuklarla bakışmayı tercih ettiler:)
    Yeni kapılarımız kısa sürede gelmezse,onlar öğretmensiz de kalabilirler.Zira sesimin kısıldığını hissediyorum:)
    Güzel demişsin de felsefe yapabileceğimiz sınıflar olsa tam süper olacak:)
    Hala öğretmensiz öğrenciler,kapanan okullar,kapısız sınıflar var…

    *******************************

    Bence felsefenin yapılması için en uygun sınıf kapısı olmayan.
    “Aslında kapı yok” diye haykırmalısın aniden. ehi. Bir de “nerede bunun sapı?” diye sual yönelt müdüre. ( Sanırım kırdım. ehi. )

  5. hasretsenfonileri says:

    Burası bir yorum sayfasından çok bir sohbet sayfası gibi.. ENTERESANNNN !!!
    EeeeEEE.. başkanım naapıcan felsefeyi.. kafayı zaten accık üşütmüşsün hepten mi cızlatmak istiyorsun??? Sen gevezeleri sustur, seni dinlemeyenlerin adını tahtaya yaz..
    Bak okullar açıldı!!!

    *************************

    Tahta doldu duvara yazıyorum.
    O yüzden duvar yazısı gibi oluyor yazdıklarım ehi.

  6. Bu düzen, genç beyinlerin araştırıp,geniş kapsamlı öğrenmesini isteseydi önce müfredatı değiştirmekten başlardı.Yoksa yıllardır ”anne yemek yapar,baba ekmek parası için çalışır’masalları anlatılmazdı.Ya da İmam Hatip Liselerine ilk okuldan sonra öğrenci alınsın diye uğraşmazlardı sanırım.

    **************************

    Hiç bir şey için çok geç değil kanımca.
    Her zaman bir umut olduğuna inanıyorum.
    İnanmak istiyorum…

  7. “Aslında kapı var!”olmayacak mıydı o?
    Müdür demesin kapı yoksa niye kolu soruyorsun diye:)
    Öğrencilerim bugün pandomim yapıyorlardı, onlar alıştılar şimdiden kapısızlığa:)

    *************************

    Aslında kapı yok dediğinde gerçekte kapı var sanacaklar. ehi.
    Müdüre de, “kapıyı kapatın cereyan yapıyor!” desene. :)

  8. bilmek lanetlenmektir.

    ******************

    Sanırım hem acı çekmek hem lanetlenmek. Ne yapalım sürü tersine dönmüş bir kere…

  9. 1-Bu sorulara cevap verebilecek öğretmen yok..
    2-internete doğan çocuklar okulda verilen bilgileri aşırı derecede hafife alma eğilimindeler. Okulda verilen bilgi yanlış olduğu için diyemeyiz, etkili internet kullanımı olmadığı için de aslında yanlış bilgiler içinden seçim yaparak öğreniyorlar hayat bilgisini..
    Alternatifsizler yavrucaklar.. Sana mı inansınlar bana mı.. İnternete mi öğretmene mi.. Kitaba mı, hangi kitaba..
    Puff..

    *******************************

    İnsanların yetkin olmadıkları konularda da bir çok yazı yayınladığı internet günümüzde bilgi çöplüğüne dönmüş durumda. Hangi bilgiye, nerede doğru bir şekilde ulaşacağımızı keşfetmek gerçekten zor. Malesef gençler internette okudukları her şeyi doğru olarak kabul etme eğilimi gösteriyorlar. Bilginin doğruluğunu kontrol etme zahmetine katlanmıyorlar. Bu durum internetin yararlı olabileceği kadar da zarar verdiğinin göstergesi.
    Ancak çağımızda google’ın eğitime etkisi konusunda ciddi çalışmalar yapılması gerektiğine inanıyorum.
    google dan sonraki eğitim anlayışı google’dan öncekiyle aynı olmamalı…

  10. “Neden çocuklar için felsefe dersimiz yok?” diye sormuşsun, herhalde ortaokul çağında çocukları olmadığı için bilmediklerinden, hiçkimse de “var” dememiş oyumben.
    7. sınıfa giden kızım (devlet okulu) bu sene zorunlu olarak (seçmeli değil) “Düşünce Eğitimi” adlı bir ders görüyor. Dersin adını duyar duymaz kızıma “Yoksa bu felsefenin ilk adımı mı demek oluyor?” diye sordum. Henüz yeni başladıkları için bilmiyordu. Biraz araştırdığımda, bunun gerçekten de felsefenin başı olarak düşünülmüş bir ders olduğu sonucuna vardım. Demek ki Milli Eğitim de senin gibi düşünerek bu tür bir dersin gerekli olduğuna karar vermiş. Düşünce eğitimi dersi hakkında öğrendiklerimi senin yazına belki bir katkısı olur diye yazmak istiyorum:

    Düşünme, sorgulama, tartışma, sonuca ulaşma, çıkarsama yapma, risk alma ve fikirlerini açıklayabilme gibi konular öğretilecek. Ders programına göre, öğrencilerin düşünmesi gereken ilk konu ise, ‘Plüton gezegen mi, değil mi?’ sorusu olacak. MEB, böylece geçen aylarda gezegen olmadığına karar verilen Plüton hakkında öğrencilerin bilgilerini de yenilemiş olacak. Derste öğrencilere, ‘eleştirel düşünce’ üzerine eğitim verilecek. Tartışma ortamları yaratılarak, farklı düşüncelere saygı duymanın nasıl olacağı gösterilecek. Ders, öğrencilerin ‘düşünme geleneği’ oluşturmasını da hedefliyor. Dersin öğrencilere kazandırmayı hedeflediği konular şöyle:
    Düşünme yollarının farkına varma
    Düşünme üzerine düşünme
    Düşünmenin geliştirilebilir yollarının farkına varma
    Farklı düşüncelere saygı
    Düşünürken milli, manevi ve evrensel değerleri gözetme
    Kuşku, güven, dikkat ve sabrı bu süreçte bir değer olarak kabullenme
    Ne bildiğinin ve bilmek istediğinin farkında olma
    Düşüncelerini aktarırken dili doğru kullanma
    Dünyayı ve bilgiyi sorgulayarak değerlendirme
    Tartışma kültürünü geliştirme
    Ayrıca öğrencilerin, ‘Neden böyle düşündüm?’, ‘Nasıl anlatırım?’, ‘Ne anlama geliyor?’ gibi soruları kendilerine sormaları da planlanıyor.

    Ayrıca başka bir kaynakta da şöyle yazıyor:
    Düşünme öğrenilebilir ve geliştirilebilir bir beceridir. Düşünmeyi öğrenmenin yolu ciddi bir felsefe eğitiminden geçer. Bu eğitimin verilmesinde en temel ders, “Düşünce eğitimi” dersidir. Bu ders, özenli düşünme, yaratıcı ve eleştirel düşünmeyi kullanarak öğrencilerin felsefi bir perspektifle kavramları sorgulamasını, soru sormasını ve tartışma kültürünü öğrenmesini hedefler.

    Yalnız şunu da belirtmeliyim ki bu dersin herhangi bir kitabı yok. Yalnızca öğretmende dersi nasıl işleyeceğine yönelik bir kılavuz kitap varmış (kızımın dediğine göre). Derse Türkçe öğretmeni giriyor (ortaokullarda felsefe öğretmeni olmadığı için). Yani Türkçe öğretmeni elindeki kılavuz kitaba göre felsefe öğretmeye çalışıyor…
    Evet, eksiklikler var tabii. En azından öğrencilerin elinde bir ders kitabı bulunabilirdi vs. Ama şimdilik buna da şükür demek gerekiyor.
    Demek istediğim şu ki Milli Eğitim bu konuda birşeyler yapmaya çalışmış. Ama amaçları başkadır da ondan yapmıştır diyeceksen onu da bilmem. Ben sadece öğrendiklerimi aktarmak istedim… İlkokullarda ise felsefe dersi kesinlikle yok ama takdir edersin ki o yaştaki çocuklara çok ağır gelirdi zaten olsaydı. Bazı felsefi yazıları ben bile anlamazken..:)

    *******************************

    Yazdıklarından sonra tünelin sonunda titreyen minik bir ışık gördüm.
    Küçücük bir umut tohumunu ektin aklıma.
    Umarım akıl ve inançla beslenerek filizlenebilir tohumcuk.

Cevap Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[+] kaskus emoticons nartzco

İfade eklemek için tıklayınız.

SmileBig SmileGrinLaughFrownBig FrownCryNeutralWinkKissRazzChicCoolAngryReally AngryConfusedQuestionThinkingPainShockYesNoLOLSillyBeautyLashesCuteShyBlushKissedIn LoveDroolGiggleSnickerHeh!SmirkWiltWeepIDKStruggleSide FrownDazedHypnotizedSweatEek!Roll EyesSarcasmDisdainSmugMoney MouthFoot in MouthShut MouthQuietShameBeat UpMeanEvil GrinGrit TeethShoutPissed OffReally PissedMad RazzDrunken RazzSickYawnSleepyDanceClapJumpHandshakeHigh FiveHug LeftHug RightKiss BlowKissingByeGo AwayCall MeOn the PhoneSecretMeetingWavingStopTime OutTalk to the HandLoserLyingDOH!Fingers CrossedWaitingSuspenseTremblePrayWorshipStarvingEatVictoryCurseAlienAngelClownCowboyCyclopsDevilDoctorFemale FighterMale FighterMohawkMusicNerdPartyPirateSkywalkerSnowmanSoldierVampireZombie KillerGhostSkeletonBunnyCatCat 2ChickChickenChicken 2CowCow 2DogDog 2DuckGoatHippoKoalaLionMonkeyMonkey 2MousePandaPigPig 2SheepSheep 2ReindeerSnailTigerTurtleBeerDrinkLiquorCoffeeCakePizzaWatermelonBowlPlateCanFemaleMaleHeartBroken HeartRoseDead RosePeaceYin YangUS FlagMoonStarSunCloudyRainThunderUmbrellaRainbowMusic NoteAirplaneCarIslandAnnouncebrbMailCellPhoneCameraFilmTVClockLampSearchCoinsComputerConsolePresentSoccerCloverPumpkinBombHammerKnifeHandcuffsPillPoopCigarette